Arama

Kapak pazarlıkları ve tehditler

Kapak pazarlıkla alınmaz, reklam bütçesiyle ya da tehditle belirlenmez. Çünkü kapak bir ödül değil, bir hikayenin ağırlığıdır.

Geçtiğimiz aylarda ortalarda dolaşan sahte kapaklardan söz etmiştim –Forbes logosu taşıyan ama gerçek olmayan kapaklardan. Bu ay meselenin öbür yüzünü yazmak istiyorum: Bir yayının kapağını pazarlıkla elde etmeye çalışmak ve bunu başaramayınca mızıkçılık etmek! Formül genelde şöyle işliyor: “Ya beni kapağa koyarsınız ya da röportajımı kullanamazsınız!” Bu talep bazen bir reklam bütçesiyle süslenir, bazen bir tehditle, bazen de “yukarıdan” gelen bir telefonla.

Peki, kapak kararı kime aittir? Cevap basit –ve dünyanın her yerinde aynı: Sadece ve sadece yazı işlerine. Neden? Çünkü tüm yayının içeriğine, o andaki gündemde hangi haberin nereye düştüğüne, kapak için birbiriyle yarışan haberlere tam ve bütünlüklü biçimde hâkim olan tek yapı yazı işleridir. Uzmanlığı da kapağa, manşete, ilk habere karar vermektir. Bir röportajın derginin içinde mi yer alacağı, kapaktan mı anonslanacağı, kapağın kendisi mi olacağı; hangi fotoğrafın seçileceği, hangi başlığın atılacağı –bunların hepsi gazetecilik kararlarıdır. Haberin kaynağıyla pazarlık edilmez. Reklamverenle hiç edilmez.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok