Arama

Küresel iklim değişimiyle Türk tarımının gündem maddesi yeni teknolojiler

Küresel iklim değişimi akıllı tarım uygulamalarına stratejik bir konum kazandırdı. Türk tarımının gündem maddesi de artık bu yeni teknolojiler ve bunların bir an önce sektöre uyarlanması.

01 Aralık 2024, 00:03

Türkiye, tarımsal üretimde büyük potansiyele sahip bir ülke. Ancak küresel iklim değişimi, tarımsal girdilerin artan maliyetleri, su kaynaklarının azalması ve tarım alanlarının daralması gibi zorluklar, sürdürülebilir tarım üretimini giderek zorlaştırıyor. Bu nedenle akıllı tarım çözümleri üretimin daha verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi olması için büyük fırsatlar sunuyor.

Akıllı tarım, dijital teknolojilerin ve yenilikçi uygulamaların tarım faaliyetlerine entegre edilmesi anlamına geliyor. Nesnelerin interneti (IoT), yapay zeka (AI), büyük veri analitiği, sensör sistemleri, uzaktan algılama, GPS ve drone teknolojileri gibi dijital çözümler, bitkisel ve hayvansal üretimde, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinde giderek daha fazla kullanılıyor. Söz konusu teknolojileri, çiftçilerin karar verme süreçlerini iyileştirerek girdi kullanımını optimize ediyor, verimliliği artırıyor ve çevresel etkileri olumlu yönde azaltıyor.


Tarımda durum

Ülke yüzölçümünün kabaca üçte birine denk gelen tarım topraklarına bakıldığında 2022 yılı itibarıyla 23,9 milyon hektar tarım arazisinin 16,5 milyon hektarını ekilen, 3 milyon hektarını nadasa bırakılan, 718 bin hektarını sebze yetiştirilen ve 3,7 milyon hektarını ise meyve, zeytin ağaçları ve bağcılık gibi çok yıllı bitkilere tahsis edildiği görülüyor.


Modern seralara ilgi yoğun

Artan su kıtlığı, gıda talebi, toprak kirliliği ve gıda güvenliğine ilişkin endişeler topraksız tarıma olan talepte adeta patlama yarattı.

Topraksız tarım, geleneksel tarıma göre daha az su kullanımıyla daha fazla ürün elde edilmesini sağlayan bir yöntem. Sürdürülebilir gıda üretimi ve kaynak yönetiminde temel bir rol oynayan topraksız sera tarımı, günümüzde tarım sektörünün en hızlı büyüyen segmentlerinden. Bu alanda faaliyet gösteren şirket sayısı da hızla artıyor. Örneğin anahtar teslim sera projeleri yapan Cetwell BT ve Zirai Sistemler bunlardan biri. Şirket beş yıl içinde, bitki besleme, tarımsal otomasyon ve sera sistemleri gibi alanlarda analizleri tamamlanmış ve prototipleri hazırlanmış 10 farklı ürünü piyasaya sürmeyi hedefliyor.

Türkiye’de bugün yaklaşık 22 bin dekar modern sera bulunduğu tahmin ediliyor ve bu alan her yıl yaklaşık bin 500 dekar genişliyor. Bu alanda fırsat gören şirketlerden biri de Alarko Şirketler Topluluğu oldu. 5 bin dönüm modern sera gibi iddialı bir hedefle sektöre adım atan Alarko, Türkiye’nin en büyük kurumsal yatırımcısı olma iddiasında. Alarko da seralarını nesnelerin interneti ve yapay zeka ile entegre ederek veri takibinde operasyonel verimliliğini artıracak.

Akıllı tarım uygulamaları; hassas tarım, drone ve uydu teknolojileri, akıllı seralar, sürü izleme sistemleri, yapay zeka, büyük veri analitiği, akıllı sulama ve erken uyarı gibi gelişmiş sistemlerin genel adı. Akıllı tarım ile toprağın, suyun, hayvan sağlığının durumu izlenerek gübre, su ve ilaç kullanımını optimize etmek mümkün. Bu da verimlilik artışı demek. Drone, uzaktan algılama ve uydu teknolojileri tarım arazilerinin izlenmesi ve hassas ilaçlama için kullanılırken, akıllı seralar otomatik sistemlerle büyüme koşullarını maksimum düzeyde iyileştiriyor. Yapay zeka ve büyük veri analizlerinin fonksiyonu ise hava durumu ve piyasa verilerini değerlendirerek çiftçilere üretim ve hasat planlamasında karar desteği sunmak. Akıllı sulama sistemleri toprak nemi ve hava durumuna göre su tasarrufu sağlarken, meteoroloji istasyonları ve erken uyarı sistemleri hastalık ve zararlı takibi yaparak riskleri azaltmakta. Tüm bu alanlarda irili ufaklı girişimlerin sayısı dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artıyor.


Sertifikalı tohumluk üretimi ve kullanımının desteklenmesi bu ürünlerin üretiminin katlanmasına yol açtı. Türkiye’nin bu alanda kendi kendine yeterlilik düzeyi yüzde 97’ye çıktı.


Akıllı uygulamalarla her alanda tasarruf

Örneğin Agromini... Akıllı tarım teknolojileri geliştiren bu şirket, yapay zeka özellikli sulama sistemleriyle, bitkilerin suya ihtiyacı olduğu dönemde devreye girerek su kullanımını önemli ölçüde azaltıyor. Yüzde 60’a varan oranlarda su tasarrufu sağlayabilen çözümlerini, mikro damlatıcı tüm sistemlerin yanı sıra eski sistemlere de entegre etmek mümkün.

