;
Nazım Hikmet’in doğum gününü izleyen günlerde açılan Semiha Berksoy sergisi, sanki iki eski dostun zamansız bir buluşmasına selam veriyor. İstanbul Modern’in önünde sergi afişine bakarken, Berksoy’un Hapishanede Ziyafet tablosundaki siluetler (Nazım, Hikmet Kıvılcımlı, Kemal Tahir) yalnızca bir tarih hatırlatması değil; bu serginin politik, bedensel ve sahneyle iç içe geçmiş hafızasına dair ilk işaret gibi duruyor.
Çağdaş sanatın genç ama dikkatle izlenen isimlerinden Loya Kader Öztürkmen, elek, tül ve file gibi malzemelerle insanın gerçekliğe dair sık sık takılıp kaldığı kırılgan alanlara dokunuyor.
Balkanların zengin mozaik mirasını çağdaş sanatla buluşturan Gazanfer Bayram, hem kamusal alanda hem kişisel üretimlerinde güçlü bir görsel hafıza kuruyor. Ravenna’dan Üsküp’e, Bizans’tan kozmosa uzanan bu portre, taşla kurulan uzun soluklu bir sanat pratiğini anlatıyor.
Organik biçimler, katmanlı yüzeyler ve ağır kütleler… Tony Cragg, İstanbul’da heykeli yalnızca mekana değil, zamana da yerleştiriyor. Sergi, izleyiciyle eser arasındaki mesafeyi bir bakma alışkanlığı meselesi olarak yeniden tanımlıyor.
Klinik psikolog Yeliz Şık Çifçi, “51. Dakika” sergisinde terapi seanslarından arta kalan o tarifsiz bilinçdışı hali görsel bir dile dönüştürüyor. Aşkın doğumundan kopuşuna uzanan bu içsel yolculuk, DG Art Project’te izleyiciyi kendi sessizliğiyle baş başa bırakıyor.
Zamanın hızla aktığı Harbiye caddesinde, Melih Esen Cengiz’in masasında geçmiş ağır ağır beliriyor; İstanbul’un labirent sokakları, satır aralarında yeniden doğuyor.
Kiff İstanbul, Deniz Pelister’in farklı şehirlerin izlerini taşıyan figüratif eserleriyle bir geceliğine galeriye dönüştü; sanatçının Tokyo’dan Hamburg’a uzanan hikâyeleri mekânın atmosferine yeni bir soluk getirdi.
10 yılı aşkın süredir Burgazada'da yaşayan Hollandalı sanatçı Koenraad Marinus Van Lier, Burgazada: A Decade of Photos from the Island adlı kitabında yalnızca fotoğrafladığı anlardan ziyade, bir yaşam biçimini, bir yavaşlamayı, bir tanıklığı kayıt altına alıyor.
Güneş Çınar’ın yeni sergisi “Diken Üstünde Egzersizler” tüm sanatseverleri doğa ile insan arasındaki karmaşık ilişkinin ele alındığı yeni eserlerine odaklanma imkanı sunuyor.