Arama

Avrupa'da jet yakıtı arzı alarm veriyor

Avrupa’nın yılın son çeyreğinde günlük 510 bin varile ulaşan jet yakıtı açığıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Orta Doğu’dan yapılan sevkiyatların azalması ve bölgedeki stokların yedi yılın en düşük seviyesine inmesi, havayolu şirketlerinin yakıt maliyetleri açısından yeni bir risk oluşturuyor. Arz sıkışıklığının derinleşmesi halinde bilet fiyatları üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşabileceği değerlendiriliyor.

22 Eylül 2026, 12:53

Avrupa’da dizel piyasasında yaşanan arz baskısının ardından jet yakıtında da tedarik endişeleri öne çıkıyor. Savaş nedeniyle Orta Doğu’dan Avrupa’ya ulaşan yakıt miktarının azalması, kıtanın alternatif ve daha uzak tedarik merkezlerine yönelmesine neden oluyor.

Ekonomim’den Evrim Küçük’ün aktardığına göre enerji danışmanlık şirketi Energy Aspects, Avrupa’da dördüncü çeyrekte günlük 510 bin varillik jet yakıtı açığı oluşabileceğini tahmin ediyor. Aynı dönemde ABD piyasasında günlük 18 bin varillik, Asya-Pasifik bölgesinde ise 419 bin varillik arz fazlası öngörülüyor.

Stoklar yedi yılın dibine geriledi

Avrupa’nın en önemli petrol ticareti ve depolama merkezlerinden Amsterdam-Rotterdam-Anvers (ARA) bölgesindeki jet yakıtı stokları, 10 Eylül’de sona eren haftada 454 bin tona düştü. Böylece stoklar yaklaşık yedi yılın en düşük seviyesine indi.

Orta Doğu’dan kaynaklanan arz kaybının devam etmesi, düşük stok seviyeleri nedeniyle Avrupa’nın yeni tedarik kesintilerine karşı hareket alanını da daraltıyor. Kıtadaki açık, Asya ve Atlantik’in diğer yakasından yapılacak sevkiyatlarla kapatılmaya çalışılıyor.

Güney Kore'nin Avrupa'ya sevkiyatı arttı

Avrupa’nın alternatif tedarik kaynakları arasında Güney Kore dikkat çekiyor. Kpler verilerine göre Güney Kore’den Avrupa’ya yapılan jet yakıtı sevkiyatı eylül ayında günlük 129 bin varile yükseldi. Bu rakam, Ekim 2022’den bu yana görülen en yüksek seviyeye işaret ediyor.

Güney Kore’nin temmuz ayındaki jet yakıtı üretimi de yaklaşık 13,89 milyon varille son yedi yılın zirvesine çıktı.

Bununla birlikte Asya’dan Avrupa’ya yönlendirilen ilave yakıt, bu bölgedeki arzı azaltıyor. Dolayısıyla Avrupa’ya yönelik sevkiyatların artması, kıtanın açığının tamamen ve kalıcı şekilde giderileceği anlamına gelmiyor.

ABD, Kanada ve Nijerya da Avrupa’nın alternatif tedarikçileri arasında bulunuyor. Reuters verilerine göre Nijerya’daki Dangote rafinerisi, 2026’nın ikinci çeyreğinde Avrupa’ya günlük yaklaşık 80 bin varil jet yakıtı gönderdi. Böylece rafineri, ABD’nin ardından Avrupa’nın önemli tedarik noktalarından biri haline geldi ve kıtadaki açığın yaklaşık yüzde 13’ünü karşıladı.

Rafineriler dizel ve jet yakıtı arasında tercih yapıyor

Jet yakıtındaki arz baskısının arkasındaki unsurlardan biri de dizel ile uçak yakıtının aynı ürün grubunda bulunması. Rafinerilerde “orta distilat” olarak sınıflandırılan bu ürünlerin üretimindeki tercihler, hem dizel hem de jet yakıtının arzını doğrudan etkiliyor.

Dizel fiyatlarının hızla yükselmesi, rafinerilerin sınırlı üretim kapasitesi üzerinde iki ürün arasında rekabeti artırıyor. Euronews verilerine göre Avrupa Birliği’nde benzin fiyatları yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 29, dizel fiyatları ise yüzde 40 arttı.

Energy Aspects de rafine ürün piyasasındaki sıkışıklığın özellikle dizel ve jet yakıtında belirginleştiğine dikkat çekiyor.

Küresel jet yakıtı ticaretindeki kayıp büyüdü

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) hesaplamaları da küresel arz tarafındaki daralmaya işaret ediyor. Buna göre dünya genelinde rafineri üretimi temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla günlük yaklaşık 5 milyon varil daha düşük gerçekleşti.

Orta Doğu, Rusya ve Asya’dan yapılan jet yakıtı ihracatı da yıllık bazda günlük yaklaşık 670 bin varil geriledi. Bu miktar, küresel jet yakıtı ticaretinin yaklaşık yüzde 34’üne denk geliyor.

Yakıt maliyeti bilet fiyatlarını etkileyebilir

Jet yakıtındaki arz sıkıntısının uzun sürmesi, havayollarının maliyet yapısı üzerinde baskı yaratabilir. Yakıt giderleri, havayolu şirketlerinin en önemli değişken maliyet kalemleri arasında yer aldığı için fiyatlardaki yükseliş şirketlerin kârlılığını olumsuz etkileyebileceği gibi yolcu biletlerine de yansıyabilir.

Petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde seyrettiği mevcut ortamda havayolları, yalnızca ham petrol maliyetlerindeki yükselişle değil, aynı zamanda rafine ürün piyasasındaki arz sıkışıklığıyla da karşı karşıya bulunuyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok