Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) yayımladığı rapora göre, enerji ve gıda fiyatlarındaki yükselişin tüketiciler üzerindeki etkisini sınırlamak için uygulanan politikaların sürdürülmesi giderek daha maliyetli hale geliyor.
Petrol fiyatlarının varil başına 100 dolara yaklaşması, yüksek borçlanma maliyetleri ve olumsuz hava koşulları, kamu maliyesi üzerindeki baskıyı artırıyor. UNDP, fiyat tavanları, yakıt sübvansiyonları ve vergi indirimleri gibi uygulamalara başvuran hükümetler için önümüzdeki birkaç ayın kritik olacağını belirtti.
Destek önlemleri yaygınlaşıyor
UNDP'nin Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Uluslararası Enerji Ajansı'nın verilerini inceleyerek hazırladığı analize göre, savaşın etkilerinin devam ettiği dönemde enerji fiyatlarını sınırlamaya yönelik adımlar hız kazandı.
Nisan ile eylül arasında çeşitli tüketici desteklerini devreye alan ülkelerin sayısı yaklaşık iki katına çıktı. Hükümetler son beş ayda akaryakıt vergilerinde indirim, sübvansiyon ve fiyat sınırlaması gibi uygulamaları daha geniş kapsamda kullanmaya başladı.
"Görünüm belirsizliğini koruyor"
UNDP Baş Ekonomisti George Gray Molina, enerji fiyatları üzerindeki baskının yanı sıra borçlanma maliyetleri ve El Niño kaynaklı risklerin de küresel ekonomiyi zorladığını belirtti.
Molina, İran'daki savaş, yüksek borçlanma maliyetleri ve El Niño'ya işaret ederek, "Üç ayaklı krizden çıkış için çok net bir yol göremediğimizden, önümüzdeki birkaç hafta ve aya dair görünüm belirsizliğini koruyor" dedi.
Orta Doğu krizi önceliğini koruyor
UNDP'nin eylül ayında dünya genelindeki 26 ülke ofisiyle gerçekleştirdiği ankette de enerji ve gıda fiyatlarına ilişkin risklerin önümüzdeki dönemde önemini koruyacağına işaret edildi.
Ankete katılan 25 ofis, Orta Doğu'daki krizin gelecek altı ay boyunca öncelik olmaya devam etmesini veya daha yüksek bir öncelik haline gelmesini bekledi. Kurum genelindeki değerlendirmeler ise krizin ekonomik etkilerinin henüz sona ermediği yönünde oldu.