Arama

21 yaşındaki tenis fenomeni Alex Eala’nın hızlı yükselişi

21 yaşındaki Filipinli yıldız Alex Eala, ülkesinin en ünlü isimlerinden biri haline gelmiş durumda. Eala, Filipinler’de ulusal bir kahramana dönüşürken küresel bir spor markası olma yolunda ilerliyor. Forbes’a göre 2026’da 1,7 milyon dolarlık ödül parası kazanan Eala’nın kort dışı kazancı da 5 milyon doları aşmış durumda.

31 Ağustos 2026, 15:42
21 yaşındaki tenis fenomeni Alex Eala’nın hızlı yükselişi
Fotoğraf: Instagram/alex.eala

Alex Eala, hayatı boyunca Manila’daki Ninoy Aquino Uluslararası Havalimanı’na sayısız kez uçtu. Ancak 21 yaşındaki tenis yıldızı, hayatının ne kadar değiştiğini temmuz ayında yaptığı bir seyahatte fark etti. Terminalde kendisini canlı bir müzik grubu ve binlerce hayran karşıladı. Sonraki bir hafta boyunca gittiği her yerde tam anlamıyla izdiham yaşandı ve yeni bir mekana giderken kendisine koruma ekibi eşlik etmek zorunda kaldı.

Filipinler’in başkenti Manila’daki Malacañang Sarayı’nda Eala’nın onuruna düzenlenen törende konuşan Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., “Filipinler’e böylesine büyük bir gurur yaşattınız. Filipinlilerin sahip olduğu en üstün ve en güzel nitelikleri gösteriyorsunuz” dedi. Bu “Eala çılgınlığı” yaz aylarında Kuzey Amerika’ya da yayıldı. Binlerce Filipinli taraftar WTA Turu’nun her durağında bayraklar sallayıp onu destekledi. Geçen ay genç profesyonel kariyerinin ilk tekler şampiyonluğunu kazandığı Washington’da, D.C. Open’ın sahibi Mark Ein, turnuvaya ulaşan bilet taleplerinin yüzde 80’inden fazlasının Eala’nın oynadığı maçlar için olduğunu söyledi.

Dünyanın en çok kazanan tenisçileri 2026

Eala, New York’ta düzenlenecek 2026 ABD Açık’ın başlamasından birkaç gün önce Forbes’a, “Bana kimlerin hayranlık duyduğunun ve neyi temsil ettiğimin farkındayım. Filipinler’i böylesine büyük ölçekte temsil etme deneyiminin tamamının beni kendimin daha fazla farkında olmaya ittiğini düşünüyorum ve bu, kendimin en iyi versiyonu olmak istememi gerçekten sağlıyor” dedi. 

Kazançları hızla artıyor

Sonuçta ulusal bir kahraman olmak oldukça baş döndürücü bir şey. Kendi ülkesi Filipinler’den çıkan boks efsanesi Manny Pacquiao’nun çok iyi bildiği üzere bunun maddi karşılığı da oldukça yüksek. Eala’nın 2026 yılında şimdiye kadar kazandığı 1,7 milyon dolarlık ödül parasına ek olarak Forbes, son 12 ay içinde kort dışı gelirlerinin 5 milyon doları aştığını tahmin ediyor. Bu gelirin önemli bir bölümü Filipinler merkezli şirketlerden geliyor. Korttaki yükselişinin seyri göz önüne alındığında (şu anda dünya sıralamasında 18. basamakta) Eala’nın gelecek yıllardaki kazanç potansiyeli katlanarak artabilir.

WME Sports ve onun iştiraki IMG Tennis’te müşteri temsilciliğinin başında bulunan Max Eisenbud, “2027 itibarıyla Coco Gauff’un ardından dünyanın en çok kazanan ikinci kadın sporcusu olacağına çok güveniyorum” dedi. Eisenbud Gauff, Maria Sharapova ve Emma Raducanu gibi oyuncuları temsil ederek benzer fenomenlerin merkezinde yer aldı. Forbes, Gauff’un 2025 yılında kort dışından 25 milyon dolar kazandığını tahmin etmişti. Onu 23 milyon dolarla Çinli serbest stil kayakçısı Eileen Gu ve 21 milyon dolarla tenisçi Qinwen Zheng takip etti. Tenisin diğer önde gelen isimleri Aryna Sabalenka ve Iga Swiatek ise geçen yıl tahmini 15’er milyon dolar kazandı.

Eisenbud’un IMG ekibi, Eala’nın ticari başarısının temellerini dört yıl önce 2022 ABD Açık Gençler Şampiyonası’nı kazanarak herhangi bir Grand Slam organizasyonunu kazanan ilk Filipinli oyuncu olmasından kısa süre sonra atmaya başladı. Dünya sahnesinde başarı gösteren genç ve karizmatik bir sporcu olarak Eala’nın pazarlama potansiyeli açıktı. Bu nedenle ajans, oradaki markalarla görüşmek üzere Carter Lin adlı temsilcisini Filipinler’e gönderdi. Lin, “İlk birkaç yıl, onlara tenis dünyasını anlatmak ve bu konuda bilinçlendirmekle geçti. Manny Pacquiao’ya çok alışmışlardı” diye konuştu.

Tenis Filipinler’in yeni tutkusu oldu

Ancak Eala’nın temsilcileri tek seferlik kampanyalarla ilgilenmiyordu. Uzun vadeli ortaklar istiyorlardı ve şirketlere dört Grand Slam turnuvasının yıl boyunca dünya çapında sağlayacağı görünürlüğü pazarladılar. Eisenbud, ücretlerin büyüklüğü karşısında bir miktar “etiket şoku” yaşandığını söylüyor. Ancak Eala’nın 2025 Miami Açık’ta yaşattığı çıkışın ardından tüm tereddütler ortadan kalktı. Eala, finale kadar uzanan yolculuğunda dünya ilk 10’undaki Madison Keys, Paula Badosa ve Swiatek’i mağlup ederek tenis medyasını adeta ayağa kaldırdı. Spora büyük ilgi duyan Filipinler’de tenis kısa sürede ülkenin yeni tutkusu haline geldi.

Mart ayında Served adlı podcast’inde Eala ile röportaj yapan eski dünya 1 numarası Andy Roddick, “Kelimenin tam anlamıyla yüz milyonlarca yeni tenis hayranını bu spora kazandırıyor. Çoğu zaman, bu kadar genç birinin bütün bunlarla başa çıkması konusunda endişelenirdiniz. Bunun onun başına gelmesine seviniyorum; çünkü olgunluğu ve farkındalığı çok güçlü” ifadelerini kullandı.

Eala’nın 2025 Miami Açık öncesindeki 140 numaradan bu yılki ABD Açık’a ilk 20 içinde girmesi de önemli. Çünkü tenisçilerin çoğu kort dışı gelirlerinin büyük bölümünü, ödemeleri yıl sonu sıralamasına ve performans bonuslarına bağlayan bir giyim sponsorluğu anlaşmasından elde ediyor. Eala’nın Nike ile uzun süredir devam eden bir ilişkisi bulunuyor. Şirket, geçen yıl Wimbledon öncesinde onun için özel bir hediye hazırlamıştı: Filipinler’in ulusal çiçeği sampaguitayı şeklinde bir saç tokası ve üzerinde Tagalogca ilham verici bir mesaj: “Kung may tinanim, may aanihin.” (Her hayal bir tohum olarak başlar.) Bu yıl Nike, Eala ürünleri arasına sampaguita desenli bir tişört de ekledi ve geçen hafta yeni ABD Açık formasını tanıttı.

Eala’nın bazı kazançları da garanti çünkü annesinin kısa süre önce finans direktörlüğünü yaptığı Globe Telecom ve Bank of the Philippines Islands (BPI) gibi Filipinli markalar, 2026’nın başında Nike formasının kollarında veya göğsünde yer alacak logoları için yıllık 1 milyon doların üzerinde garanti ödeme içeren yeni dört yıllık anlaşmaları yeniledi. Eala ile çalışmak isteyen herhangi bir marka için başlangıç fiyatının artık bu seviyede olduğunu söyleyen Eisenbud, aynı zamanda Eala’nın bir gün çok büyük bir lisanslama işine sahip olabilecek son derece nadir sporculardan biri olduğuna inanıyor. Böylece kendi adını veya görüntüsünü taşıyan ürünlerin her satışından belirli bir yüzde kazanabilir.

Ürünlerin illa tenisle ilgili olması da gerekmiyor. Geçen hafta New York’a, turnuva öncesinde gelen Eala’nın modayı açıkça sevdiği görülüyor. Sporcu, Chanel çantası, Hermès bilekliği ve Cartier Tank saati de dahil olmak üzere birçok lüks ürünle görüntülendi. Eisenbud, “Filipinler’de onun sadece nefes alması yeterli, bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir daha hiçbir tenis maçı kazanmasına gerek yok; orada inanılmaz derecede ünlü” dedi. 

