Arama

Egem Eraslan'ın disiplini ve tutkusu sayesinde Midas unicorn olma yolunda hızla ilerliyor

Egem Eraslan yeni nesil borsa yatırım uygulaması Midas ile aracı kurumların ücret modelini yıktı. Eraslan’ın kullanıcı deneyimini iyileştirme konusundaki tutkusu hem onu hem pazarı büyütüyor.

02 Ekim 2025, 08:08 Güncelleme: 19 Ocak 2026, 14:42
Egem Eraslan'ın disiplini ve tutkusu sayesinde Midas unicorn olma yolunda hızla ilerliyor
Fotoğraf: Ergun Candemir

Egem Eraslan, kurucusu olduğu Midas’ın ağustos ayında küresel fintek devlerinden 80 milyon dolar yatırım almasından sonra iki ay süreyle kendisininki dahil izinleri iptal etmiş. Sektörde heyecan yaratan, Midas’ı unicorn olmaya yaklaştıran bu yatırıma vermiş olduğu tepki bizi şaşırtıyor. Eraslan’ın yanıtı oldukça sakin: “Turun kapanması bizim için bir katarsis (duygusal rahatlama) değil. Çünkü kapanır kapanmaz yeni bir kronometre başlıyor; artık geçmiş başarıların değil, bundan sonraki büyüme hızının önemi var. Her alanda vites yükseltmek gerekiyor.” Egem Eraslan hem son turda hem 2023’te 45 milyon dolar aldığı Serie A turunda yatırımcıların kendisini bulduğunu söylüyor: “Bu şirketin odağı her zaman en yüksek standartta iş yapmak. Zaten bu standart bize yatırım getirmeli, başka şeyleri de getirmeli.”

Eraslan, tutku, adanmışlık ve disiplin üzerine kurduğu iş modelinin sağlayacağı büyümenin gereği neyse ona hazır: “Serie C yatırımı, halka arz ve exit yapmak da olabilir. Ama bunlar şirketin ömründe aslında insanların düşündüğünden çok daha ufak şeyler. Örneğin Microsoft’un IPO’sunu bugün kimse hatırlamıyor.”

Egem Eraslan 2020’de “tutkumu inşa ettiğim yer” dediği bireysel yatırımcıya iyi ve güvenilir bir kullanıcı deneyimi vaadiyle kurduğu borsa yatırım uygulaması Midas ile yatırım dünyasında oyunu değiştirdi. O güne kadar kimsenin aklına gelmeyen veya gelse bile cesaret edemediğini yaparak hesap açma süresini (aracı kurumlarda şube ziyareti gerekiyordu ve günlerce sürüyordu) saniyelere, Amerikan borsalarında işlem başına ücretini 1,5 dolara (aracı kurumların ücreti 25 dolardı) indirdi ve bakiye limitini (ABD borsaları için 25 bin dolardı) de ortadan kaldırdı. Büyümesini tetikleyen ise 2022’nin eylül ayında platforma ekledikleri Borsa İstanbul ürünü oldu, binde 2 olan komisyon oranını sıfıra indirince kullanıcı sayısı çığ gibi arttı. İlk ürünü çıkardığı 2021 yılının sonunda 50 bin olan kullanıcı sayısı 2022’de 500 bin, 2023’te 1,9 milyon, 2024 sonunda 2,9 milyon ve bugün itibarıyla 3,5 milyona ulaştı.

Sektörde şu anda müşteriden alınan 10’a yakın farklı ücret var; virman ücreti, hesap bakım ücreti, hesap açılış ücreti, takas ücreti, MKK ücreti… Eraslan, “Biz hiç bir şey almıyoruz, sıfır masraf, sıfır işlem ücreti” diyor.

Eraslan’ın yenilikçi borsa uygulaması, sadece kendisini bu alanda öncü yapmadı, geleneksel kurumları da değişime zorladı. Şu anda Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) aldığı lisansla faaliyet gösteren 66 aracı kurumun çoğunun Midas benzeri bir mobil uygulaması bulunuyor. Ünlü Co’nun Piapiri’si, Garanti BBVA’nın  eTrader’i, Ziraat Yatırım’ın ZBorsa’sı ve Halk Yatırım’ın Trader 4.0’ı popüler uygulamalardan.

Yeni nesil aracı kurum olarak ilk ürünü 2021 yılı nisan ayında çıkardığında o tarihte banka ve aracı kurumlara karşı rekabet eden Midas bugün de büyük oranda bu geleneksel kurumlarla yarışıyor. 10,5 milyon aktif bireysel yatırımcının bulunduğu Türkiye piyasasında yurt dışı borsalarda yapılan yatırım işlemlerinde Midas yüzde 35-40 ile pazar lideri. Midas’ın asıl iddiası ultra rekabetin yaşandığı bireysel yatırımcı tarafında. Aylık 700 bin aktif kullanıcı sayısıyla üç büyük bankanın (İş Bankası, Garanti BBVA, Akbank) yüzde 10’luk payının yarısına sahip.

Sektörde geleneksel aracı kurumlar haricinde, yeni nesil yatırım platformları arasında da Midas açık ara ipi göğüslüyor. Son birkaç yıldır aktif olan yeni nesil yatırım platformlarının en büyüğüne göre bile Midas 15 kat daha fazla hacme sahip. Bu alanda büyük oranda kripto alım – satım platformu olan BTC Türk, BluTV’nin kurucusu Aydın Doğan Yalçındağ’ın 2023’te kurduğu Ortak uygulaması ve Senih Mete Dal, Adnan Can Turkay ve Cem Ünüvar tarafından 2022’de kurulduktan sonra hisseleri 2024’te Papara tarafından satın alınan Finfree örneği var. Eraslan sektördeki ultra rekabeti e-ticaret alanına benzetiyor: “Sayısız e-ticaret şirketi var ama pasta Hepsiburada ve Trendyol tarafından paylaşılıyor. PNL’i (Profit and Loss) yani kâr-zarar dengesi  berbat olmayan bir ya da en fazla iki oyuncu olabilir. Çünkü bu iş ancak çok büyüdüğünüzde PNL’i sağlıklı bir yere giden bir iş. O yüzden bizim işimizde böyle 5 - 10 tane olamaz zaten.”

 

“Robinhood tasarımı ve kullanıcı deneyimini çok üst düzeyde tutabilen nadir şirketlerden. Biz Airbnb, Apple gibi şirketlerden de ilham alıyoruz”

 

Midas’ın gelir modeli ancak büyük ölçekte çalışıyor. Çok geniş bir kullanıcı tabanına düşük maliyetli hizmet vererek gelir elde etmek üzerine kurulu. Bu ölçek sayesinde çok küçük gelirler bile büyük bir toplam yaratıyor. Borsa İstanbul ürününde komisyonsuz işlem sunarken, kredili yatırım, gelişmiş işlem araçları, varantlar ve Vadeli İşlemler Opsiyon Piyasa (VİOP) gibi ürünlerden gelir elde ediyor. Ayrıca kullanıcıların bir ürünü kullandıktan sonra diğer ürünleri de kullanma ihtimali çok yüksek; bu da şirkete çapraz gelir yaratıyor.

Kullanıcı dostu arayüz, sıfır komisyon ve genç yatırımcıya hitap etmesiyle ABD’de büyük bir başarı yakalayan Robinhood (Detaylı haberi sayfa 86’da) Boston’da mühendislik eğitimi alan Egem Eraslan’ın ilk günlerinde çok ilgilenmediği bir şirketti, ta ki Midas’ın büyüme aşamasına kadar: “Robinhood ilk beş sene tek bir üründe Amerikan borsasında derinleşti. Biz ise ilk dört sene hiç derinleşmeden yataya doğduk. Yani Amerikan borsalarında hiç derinleşmeden hemen Türk borsasını, ardından yatırım fonu ve kriptoyu yaptık. Ondan sonra derinleşmeye başladık. Bu ikisi çok farklı stratejiler.”  ABD’li şirket, tasarımı ve kullanıcı deneyimiyle Midas’a ilham verdi: “Çünkü Robinhood ürününü büyütürken tasarımı ve kullanıcı deneyimini çok üst düzeyde tutabilen nadir şirketlerden. Biz kullanıcı deneyimi ve tasarım konusunda Airbnb, Apple gibi şirketlerden de ilham alıyoruz. Bunlar sınıfının en iyi örnekleri.”

Fintekler Merkez Bankası’ndan aldıkları elektronik para lisansıyla faaliyet gösteriyor. Ancak borsa yatırım uygulamaları (yeni nesil aracı kurum) diğer fintek kuruluşlarından farklı olarak aracı kurumlar gibi SPK lisansına tabi. Bu nedenle bir oyuncunun başka bir ülkede faaliyet göstermesi ancak orada ilgili kurumdan lisans alması veya oranın yerli bir şirketini satın almasıyla mümkün. Eraslan, “Tamamen ülkenin regülasyonlarına ve dinamiklerine uygun yapmanız gereken bir iş. Yani her ülkenin lokal bir şampiyonu var” diyor.

Pazardaki rekabet aynı şirket değerlemesi gibi Eraslan’ın çok dert etmediği bir konu. “Bizim yaptığımız işe dünyada bizden daha fazla zaman harcayan yok” diyor ve ekliyor: “O yüzden bizim kaybetmemiz imkansız. Biz kendimizle rekabet ediyoruz. Bireysel yatırım dikeyinde Türkiye’de insanların almak istediği bir deneyim var. Midas’ın misyonu bu insanların yatırım ihtiyacının tamamını tek bir platformda karşılamak. Günün sonunda yapmak istediğim tam olarak bu.”

Değerlemeyi de bir pazarlama argümanı olarak görüyor: “Şirketin içine giren para önemli. 500 milyon dolar değerlemeniz olsa hiçbir anlamı yok, belki içeriye sadece 1 milyon dolar aldınız.”

İstanbul Altunizade’deki ofisinde görüştüğümüz Eraslan’ın üzerinde siyah kıyafetler var. Şubat 2025’te Forbes Türkiye’nin Girişim 50 listesinde ilk üçe girdiğinde kapakta yer almıştı ve üzerinde aynı kıyafet vardı. Fit ve dik duruşundan düzenli spor yaptığı anlaşılıyor. Yüksek enerjisine rağmen kelimeleri özenle seçerek konuşuyor. Sık sık kullandığı kelimeler hakkında bir fikir veriyor; disiplin, performans, tutku, adanmışlık, yüksek standart, artiküle etmek (açık ve net ifade etmek)…

Eraslan’ın üniversiteden beri aslında kıyafet tercihi değişmemiş, bunun ardındaki psikolojiyi ise şöyle açıklıyor: “Gün içinde insan beyninin karar verme kapasitesi sınırsız değil. Ne giyeceğin, ne yiyeceğin, spor salonunda hangi hareketi yapacağın gibi ufak tefek kararlar toplam enerjiden çalıyor. Bu yüzden düşük değerli kararları otomatiğe bağlamak ya da tekdüze hale getirmek, kritik anlarda daha çok zihinsel kapasite bırakıyor.” Eraslan aynı disiplini beslenmesinde de uyguluyor; hafta içi ketojenik veya çok az karbonhidratlı, hafta sonu orta karbonhidratlı, odak gerektiren zamanlarda aralıklı oruçla, altı saat yemek aralığıyla ve 18 saat oruçla geçiriyor.

Eraslan uyku düzenine ve spor antremanlarına da mühendislik yaklaşımı gösteriyor: “İyi bir vücuda sahip olursanız o vücut sizi zor dönemlerde, stresli dönemlerde, fiziksel olarak hayatın sizden çok talepkâr olduğu dönemlerde destekleyebilir.” Eraslan’ın iyi uyku için takip ettiği protokol; yemeğidört - beş saat önce kesmek, hep aynı saatte uyuyup aynı saatte uyanmak, sigara ve içki kullanmamak, uykudan altı - sekiz saat öncesinden itibaren kahve içmemek, günün tercihen erken saatlerinde spor yapmış olmak. Sekiz yıldır uyku üzerine çalışan Eraslan makine ve bilgisayar yardımıyla RAM 3 denilen vücudu en çok yenileyen derin uyku süresini uzatmayı başarmış. Ayrıca her sabah mutlaka düzenli olarak farklı bir spor antremanı yapıyor. Bir dönem yoga da yapmış. Fotoğraf çekimi sırasında doğal duruşu koltuğun üzerinde yoga pozisyonunda oturmaktı.

Ofisi dingin ve minimal, kalabalık değil. “Olağanüstü tutkulu ve kabiliyetli bir takımla çalışıyorum” diyor ve çok az şirkette böyle bir deneyime sahip olunabileceğini söylüyor: “Bu insanın hayatını, enerjisini çok yükselten bir şey. Buraya geldiğinizde enerjiniz düşmüyor. Patlayıcı bir enerjiye sahip oluyorsunuz.”

Egem Eraslan, “Bizim yaptığımız işe dünyada bizden daha fazla zaman harcayan yok. O yüzden bizim kaybetmemiz imkansız. Biz kendimizle rekabet ediyoruz.” diyor.

Öykü Değirmencioğlu, Midas’ta son dönemde başka bazı teknoloji şirketlerinde de bulunan bir pozisyonda Chief of Staff (CEO Ofis Yöneticisi) olarak çalışıyor. “Midas bir yol yürüyor. Bizlerin yaptığı Midas’ın hikayesi yazılırken buna eşlik etmek. Bunu yaparken de kendi hikayelerimizi yazıyoruz” diyor. Değirmencioğlu’na göre asıl motive edici olan, Midas’ın insanların kendi maksimumuna ulaşmasına imkan veren bir şirket olması: “Ben her gün ofise geliyorum ve hayatımı veriyorum. Kaç saat çalışıyorum, kaçta giriyorum, kaçta çıkıyorum bilmiyorum ama gece iş düşünerek yatıyorum, sabah iş düşünerek uyanıyorum. Ve bundan çok mutluyum. Takımdaki kültür bu şekilde yani hepimiz çok dedikeyiz (adanmış). Çünkü biri için çalışıyor gibi hissetmiyoruz.”

Ağrı’dan 1980’li yıllarda İzmir’e göç eden ve burada önce müteahhitlik sonra özel okul işletmeciliği yapan Eraslan ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Egem Eraslan tam bir ‘proje çocuk’. Ailenin birinci kuşağı Cemil Eraslan’ın 1990’lı yıllarda kurduğu özel Çakabey Okulları, Eraslan Okulu ve Ege Lisesi ile İzmir’de eğitimci olarak tanınıyor. Aile üyeleri özel okul işletirken dünyanın en iyi okullarında eğitim aldı. Egem Eraslan’ın bir amcası Harvard Üniversitesi’nde iki yüksek lisans derecesi yapmış. Egem Eraslan çocukluktan itibaren eğitime, başarıya, rekabete önem veren bir aile kültürü içinde yetişti. Ortaokulda iki yıl TÜBİTAK’ın matematik olimpiyatlarına hazırlık grubunda yer aldı. Ege Lisesi’ne girince de proje grubuna girmek istediğine karar verdi. Çünkü o dönem TÜBİTAK iki alanda olimpiyat ve proje olmak üzere yarışma yapıyordu. Lisede dört yıl boyunca TÜBİTAK yarışmalarına katıldı. Bir yıl biyoloji, bir yıl mekatronik, iki yıl da fizik yarışmalalarına katılan Eraslan son sınıfta Ege bölge birincisi ve Türkiye üçüncüsü oldu.

ABD deneyimi ise 12 yaşında başladı. Ortaokuldan itibaren her yaz tatilini ABD’de bir yaz okulunda geçirmiş: “Bize Amerika yolunu Harvard’da okuyan amcam açtı. Ailenin kalanına başvurular nasıl olur, orada işte nerelere gidebiliriz, nerelere başvurabiliriz anlattı. Türkiye’de hiç tatil yapmadım. Okul kapanırdı. Ertesi hafta biz yaz okuluna giderdik. ABD’de iki - üç ay farklı programlara katılır dönerdik.”

Lise bittiğinde Eraslan’ın yolu çoktan belli olmuştu, sadece elektronik okumak istiyordu. Boston Üniversitesi’nde elektrik – elektronik mühendisliğine kabul alan Egem Eraslan ABD’de okulu üç yılda bitirebilirdi ama bir yıl uzatarak mühendislik dışı dersler almak istemiş. Ekonomi, psikoloji, sinema hatta akademik etik yandal dersleri almış.

2014’te üniversiteyi bitirdikten sonra ofis malzemeleri perakende şirketi Staples’ın e-ticaret bölümünde yazılım mühendisi olarak işe başladı. Bu işte hiç mutlu olmadığını anlatıyor: “Biraz bekleseydim belki daha iyi bir işe girebilirdim ama o dönem işe ihtiyacım vardı. Bir yıl yazılım mühendisliği yaptım orada. İşimi sevmedim. Çok büyük bir sistemin çok ufak bir parçasıydım. Hayatımdaki en mutsuz olduğum dönemdi.”

O sırada İzmir’de büyükbabası Cemil Eraslan’ın yapımına başlayıp, finansal sebeplerden dolayı yarıda kalan bir okul inşaatı vardı. Tamamlayıp satmayı veya işletmeyi düşünüyorlardı. Eraslan 2015’te Türkiye’ye döndü.

Egem Eraslan dedesinin sağlık durumu ve finansal sorunlar nedeniyle yarım kalan Eraslan Okulu’nun inşaatını bitirmek için olağanüstü bir çaba göstermiş. O tarihte 23 yaşında olan Eraslan’ın eğitim işinde hiçbir deneyimi yoktu ama iyi bir eğitimi vardı. 300 gün boyunca inşaattan çıkmadan her konuyla ilgilendiğini söylüyor. En büyük başarısı yeni kredi vermek istemeyen bankaları rotatif kredi teklifiyle ikna etmesi olmuş. Rotatif kısa vadeli ve esnek bir kredi çeşidi... En önemli özelliği, kredinin faizi 30 günde bir yenileniyor. Böylece risk bankada değil karşı tarafta oluyor: “Riski kendi üstüme alarak bankaları bize daha fazla kredi line’ı açmaya ikna ettim. Çünkü okulun tamamlanması için daha fazla paraya ihtiyaç vardı.”

Anaokulundan ortaokula kadar eğitim veren Eraslan Okulu’nun inşaatını 10 Temmuz 2016’da bitirip satmayı planlayan Eraslan beş gün sonra darbe girişimi olunca değerinde satacak müşteri bulamayacağını düşünerek satmak yerine okulu işletmeye karar verdi. Kredileri ödeyebilmek için en iyi kararın bu olacağını düşünüyordu: “Eğitim işinde EBITDA günün sonunda negatif olsa da nakit akışı var. Parayı önden aldığınız için nakit akışı sağlıyor. Büyümeye devam ederseniz ürettiğiniz nakit artıyor. O yüzden böyle bir risk aldım aslında. Her sene yüzde 35 üstü büyürsem bu kredileri ödeyebilirim hesabı yaptım.” Beş yılda bütün borçları ödedi, okulu kârlı bir hale getirdi. İşi düzlüğe çıkardıktan sonra mühendislik alanına geri dönmeye karar verdi, işi ağabeyine devretti.

Eraslan bir salı günü son kredi taksitini ödedikten sonra, cuma günü bir YZ (yapay zeka) şirketi kurmuştu. “Compute yani işlemcilere çok meraklıydım” diyen Eraslan YZ işiyle FMCG (Fast-Moving Consumer Goods) yani hızlı tüketim ürünlerinin bakkal ve küçük dükkanlardaki satış tahminlemesini yaparak tedarik zincirini optimize etmeyi hedefleyen bir iş modeli geliştirdi. İstanbul’a gidip birkaç FMCG şirketine bu yazılım ürününü satmaya çalıştı. Ama bu işten keyif almayınca bir süre AI ile sermaye piyasalarında hisse fiyat tahminlemesi çalıştı. Yapay zeka analisti olarak bir şirkette işe giren liseden bir arkadaşının da desteğiyle finans alanını daha fazla keşfetti: “Bizim kullandığımız XGBoost diye bir model var. Onlar da o modeli kullanıyor. Bu modeli sadece FMCG’de değil sermaye piyasalarında kullanıyorlar ve oradaki hacim çok daha büyüktü. Çok büyük paralar kazanılıyordu. Ben sermaye piyasalarını öyle öğrendim.”

Sermaye piyasalarında üç ay geçirdikten sonra kendisine sorduğu sorular, Midas’a giden yolu da açmış oldu: “Bu model sermaye piyasalarında, borsada nasıl kullanılabilir? Bu modeli kullanarak borsada iyi bir tahmin yürütebilir miyiz? İnsanlardan önce şirketlerin nasıl hareket edeceğini tahmin edebilir miyiz?.” Bunun üzerine üç - dört ay kadar çalışınca yatırım dünyasının kendi ifadesiyle “disruption”a açık olduğuna karar vermiş. Sektörün kolonlarından biri olan aracı kurumlar Eraslan’a göre bankacılığın altında çalıştığı için öncelikli olmayan kurumlardı. Bankaların asıl rekabeti mevduat toplama alanındaydı.

O dönemde yurt dışı borsalarda trade yapmak isteyen Eraslan, bir aracı kurumda hesap açma süresinin 20 gün sürdüğünü gördü. Bu kötü deneyim fikrin netleşmesini sağladı: “Bu iş artık manuel olmayacak, mühendislik tabanlı algoritmayla yapay zeka yapacak.”

 

10,5 milyon yatırımcının bulunduğu Türkiye piyasasında yurt dışı borsalarda yapılan yatırım işlemlerinde Midas yüzde 35 - 40 ile pazar lideri.

 

2019 yılı ağustos ayında işe daha fazla odaklanmak için İstanbul’a taşınıp İzmir – İstanbul arasında mekik dokurken destek istemek için epey bir aracı kurumu ziyaret etmiş. Bu ziyaretlerden eli boş dönerken bir yandan da bankaların girişimcileri desteklemek için yürüttüğü hızlandırma programlarını takip ediyordu. Onlardan biri de QNB Finansbank’ın Fincube/QNBEYOND idi ve yönetici ortağı Özge Öz’den ilk olumlu dönüşü aldı: “Çok iyi iş. Bizim programa başvur ve burada bunu kurmaya çalış.”

Programa kabul edilen ve 1 Mart 2020’de fikir üstüne resmen çalışmaya başlayan Eraslan 16 gün sonra patlak veren pandemiyi fırsata çevirdi: “Çünkü kendimi kapatarak iş yapıyorum. Bir sene kendimi kapattım tamamen. Kimseyle görüşmeden haftanın yedi günü bu işe odaklandım."

Hızlandırma programı boyunca Eraslan bir yandan da SPK nezdinde yoğun bir mesai harcamak zorunda kaldı: “İş modeli o tarihte Türkiye’de bulunmadığı için bunun nasıl olacağıyla ilgili SPK’ya anlatmak gerekiyordu. Yeni lisans da verilmediği için başka birinden lisans satın aldık. Şirketi satın almamıza rağmen faaliyet iznini almamız 11 ay sürdü. Çünkü SPK için de o dönem yepyeni bir iş modeliydi.”

Ekim 2020’de, ismini vermediği bir lise arkadaşından 150 bin dolar ve bir kısım da kendisi koyarak, Midas’ı kurdu. 31 Mart 2021’de faaliyet izni aldıktan sonra ürünü çıkarmak ve gereken minimum 1 milyon doları bulmak için çalmadık kapı bırakmamış: “O dönemde epey bir yatırım aradık, 50’ye yakın yatırımcıdan olumsuz dönüş aldık. Bunların tamamı kurumsal VC, portföy şirketleri, bankalar idi.”

Eraslan altı aylık yoğun bir uğraşın sonunda DenizBank’ın o zamaki genel müdürü Hakan Ateş’i ikna etti. DenizBank, 1 milyon dolar yatırım yaptığı Midas’ın 45 Milyon dolar yatırım aldığı 2023’teki Seri A turunda yatırımını altıya katlayarak çıkış yaptı. Egem Erarslan için “Kardelen çiçeği gibi açıverdi” diyen Hakan Ateş, Eraslan’ın işin çok başında kendilerine geldiğini ama fikrinin çok cazip olduğunu söylüyor: “O tarihte Robinhood diye çok hızlı trading imkanı veren bir şirket vardı. Egem ABD dışında bu boşluğu görmüş bir vizyoner. Robinhood’un olmadığı yerlerde hatta bazı konularda ondan daha da iyi bir yazılım yapma hayaliyle yola çıktı. Unicorn olacağı kesin bir şirket bence. Hatta Decacorn olursa da şaşırmam.” Ateş, Türkiye’de girişimcileri uluslararası pazara çıkartacak desteklerin verilmediğini söylüyor ve melek yatırımcılarla ilgili sert bir ifade kullanıyor: “Türkiye’de bazı melek yatırımcılar bir sürü startup’ın katilidir. Üstüne betonu dökerler. Çok büyük hisseler alırlar. Öbürlerine de opsiyon koyarlar. Ben işin o tarafını pek sevmiyorum.”

Midas’ın o parayla 4 Nisan 2021’de çıkardığı ilk ürün sadece Amerikan borsalarında yatırımdı. Sonra tekrar yatırım aramaya çıkan Eraslan’ın şansı bu kez yaver gitti. Eraslan’ın çalışma disiplinini beğenen bir Japon mühendisin tavsiyesiyle ABD’nin en büyük risk girişimi fonlarından Spark Capital, yaptığı üç aylık due diligence’ın sonunda Midas’a 4 milyon dolar yatırım yaptı. Erken aşamadaki bu yabancı yatırım Türkiye’deki yatırımcıları da harekete geçirdi. Revo ve Bek Ventures’ın (Early Bird) da katılımıyla Midas Şubat 2022’de toplam 11 milyon dolar daha finansman sağladı.

İlk ürünü çıktı ama ilk 15 - 16 ay çok zor geçti çünkü Midas neredeyse hiç para kazanamadı. O güne kadar aldığı yatırım da hep sermaye yeterliliklerine harcanmıştı. Dönüm noktası 2022 Eylül’de çıkarılan Borsa İstanbul (BİST) ürünü oldu: “Gerçekten Türk yatırımcısı uzun süredir iyi bir ürün bekliyormuş. İlk üç gününde anladık onu.” O günden sonra Midas çok hızlı bir şekilde ürün çıkarmaya başladı. 2023’de bunu yapmaya devam etti ama borsanın yükseldiği talebin patladığı süreçte Midas’ın altyapısı bunu karşılamasına yetmedi. Eraslan’ın “Kan, ter ve gözyaşıyla geçti. Bugün şirketin sahip olduğu dayanıklılık ve çevikliği biz o sene inşa ettik” dediği 2023 yılının sonunda aldığı 45 milyon dolar yatırım dönüştürücü bir etki yaptı. Şirket bu parayla 2024’te takımı büyüttü, kurumsallaştı. Risk yönetimine, uyuma, teknik altyapıya çok ciddi yatırımlar yaptı. Midas olası bir veri kaybı veya kesinti durumunda (disaster recovery) operasyonel güvenliği sağlamak için İzmir, Ankara ve İstanbul’da veri merkezleri kurdu. Finansal güvenlik için de 100 milyon dolar nakit tutuyor.

Midas 2024’te altyapıya yaptığı yatırımlarla 2025’te ürün tarafında gaza bastı: “İlk 140 günde her 20 günde bir büyük iş çıktı. Midas ürün şirketi olarak ne kadar farklı olduğunu 2025’te göstermeye başladı ve biz 2025’te kullanıcımıza değer yaratacak çok sayıda ürün yaptık.” Bugün itibarıyla platform üzerinden ABD borsaları, Borsa İstanbul, yatırım fonları, kripto ve ABD opsiyonlu işlemler yapılabiliyor. Bu yıl kullanıcı deneyimini iyileştirmeye odaklanan Midas güven ve retention (müşteri sadakati) oranını artırdı. Eraslan, “Eskiden 3-5 bin dolarla yatırım yapan insanlar milyon dolar paralarını değerlendiriyor Midas’ta” diyor.

Midas’ın 80 milyon dolar yatırım aldığı Seri B turunda en büyük payı alan ABD merkezli QED Investors’ın bugüne kadar yatırım yaptığı çoğu finteklerden oluşan 150 girişimin 28 tanesi unicorn oldu. QED Birleşik Krallık ve Avrupa Başkanı Yusuf Özdalga, Midas’ın da unicorn olacağına kesin gözüyle bakıyor hatta “1 milyar doların ilerisine ulaşabilir” diyor. Özdalga’ya göre Türkiye’de derin bir piyasa var ve Midas ürün yelpazesini genişleterek yüksek büyüme sağlayabilir.

“Bizim yaptığımız işe dünyada bizden daha fazla zaman harcayan yok” diyen Egem Eraslan ultra rekabetin olduğu bireysel yatırım dünyasından ayrışıyor. Midas ile rekabet eden belki çıkabilir ama kurucusuyla zor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok