Alarko, 1954 yılında ısıtma, klima ve soğutma alanındaki faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere yola çıktığında kurucuları İshak Alaton ve Üzeyir Garih’ten oluşan iki ortaklı kadrosu ile 20 bin TL sermayeli, İstanbul’un Bankalar Caddesi Vefai Hanı’nda, tek odada faaliyet gösteren küçük bir firmaydı. Ne var ki o han odasında bir holdingin tohumları atılmıştı. Sıçrama taahhüt işleriyle geldi. Bu işlerin arasında Türkiye’nin ilk hızlı tren projesi olan Ankara-Eskişehir hattı da var, Batı Çin ile Batı Avrupa’yı birleştiren uluslararası otoyolun bir parçası olan Büyük Almaata Çevre Yolu Projesi de… Bir sonraki faz, 1998’de global pazarın en büyük iklimlendirme şirketi Carrier ile ortaklıkla geldi.
2008’de altı şehrin enerji dağıtım işini yapan Meram Elektrik Dağıtım Şirketi’nin özelleştirme ihalesinin alınmasıyla Alarko artık Türkiye’nin enerji masasında da varlık göstermeye başladı. Şimdilerde ise bambaşka alanlara konsantre olmuş durumdalar.
Kabuk değişimi
Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit Nuri Yıldız, bundan sonraki süreçte tarım, havacılık ve enerji depolama gibi yeni girdikleri iş kolları ile Topluluk tarihinde yaşanan dönüm noktalarının devam edeceğini belirtiyor. Gelirlerinin yüzde 85’ini enerjiden kazanan Alarko’nun son dönemdeki gündemi portföyün yeni dengesi. 2030 yılında holdingin iş portföyünde enerjinin ağırlığının yüzde 40’ın altına inmesi, turizm dahil diğer mevcut sektörlerin ise yüzde 10 ağırlığa sahip olması hedefleniyor. Yaklaşık yüzde 25’i tarım olmak üzere enerji depolama ve havacılık gibi yeni yatırım alanlarının ise portföyde en az yüzde 40’a ulaşması öngörülüyor. Kalan yüzde 10 ise yeni yapılanma olan Alarko Yatırım grubundan gelecek. 2030 hedeflerini değerlendiren Ümit Nuri Yıldız, “Bu alanda beğendiğimiz halka açık şirketlere, özel şirketlere ve start-up’lara yatırım yapıyoruz. Ventures tarafında çok ciddi büyüyen şirketlerimiz var. Dijital havale şirketi TapTap Send ve organik ürünler için paket aboneliği servisi yapan Misfits Market unicorn olmayı başardı. Özetle 2030’a geldiğimizde portföyümüzün yarısı mevcut sektörlerden diğer yarısı da son bir yıl içinde giriş yaptığımız yeni sektörlerden oluşacak” diyor.
Jeotermal ısı ile verim artıyor
Bir süredir modern topraksız tarıma odaklanan Alarko, yaptığı yatırımlarla şimdiden Türkiye’nin en büyük modern sera alanlarına sahip durumda. Bugüne kadar Afyon, Denizli ve Eskişehir’de yaklaşık 250 milyon dolarlık sera yatırımı yapıldı.
Alarko jeotermal ısıdan faydalanarak verimliliğin artırılması ve yazlık/kışlık üretim yapılabilmesi amacıyla yatırımlarını öncelikle bu illerde gerçekleştirdi.
Ayrıca bu seralarda biyolojik mücadeleye başladıklarını ifade eden Ümit Nuri Yıldız, “Seralarımızda herhangi bir ilaç veya koruyucu kullanmıyoruz. Zararlılarla tamamen biyolojik mücadele yapılıyor” diyor. Yıldız, “Doğal olarak Türkiye’nin burada çok ciddi bir avantajı var. Tarım alanında tek eksik olan şey kurumsal yatırımcıydı. O nedenle de biz de o boşluğu doldurma amacıyla modern sera alanına girdik” açıklamasını yapıyor.
2028 yılı sonuna kadar sadece tarıma 1 milyar dolarlık yatırım tutarı ayıran Alarko Şirketler Topluluğu’nun bu yatırımda Türkiye’de toplam 5 bin dönümlük modern sera kurma hedefi var. Ürettikleri domateslerin yüzde 70’ini ihraç eden Topluluk, başta Avrupa ve Körfez ülkeleri olmak üzere 20 ülkeye ihracat yapıyor. Topluluk, Alsera şirketiyle Türkiye’de 5 bin dönüm modern sera alanına ulaştığında yıllık yaş meyve-sebze üretimi yaklaşık 250 bin ton olacak. Alsera ürünlerini “Sera Verde” markasıyla market zincirlerine ve il hallerine sunuyor. Alarko, burada yer seçimini yapmış ve altyapı çalışmalarına devam ediyor. İlk 150 dönümü bu yıl içinde başlattıklarını açıklayan Yıldız, “Önümüzdeki mart - nisan aylarında kurulum bitmiş olacak. 2025 sonunda da yaklaşık 800 ila bin dönüm arasında bir sera Kazakistan’da kurulmuş olacak” diyor.
IoT ve yapay zeka ile entegre
Yıldız, tarım tarafında ciddi bir veri takibinin söz konusu olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bitkinin sağlığından tutun, seranın içindeki nem ve hava sıcaklığı, dışarıdaki hava sıcaklığı gibi birçok veriyi takip ediyoruz. Bunun içine Nesnelerin İnterneti’ni de (IoT) katarak birbirine bağlı bu araçların birbiriyle konuşarak seralarımızı daha da otomatik hale getirmek istiyoruz. Hollanda’dan danışmanlarla 2026 yılında bu projeleri de devreye alacağız. Ayrıca 2025 yılında serayı etkileyen tüm bu verileri yapay zekayla kontrol altına alacak bir sistem kuracağız.”
Alarko’nun tarıma yatırımının modern seracılıkla sınırlı kalmadığını söyleyen Ümit Nuri Yıldız, seracılık alanında uzmanlaşan mühendis yetiştirmek için de Tarım Akademisi kurmayı planladıklarını söylüyor. Bu akademide seracılık alanında her yıl 100 tane ziraat mühendisi yetiştirilmesi hedefleniyor.
Yeni nesil gübre üretim tesisi
Alarko Tarım Grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Palmira Agro, Türkiye’nin ilk hibrit mikro granül gübre fabrikasını açtı. Yıldız, toplam 20 milyon dolarlık yatırımla faaliyete geçen fabrikanın Avrupa’nın en büyük yeni nesil mikro granül gübre üretim tesisi olacağını vurguluyor. 8 bin 300 metrekare kapalı alana ve dünyanın ilk hibrit üretim teknolojisine sahip yeni nesil mikro granül fabrikası faaliyetlerine yıllık 12 bin ton mikro granül gübre üretimi ve yüzde 30 ihracat hedefiyle başlıyor. Mikrogranül gübrelerin tarım için önemine vurgu yapan Yıldız, “Bir başlangıç gübresi olan mikro granül gübreler tohum, fide ve fidanların hayata daha güçlü bir biçimde başlamasını sağlıyor. Mikro granül gübreler, klasik gübre kullanımını dekar başına 10 kata kadar azaltıyor” diyor.
Gübre maliyetlerini düşürecek yatırım
Alarko’nun “organomineral gübre” üretimine yönelik planları ise şirketin hedeflerini farklı bir boyuta taşıyor. Yıldız, bu projeyle birlikte Alarko’nun 5 bin dönüm alanı kapsayan tarımsal faaliyetlerinde ortaya çıkacak büyük miktarda bitkisel atığı geri dönüştürerek, gübre maliyetlerinde yüzde 40 oranında düşüş sağlayacaklarını belirtiyor.
Kendi tohumlarını üretmek için de Ar-Ge çalışmalarına devam eden Alarko, 50 tane tohumun ıslah çalışmalarına devam ediyor.
Kanada teknolojisiyle hayata geçirilecek meyve ve sebze kurutma fabrikası da holdingin “entegre tarım” işini ciddiye aldığını gösteren bir yatırım olarak karşımıza çıkıyor. Konya Ereğli’de yapımı süren fabrika bu yılın sonunda faaliyete geçecek ve CEO bu yatırımla gıda işleme alanında da “güçlü bir konum elde etmeyi” planlıyor.
Enerji masasında hareket var
Şu anda gelirlerinin yüzde 85’ini enerjiden kazanan Alarko altı yıla kadar bu dengeyi tarım ve diğer sektörleri ekleyerek dengelemeyi planlıyor ancak enerjide çeşitlenmeye gitmekten de geri durmuyor. Holding bünyesindeki Altek Alarko, Türkiye’de enerji depolama sistemleri ve lityum-iyon batarya üretim hattı kurmak için Çinli Gotion Group ile ortak bir girişim kurdu. 3 GWh kapasite ile başlayacaklarını dile getiren Yıldız’ın daha sonra talebin gelişimine göre kapasiteyi 5 GWh’e kadar çıkarma hedefi var. Bu alanda potansiyel gören Yıldız, “Yerleşim kısmında evler, apartmanlar, sitelerin yanı sıra ticari tarafta AVM’ler ve fabrikalara da özel çözümler sunabilecek bir yapılanmaya gidiyoruz. Yerleşim yerlerine uygun enerji depolama çözümlerinin bazı yerlerde jeneratörün yerini alabileceğini öngörüyoruz. Türkiye’de üretilecek enerji depolama çözümlerinin Avrupa, Orta Asya ve Afrika bölgelerine ihracatı da Alarko’nun öncelikli hedefleri arasında yer alıyor” diyor.
Havacılıkta dönüşüm üssü
Pandemiyle birlikte e-ticaretin gelişmesiyle kargo pazarında görülen potansiyel karşısında da yeni pozisyon alan Alarko’nun havacılık tarafında hedefi, büyük gövdeli yolcu uçaklarında dönüşüm ve modifikasyon yapmak. Eski yolcu uçaklarını kargo uçağına çevirmeyi planladıklarını dile getiren Yıldız, “Zaten bu eskiden beri yapılan bir sistem. Ancak biz uçağın dış gövdesine hiçbir şekilde dokunmayan yeni bir teknikle bunu yapmayı hedefliyoruz. Bu teknikle işin maliyetini üçte birine düşürmeyi hedefliyoruz. Lisans süreçleri devam ediyor. Daha da önemlisi bunu Türkiye’de yapmak istiyoruz” diyor. Alarko, Türkiye’de şu anda buna uygun hangar olmadığı için dönüşüm işini şimdilik Avrupa’da yapacak. Türkiye’de kendi hangarları yapıldığında “burası bir dönüşüm üssü olacak” diyor Yıldız. Uçak dönüşümü için 2025 takvimi belli, üç yolcu uçağı yıl bitmeden kargo uçağı olarak uçmaya başlayacak.
Yılın bilançosu
2024 yılında sıkı para politikasının etkisini her şirket gibi Alarko da yaşadı. Dokuz aylık dönemde kombine ciro yılın başında planlanan bütçeye paralel olarak 31 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, FAVÖK ise 10 milyar TL seviyesine ulaşmış. Fakat geçen yıl aynı dönemle karşılaştırıldığında enflasyon muhasebesi uygulaması nedeniyle bu kalemlerde sırasıyla yüzde 38 ve yüzde 28’lik bir gerileme bulunuyor ki Yıldız’a göre enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu takip etmemesi bu kıyaslanabilir rakamdaki gerilemenin ana nedeni oldu.