Temmuz ayında böyle bir yağmura denk gelmeyi doğrusu beklemiyordum. Büyükada vapurundan indikten sonra başlayan sağanak, ada yollarını bambaşka bir atmosfere çevirmişti. Şemsiyeme sığınarak, ıslak çam kokusunun hakim olduğu boş sokaklarda yürüdüm... Adalarda bana iyi gelen o "arınma" hissini yine yeniden yaşadım.
Bu yürüyüşün ardından rotam Büyükada Anadolu Kulübü'ne düştü. Bu yıl ilk kez düzenlenen Akillas Millas Araştırma Ödülleri töreni burada yapılıyordu. Adalar ile ilgili araştırmaların desteklenmesi adına yapılan bu organizasyonda yaklaşık 50 başvuru değerlendirilmiş ve farklı disiplinlerden oluşan 54 kişilik seçici kurul da görev almış. Mimarlık, tarih, sanat tarihi, kültürel miras, çevre, arşivcilik ve sosyal bilimler gibi alanlardan uzman kişilerin yer aldığı bu geniş jüri, ödülün bilimsel ve kültürel niteliğini de ortaya koyuyordu.
Akillas Millas Araştırma Ödülleri, iki ana kategoride sahiplerini buldu.
Akademik ve Kurgusal Olmayan Çalışmalar kategorisinde birincilik ödülü, Fatih Artvinli'nin "Sanatoryum Adaları" başlıklı çalışmasına verildi. Heybeliada Sanatoryumu üzerinden yalnızca bir sağlık kurumunun değil, aynı zamanda Türkiye'nin modernleşme tarihinin önemli bir kesitini ele alan çalışma, törenin en dikkat çeken ödüllerinden biriydi.
Aynı kategoride jüri özel ödülleri ise Meri Çevik Simyonidis'in "Adanın İnsanları", "Kimler Geldi Kimler Geçti", İpek Böke'nin "Fayton Tartışmaları Çerçevesinde 1980'lerden Günümüze Büyükada'da Değişim ve Dönüşüm", Robert Schild'in "Canlı Bir Etnografik Müze Burgazadası - Ada’dan İnsan Manzaraları", Filiz Ayaz'ın "Burgazada Metamorphosis Manastır Kilisesi ve Çevresinin Koruma Önerisi" ile Kemal Utku'nun "Mimari Tasarım ve Planlama İçin Etki ve Değerlendirme Model Önerisi: Heybeliada Örneği" adlı çalışmalarına verildi. Farklı disiplinlerden gelen bu çalışmalar, Adalar'ın mimarisinden sosyal yaşamına, kent belleğinden koruma politikalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyordu.
Adalar'ın Kültürel Mirasına Katkıda Bulunan Metin Dışı Çalışmalar kategorisinde ise müşterek birincilik ödülüne iki isim layık görüldü. Nihal Gündüz, denizlerde giderek büyüyen hayalet ağ sorununu sanat aracılığıyla görünür kıldığı "Yüzleşme: Denizlerimizdeki Tehdit – Hayalet Ağlar" projesiyle ödül alırken, Meir Razzon ise Burgazada'da Fito Antigoni topluluğuyla yürüttüğü "Burgazada Kompost Bahçesi" çalışmasıyla ödüle değer görüldü. Böylece ödül programı, yalnızca akademik araştırmaları değil; sanat, çevre ve ortak yaşam kültürüne katkı sunan üretimleri de aynı çatı altında buluşturmuş oldu.

Ödüllere adını veren Akillas Millas ise Yunanistan'dan çevrim içi olarak törene katıldı. Adalar üzerine çalışan hemen herkesin yolu bir şekilde onun kitaplarından geçmiştir. Yıllar boyunca topladığı belgeler, yazdığı kitaplar ve oluşturduğu arşiv sayesinde bugün birçok araştırmacının başvurduğu temel isimlerden biri haline geldi. Benim de Adalar hakkında merak ettiğim bir konu olduğunda ilk açtığım kaynaklardan biri çoğu zaman Akillas Millas'ın çalışmaları oluyor.
Kendisiyle henüz tanışmadım, buna rağmen ekrandan yaptığı kısa konuşmayı dinlemek bile güzeldi. İsmini yıllardır kitap kapaklarında gördüğünüz bir insanın sesini duymak farklı bir his bırakıyor.
Yağmurlu bir temmuz gününde çıktığım ada yürüyüşü, böyle anlamlı bir törenle tamamlandı. Umarım Akillas Millas Araştırma Ödülleri önümüzdeki yıllarda da devam eder ve Adalar’ın geçmişini araştıran, bugününü kayıt altına alan, yarını için emek veren daha çok insanı görünür kılar.