Manila’nın hemen dışında, tenis geleneği olmayan Quezon City’de, tenisle hiçbir deneyimi bulunmayan iki iş insanının çocuğu olarak dünyaya gelen Eala, dört yaşında kendisi tenis oynamayı öğrenen büyükbabası tarafından bu sporla tanıştırıldı. Ağabeyiyle birlikte, kırılmış deniz kabukları, kum ve biraz kilden oluşan bir zemine sahip kortta oynayarak büyüdü. Zamanla yeterince gelecek vadettiğini gösterdi ve sırasıyla 13 ve 16 yaşlarında Rafael Nadal Akademisi’ne taşınmaya davet edildi. Ağabeyi Miko, Eala profesyonel seviyeye adım atarken Penn State’te tenis oynamaya devam edecekti.

Eala, yeni kazandığı şöhrete alışmanın her zaman kolay olmadığını belirtti. Evet, kazandığı para arkadaşlarını güzel akşam yemeklerine götürmesine, antrenörlerine ve kondisyonerlerine turnuvalar arasında business class uçuşlar ayarlamasına olanak tanıyor. Ancak zihinsel olarak, her turnuvada aldığı taraftar desteğinin, “Benimle pek bir ilgisi yok” diye kendine telkin ediyor; kulağa ne kadar saçma gelse de. Eala, “Bu ölçekte ilk kez bu kadar hızlı yükselmeye başladığımda ünlü olduğumu gerçekten kabul etmek istemiyordum çünkü bunun kafama girmesini istemiyordum. Tenisimi veya rutinimi etkilemesini istemiyordum. Ama bunun işimin bir parçası, hayatımın bir parçası ve deneyimimin bir parçası olduğunu kabul etmek zorunda kaldım” dedi. 

YouTube’ta 100 bin izlenme

İş dünyasındaki portföyünün büyük ölçüde tek bir merkezde toplanmış olması da bu odağı korumasına yardımcı oluyor. Eala, marka yükümlülüklerini toplu şekilde yerine getirebiliyor; yılda iki kez birer haftalık geziler için Filipinler’e gidiyor ve burada her sponsor için içerik veya tanıtım çalışmalarına ayrılmış özel bir günü bulunuyor. Özellikle bu yaz yüksek sesli kalabalıkların gölgesinde geçen o hafta yorucu bir maraton olsa da bu program onu turnuva öncesi hazırlıkları sırasında marka etkinliklerine katılmak zorunda kalmaktan kurtarıyor. Buna karşılık Amerikalı oyuncuların ABD Açık haftasındaki programları genellikle tıka basa dolu oluyor.

Kortun etrafında onu izlemek için toplanan taraftarların yanı sıra, antrenman seanslarının canlı yayınları YouTube’da yaklaşık 100 bin izlenmeye ulaştı. Karşılaştırma yapmak gerekirse, diğer üst düzey oyuncular 10 bin izlenmeye ulaşabildikleri için kendilerini şanslı sayıyor. Eala, “Alışmam gereken şeylerden biri, temelde yaptığım her şeyin kamuoyunun gözü önünde olması. Mahremiyetimin olmadığı anlamına gelmiyor ama artık biraz daha az” dedi.

Dünya bir numarası olma hayali

Bu durum özellikle ABD Açık’ta daha da belirgin olacak çünkü kalabalıklar coşkulu ve zaman zaman taşkın olabilirken, büyük sponsorlar da lüks localarda yerlerini alıyor. Eala turnuvada ilerlerse ulusal bir kahramandan uluslararası bir süperstara dönüşmesi çok kısa sürebilir.

Daha da önemlisi, bu durum onu tenis oynamayı öğrenirken ilk kez hayal ettiği hedefe ulaşmaya biraz daha yaklaştırabilir. Filipinler’de dönüştürülmüş bir basketbol sahasında tenis öğrenirken, o kortu Wimbledon’daki Centre Court veya ABD Açık’taki Arthur Ashe Stadyumu olarak hayal ediyordu. Hedefi dünya 1 numarası olmaktı. Eala, “Bunu gerçekten yaşıyor olmak inanılmaz derecede gerçeküstü çünkü bunu çok uzun zamandır hayal ediyordum. Bu turnuvaların hepsini deneyimledikçe, bu hedeflere ulaşmanın ne kadar zor olduğunu daha iyi anlıyorum. Ben geliştikçe dağın da daha dik olduğunu görüyorum. Bu yüzden sadece her gün, o dağa tırmanmaya çalışıyorum” diye konuştu.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok