Birkaç gün arayla önümüze düşen iki haber, ilk bakışta birbirleriyle hiç ilgisi yokmuş gibi görünüyordu. Biri New York’ta, Birleşmiş Milletler kürsüsünde bir kelimenin silinmesiyle ilgiliydi. Diğeri ise çoğumuzun telefonunda açık duran bir sohbet penceresinin altına eklenen küçük bir notla. Gelin, iki haberi yan yana koyup şu soruyu soralım: Bir makinenin bize söylediklerine neden, ne kadar ve kimin sayesinde güveniyoruz?
22 Eylül’de Genel Kurul’a hitap eden Trump, “yapay” kelimesinin zekayı sahte gösterdiğini, kulağa sahte geldiğini ama aslında sahte olmadığını söyledi. Ardından ABD hükümet belgelerinde bundan böyle bu kelimenin yerine “süper” ifadesinin kullanılacağını açıkladı. ABD temsilcileri, yapay zekanın risklerinin tartışıldığı Güvenlik Konseyi toplantısında “Super Intelligence” (süper zeka) ifadesinin kısaltması olan “SI”yı şimdiden kullanmaya başlamıştı bile.