Son iki haftadır Suudi Arabistan'ın taleplerine boyun eğip ABD ordusuna Yemen'de İran destekli Husilerin kontrolündeki hedefleri vurma emri verip vermeme sorusu ABD Başkanı Donald Trump'ın başını ağrıtıyordu. Saldırıları başlatma kararı, Trump'ın başlattığı ancak sona erdiremediği ve dünya genelinde ekonomik şok yaratacak şekilde yayılan İran savaşında yeni bir cephe açma ihtimali taşıyor. ABD Başkanı, bu yaz Orta Doğu'daki istikrarsızlıktan yararlanarak krallıkla savaşlarını yeniden alevlendiren Husilere karşı mücadelede yardım isteyen Suudi çağrıları konusunda haftalarca kararsız kaldı. Ancak 17 Eylül'de işler doruk noktasına ulaştı: Krallığın fiili lideri ve İran savaşında ABD'nin önemli bir müttefiki olan Veliaht Prens Muhammed bin Selman, New York Times'ın haberine göre Trump'ı arayarak hızla ilerleyen grubun etkisini kırmaya yardımcı olması için bir kez daha müdahale etmesini istedi.
Trump, bundan yalnızca bir gün önce danışmanlarıyla görüşmüş ve saldırılardan yana olmadığını söylemişti. Ancak Suudi veliaht prensle görüştükten sonra fikrini değiştirdi ve Pentagon'a Husilere yönelik hava saldırıları için hazırlık yapma talimatı verdi.
Ancak pazar günü öğle saatlerine gelindiğinde ABD Başkanı bir kez daha kararını değiştirdi. Yönetim yetkililerine göre ABD'nin Husilere yönelik hava saldırıları olmayacaktı. Beyaz Saray basın ofisi, Trump'ın değerlendirmeleri hakkında kayda geçecek şekilde yorum yapmayı reddetti. Üst düzey bir yönetim yetkilisi ise yalnızca, “ABD'nin Suudi Arabistan'la bir savunma anlaşması var ve müttefiklerimizi her zaman savunacağız” demekle yetindi.
Trump'ın yakın çevresi karşı çıktı
Üst düzey bir yönetim yetkilisine göre Trump'ın yakın çevresinin çoğu, özellikle de İran'la savaşta ABD ordusunun zaten karşı karşıya olduğu mevcut yükler göz önüne alındığında, Suudi Arabistan'ın Husilere karşı mücadelesine katılma konusunda ya derinden kuşkucuydu ya da buna açıkça karşıydı. İki operasyondan haberdar kaynakların aktardığına göre Trump'ın Husilere yönelik saldırılardan geri adım atma veya en azından bunları erteleme kararı, komutanların hedef listelerini onayladığı, görevlendirilen ABD savaş uçaklarına askerlerin bombaları yüklemeye başladığı ve saldırı dalgasının başlamak üzere olduğu bir sırada geldi.
Trupm, pazar sabahı Fox News'la yaptığı telefon görüşmesinde muhabir Trey Yingst'e, İran'la yürütülen daha geniş savaşta ne yapılacağı konusunda “karar verme aşamasında” olduğunu söyledi. Yingst'in aktardığına göre Trump, Husiler konusunda ise ABD'nin grupla sürekli iletişim halinde olduğunu ve Husilerin şu ana kadar ABD'yle savaşmamayı kabul ettiğini belirtti.
Bu gelgitler, Trump'ın kendisini içinde bulduğu ikilemi yansıtıyor: Husilerin ABD gemilerine saldırmaktan kaçındığını söylediğinde haklı. Ancak Husiler Suudi Arabistan'ı hedef aldı ve bu durum Trump'ı bir ikilemle karşı karşıya bıraktı. Bazı ABD'li askeri yetkililer, İran savaşında ABD'nin krallığın yardımına ihtiyaç duyduğunu savundu ve Suudi yetkililer, ABD'nin işbirliği yapmaması halinde sahip oldukları nüfuz araçlarını kullanmaya hazır olduklarını gösterdi. Örneğin Suudi Arabistan, mayıs ayında ABD'nin ticari petrol tankerlerine Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri sırasında eşlik etmek üzere ABD ordusunu kullanma planını fiilen durdurdu. Bunun nedeni, ABD'ye hava sahasını ve ülkedeki Amerikan hava üslerini kullanma izni vermemesiydi. Yetkililerin aktardığına göre ABD, Suudi Arabistan'ın mücadelesine katılırsa bunu Yemen hükümetine bağlı güçlerin planladığı yeni bir kara harekatıyla koordineli olarak yapabilir. Ancak bu güçler Husilere karşı etkisiz olduklarını kanıtladı.
Husiler, 2014'ten bu yana Suudi Arabistan'ın desteklediği, uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetiyle savaşıyor. 2022'de ateşkes yürürlüğe girdikten sonra şiddet azaldı ancak grup bu yaz Kızıldeniz'deki Suudi deniz taşımacılığına abluka ilan ederek ve Suudi gemilerine saldırarak Orta Doğu'da genişleyen savaşa dahil oldu.
Çatışmalar sırasında Husiler, Kızıldeniz boyunca önemli bir geçiş noktası olan Babulmendeb Boğazı yakınlarındaki kritik bölgeleri ele geçirerek, İran'a karşı ABD-İsrail savaşının etkisiyle zaten sarsılmakta olan küresel enerji piyasalarını daha da istikrarsızlaştırma tehdidinde bulundu. Orta Doğu'da görev yapmış mevcut ve eski ABD'li diplomatlar ile komutanlar, geçen yıl yaklaşık sekiz hafta süren ABD bombardımanına dayanan Husileri, sınırlı bir ABD bombardıman harekatının müzakere masasına oturmaya ve en sert taleplerinden vazgeçmeye zorlayacağı konusunda kuşkularını dile getirdi.
2025 ilkbaharında ABD ordusu, Kızıldeniz'de seyrüsefer özgürlüğünü yeniden sağlamak ve grubun ticari gemilere ve ABD donanmasına ait gemilere yönelik saldırılarını durdurmak amacıyla Husileri 50 günden fazla süre boyunca bombaladı. Bu harekat sırasında ABD Merkez Komutanlığı, radar sistemleri, hava savunma sistemleri, balistik füze mevzileri, insansız hava aracı fırlatma bölgeleri ve Yemen'in başkenti Sana yakınlarında bulunan bir İHA üretim merkezi de dahil olmak üzere binden fazla hedefi vurdu. Husiler karşılık verdi ve birkaç Amerikan İHA'sını düşürdü ayrıca Kızıldeniz'deki deniz savaş gemilerine, bunların arasında bir Amerikan uçak gemisine de ateş açmayı sürdürdü.
Bir ayda bir milyar dolara mal oldu
ABD saldırıları yalnızca ilk ayda yaklaşık 1 milyar dolar tutarındaki silah ve mühimmat stoklarını hızla tüketti. Harekat sırasında, Husilere yönelik saldırıları gerçekleştirmekle görevlendirilen ve her biri 67 milyon dolar değerindeki iki F/A-18 Super Hornet, Amerika'nın amiral gemisi uçak gemisinden kazara denize düştü. Bu harekatın başlamasından iki aydan kısa bir süre sonra Trump, Husilerle aniden ateşkes ilan etti ve onların “artık gemilere ateş açmayacaklarına dair bize söz verdiklerini ve bizim de bu söze saygı duyduğumuzu” açıkladı.
Husiler Amerikan gemilerine ateş açmayı durdurdu. Ancak bir yetkili, ABD'nin hava harekâtını yeniden başlatması halinde bunun muhtemelen değişeceğini söyledi. Yetkili ayrıca, İran'a karşı savaşın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı hâlâ istikrarsızlığını korurken, dünyanın yakında Babülmendep'teki petrol ve gaz transit güzergâhlarında daha fazla aksamayla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
Geçen yılki ateşkesten bu yana Husiler kapasitelerinin büyük bölümünü yeniden oluşturdu ve hatta yeni füze türleri geliştirmek ve tasarlamak için yapay zeka kullanıyor. Mevcut ve eski yetkililer, ABD ordusunun Suudilere yardım etmesi durumunda bile Husileri yenilgiye uğratmanın zor olacağını söyledi.