Bridgesoft ise akıllı ilaçlama uygulamaları geliştiren bir şirket. Geliştirdikleri “Yapay Zeka Destekli Zirai İlaçlama Makinesi” görüntü işleme ve nesne tanıma yöntemleri ile yabancı otları şekil bazında tanımlayıp, herbisit ilaçlarının yalnızca zararlı otun bulunduğu alana temas etmesini sağlıyor.

Etkili ilaçlama için Smart SprayeX sıvı gübrelemede kullanılan Fertix gibi başka çözümleri de var. Smart SprayeX, çiftçilerin maliyetlerini düşürüp iki yılda kendini amorti ediyor. Ayrıca en büyük sorunlardan biri olan, gıdalardaki tarım ilacı artığının da önüne geçiyor. Şirket,bu ürünle ortalama yüzde 10 yabancı ot yoğunluğu olan mısır, şeker pancarı, ayçiçeği, domates, patates, pamuk, lahana ve biber ekili arazilerde yüzde 90’a varan oranda herbisit tasarrufu sağlama iddiasında.

 

Sürdürülebilir stratejiler zamanı

Türkiye’nin tarımsal arazi varlığı 23,9 milyon hektar düzeyinde. Sulamaya açılan alanlar ve arazi toplulaştırma sahalarının büyüklüğü gibi iki temel yatırım alanına 2018’den bu yana şeffaf bir şekilde ulaşılabiliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nden (FAO) alınan verilere göre Türkiye’de temelde ekilen ve nadas alanlarından oluşan işlenen tarım alanı miktarı 2014’te 20 bin 699 milyon hektar iken 2023’te yüzde 2,03’lük bir azalma ile 20 bin 277 milyon hektara geriledi. Burada önemli olan bir nokta var: Ekilen alan miktarı 2014’te 15 bin 782 milyon hektarken, 2023’te yüzde 6.1’lik artışla 16 bin 745 milyon hektara ulaştı. Türkiye tarımında uzun ömürlü bitkiler konusunda da olumlu gelişmeler var. Meyve bahçeleri, bağ alanları ve zeytin bahçeleri gibi uzun ömürlü bitkilerden oluşan dikili alanlar 2014’te 3,2 milyon hektarken, 2023’te yüzde 13,9 artarak 3,7 milyon hektara çıktı.


Akıllı tarım uygulamaları yaygınlaşıyor

Akıllı tarım, tarımsal üretimde verimliliği ve sürdürülebilirliği artırmada büyük potansiyele sahip. Devlet politikaları, özel sektör yatırımları ve eğitim programları sayesinde akıllı tarım uygulamaları giderek yaygınlaşıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, bu teknolojilerin daha geniş bir kitleye ulaşması ve çifçiler tarafından benimsenmesi için ulaşılabilir olması, farkındalığın sağlanması, eğitimlerin yaygınlaştırılması ve küçük ölçekli çifçiler için fnansal desteklerin artırılması gerektiğini söylüyor.

Türkiye’nin tarımsal talan varlığı son 10 yılda kayda değer bir değişiklik göstermese de tarım arazileri, kentleşme, sanayileşme, toprak erozyonu ve iklim değişikliği gibi etkenlerle baskı altında. Bu faktörler tarımsal üretim kapasitesini olumsuz etkileyerek gıda güvenliği ve ekosistem sağlığını tehdit ediyor. Özellikle arazi parçalanması ve su kaynaklarındaki azalma, tarımın sürdürülebilirliği üzerinde etkili. Ayrıca, aşırı kimyasal kullanımı ve çevresel değişiklikler de toprak verimliliğini azaltarak biyolojik çeşitliliği tehlikeye atıyor. Bu nedenle tarım arazilerinin korunması ve sürdürülebilir yönetim stratejilerinin geliştirilmesi çok önemli.

Devletin eli

Tarım ve Orman Bakanlığı, akıllı tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak ve çiftçilerin dijital çözümlerden faydalanmasını sağlamak için çeşitli programlar başlattı. Tarım Bilgi Sistemi (TARBİS) ve Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) gibi dijital platformlar, tarımda veri odaklı karar almayı destekliyor ve çiftçilere daha verimli üretim teknikleri sunuyor. Akıllı ilaçlama sistemleri, toprak analiz dronları ve akıllı sulama çözümleri gibi yenilikçi uygulamalar da giderek yaygınlaşmakta. Bu teknolojiler su tasarrufu sağlama, ürün kalitesini artırma ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilir olması konularında etkili.

Tarım arazilerini büyütmek isteyen ehil mirasçılara faizsiz kredi desteği de bir süredir uygulamada. Çeşitli nedenlerle boş bırakılan tarım arazilerinin tarımsal üretime kazandırılmasına yönelik düzenlemeler de yürürlükte. İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik kapsamında, mülkiyeti gerçek ve tüzel kişilere ait olup üst üste iki yıl işlenmeyen arazilerin, kira gelirinin arazi maliklerine ait olması, arazi vasfının değiştirilmemesi ve kira bedelinin rayiç bedelden aşağıda olmaması kaydıyla Bakanlık tarafından kiraya verilmesi hüküm altına alınmış durumda.

Öte yandan, genel tarım sayımının yenilenmesi için kalkınma planlarında kendine yer bulan bu konuda 2023’te aksiyon alınabildi. TÜİK ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında akdedilen protokol gereğince tarım sayımı 2025-2026 döneminde yapılacak. Bu süreçte Bakanlığın elindeki bilgi ve kayıt sistemindeki veriler güncellenecek. Böylece TÜİK tarafından üretilen resmi tarım istatistikleri için baz alınan örneklem sisteminin de güncellenmesi sağlanacak. 2026 sonunda Türkiye’nin kapsamlı bir tarım envanteri ortaya çıkmış olacak.

 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok