Yabancı otomobil üreticileri, dünyanın en büyük otomobil pazarında tutunmak için zorlu bir mücadele veriyor. Şirketler bu amaçla Çin teknolojisiyle üretilen yeni elektrikli araçlara yöneliyor. Üreticiler bu yeni modelleri diğer uluslararası pazarlara da sunmayı planlıyor.
Volkswagen ve Toyota gibi markalar iki yıl önce Çin'e özel üretim stratejileri açıklamıştı. Yöneticiler, bu hafta Pekin'deki otomobil fuarında sergilenen yeni ürünlerle tüketicileri kazanmayı umuyor. BMW Yönetim Kurulu Üyesi Jochen Göller, bu yıl istikrar sağlamak istediklerini ancak tüm modellerle birlikte Çin'de yeniden büyüyebileceklerini varsaydıklarını söyledi.
Alman grup fuarda, genişletilmiş şasiye sahip elektrikli iX3 SUV modelini sergileyecek. Bu araç Momenta, Huawei ve Alibaba'nın yerel teknolojileri kullanılarak Çin'de geliştirildi.
Pazar payı yarı yarıya eridi
Yabancı otomobil üreticileri son yıllarda Çin'de önemli satış kayıpları yaşadı. BYD, Geely ve Xiaomi gibi yerel rakiplerin yükselişi bu düşüşte etkili oldu. Elektrikli araçlar ve şarj edilebilir hibritler artık yeni otomobil satışlarının yarısından fazlasını oluşturuyor.
Şanghay merkezli danışmanlık şirketi Automobility'nin verileri pazardaki tabloyu gözler önüne seriyor. Verilere göre, yabancı markaların 2020'de yüzde 64 olan Çin'deki pazar payı bu yıl yüzde 32'ye geriledi.
Çinli markalar on yıllar boyunca yerel ortak girişimler aracılığıyla Batılı rakiplerinden otomobil üretimini öğrendi. Ancak artık rüzgar tersine döndü. Volkswagen ve Toyota gibi devler, daha hızlı ve gelişmiş yazılımlı araçlar üretmek için Çinli ortaklara güvenmek zorunda kalıyor.
VW Marka Satış Şefi Martin Sander geçen ay Londra'daki bir endüstri etkinliğinde, Çin'de çok büyük olduklarını ve çekip gidemeyeceklerini belirtti. Şirket uzun süredir araçlarını yerel olarak üretiyor ancak artık tasarımlarını da Çin'de yapıyor. Sander, uzun süredir Avrupa'da yaptıklarının Çin pazarında rekabetçi olmadığını gördüklerini sözlerine ekledi.
Yeni stratejiler ve zorlu rekabet
Stratejilerdeki büyük revizyonun ardından bazı iyileşme belirtileri ortaya çıktı. Ancak analistler uzun vadeli büyümenin henüz garanti olmadığı konusunda uyarıyor. Danışmanlık şirketi Sino Auto Insights Kurucusu Tu Le, şirketlerin tüm doğru adımları attığını ancak ortaya çıkan ürünlerin Avrupalıların dibi bulmasına yardımcı olacağından emin olmadığını ifade etti.
Automobility verilerine göre, Volkswagen 2026'nın ilk üç ayında yüzde 13 pazar payıyla yeniden zirveye yerleşti. Geely ve BYD'yi geride bırakan markanın bu yükselişinde, geçen yıl sona eren devlet teşvikleri etkili oldu. Teşviklerin bitmesi yerel oyuncuların elektrikli araç satışlarını düşürdü.
Araçları hala ağırlıklı olarak içten yanmalı motora sahip olan Alman markası hedeflerini büyütüyor. Volkswagen sadece bu yıl Çin'de 13 şarj edilebilir hibrit ve elektrikli araç modelini piyasaya sürmeyi planlıyor. Sander, rekabetle yüzleşmek için bu araçları dünyanın diğer bölgelerine getirme fırsatlarını da araştırdıklarını kaydetti.
Audi ise düşen elektrikli araç talebinin kurbanı oldu. Şirket geçen yıl dört halkalı logosu olmayan ve sadece Çin'e özel alt markası E5 Sportback'i tanıttı. Ancak Çinli ortak SAIC ile geliştirilen bu modelde talebi canlandırmak için ağır indirimler yapmak zorunda kaldı. Audi İcra Kurulu Başkanı Gernot Döllner verdiği bir röportajda, markayı ve satış hacmini gerçekten artırmak için biraz zamana ihtiyaçları olduğunu belirterek, E5'i iki modelin takip edeceğini aktardı.
Yazılım yeteneği belirleyici olacak
General Motors, 2024'ün sonlarında yazdığı 5 milyar dolarlık zararın ardından yeni bir döneme girdi. Şirket, hibrit ve elektrikli araçların satışların yarısından fazlasını oluşturmasıyla Çin'deki işlerinin artık kar ettiğini açıkladı. Ancak şirket daha yüksek marjlı modellere odaklandığı için Çin'deki ilk çeyrek satışları yüzde 21 düştü.
Nissan da Çin'deki toplam satışlarını ve bu ülkeden yapılan ihracatı artırmayı hedefliyor. Şirket geçen yıl 660 bin olan bu rakamı 2030 yılına kadar 1 milyon adede çıkarmayı planlıyor. Japon grup bu amaçla Çinli ortak girişim ortağı Dongfeng ile daha fazla iş birliği yapacak.
Nissan, bataryalı N7 modelini Latin Amerika ve Güneydoğu Asya'ya getirmeyi planlıyor. Şarj edilebilir hibrit Frontier Pro pikap modeli ise bu iki pazarın yanı sıra Körfez bölgesine sunulacak. Nissan Performans Şefi Guillaume Cartier, Çin'in küresel bir inovasyon ve ihracat merkezi haline geldiği değerlendirmesini yaptı.
Analist Tu Le, daha düşük maliyetli Çin modellerinin başka yerlerde üretilen araçlara olan talebi aşındırması halinde kendini yok etme riski olduğuna dikkati çekti. Çin'deki ortak üretim tesislerinin kapasitesinin altında çalıştığını belirten Le, ihraç etmemenin alternatifinin Çin'deki fabrikaları kapatmak olduğu uyarısında bulundu.
Danışmanlık şirketi Omdia'nın Şanghay merkezli Elektrikli Araç Analisti Chris Liu, asıl açığın artık donanım veya elektrikli araç platformları olmadığını ve bunun temelde bir yetenek sorunu olduğunu vurguladı. Çin'in hem hacim hem de yineleme hızı açısından kopyalanması zor bir yazılım mühendisliği yeteneği sunduğunu söyleyen Liu, özellikle Alman otomobil üreticilerinin Çin'deki araştırma ve geliştirme varlıklarını derinleştirmelerinin nedeninin bu olduğunu ifade etti.
Yabancı otomobil üreticilerinin Çin'deki en iyi yazılım yeteneklerini çekebildikleri sürece geçerliliklerini koruduklarını aktaran Liu, ancak rekabetçi kalmanın sadece yetenek pazarına katılmaya değil, Çin'in gelişim hızında gerçekten faaliyet gösterip gösteremediklerine bağlı olduğunu dile getirdi.