Arama
İstanbul’un İstanbul gibi yaşanabileceği Khai Karaköy, şehir manzaralı zarif odalarının yanı sıra, Şef Ahmet Demir Özkal’ın ailesinden gelen kıyı mutfağı kültürünü taşıdığı TUZZ restoranı ve gecenin ritmini tutan jazz kulübü Asa Khai ile kalbe dokunan anlara tanıklık ediyor. 

01 Haziran 2026, 13:42 Güncelleme: 01 Haziran 2026, 14:20
Khai’ce bir gece
Şef Ahmet Demir Özkal

Khai Karaköy’e adımınızı attığınızda sizi karşılayan Opaque Gastro Pub’ın balkonu davetkâr bir başlangıç sunuyor. Galata Köprüsü ile Eminönü’nün denizde ve karadaki seyirlik akışını sizinle paylaşan bu dar balkon sosyalleşmek ya da keyfekeder bir mod yakalamak için ideal. İnsanı hemen o tatlı aylaklıkların yapılabildiği, zamanın daha yavaş yaşanabildiği yıllara götürüyor. 

Bir başka zaman yolculuğu otelin foodie’lere hediyesi TUZZ Karaköy’de yaşanıyor. Şef Ahmet Demir Özkal’ın İstanbul’un köklü meze kültüründen beslenen mutfağını kıyı coğrafyasının zarif dokunuşlarıyla çağdaş bir dilde birleştirdiği restoranda mezeler, ara sıcaklar ve ana yemekler Ege’den Akdeniz’e uzanan bir mavi tur attırmadan sizi bırakmıyor.

A.Demir Özkal, Türkiye’nin ilk yat kulübü Marmaris Kumlubükü Yat Kulübü’nü 1981 yılında kuran Ahmet Özkal, namıdiğer Hollandalı Ahmet’in oğlu. Öncesinde Hollanda’da restoran işleten Ahmet Özkal’ın Türkiye’ye yerleşince açtığı restoranda Akdeniz, Fransız ve Çin mutfağının başarılı örneklerinin servis edilmesi, kendisi artık hayatta olmasa dahi, burayı başından beri Avrupa jet setinin uğrak noktası kılıyor. 

Şef A. Demir Özkal’ın çocukluğu ve gençliği mutfakta, hem Türkiye’den hem de dünyadan önemli isimleri ağırlayarak geçiyor. Ancak Şef Demir Özkal’ın Hollanda’dan ona şef diploması aldıran mutfak aşkında sadece babasının payı yok. Yat kulübünün mutfağında bir zamanlar gördüğümüz babasının ilk eşi olan annesi Diano Zoto ile İstanbul Cankurtaran’da “Karışma Sen” restoranını ana oğul birlikte işlettiler. Dayısı Kasım Zoto ise, İstanbul’un tarihi mahallesi Ahırkapı’ya 90’lı yıllardan itibaren turistik kimlik kazandıran, restorasyon çalışmalarıyla semtin kültürel dokusunu koruyarak silüetine çeki düzen veren, otel ve restoranlar açarak, Hıdırellez şenlikleri düzenleyerek burayı hareketlendiren değerli bir isim. Zaten Şef Demir’in anneannesi de Divan Pastanesi’nin ilk pastacılarından Mina Hanım, dedesi ise Boğaz’da “Trianon” restoranını kuran Ramiz Zoto.

Kariyerinde Hollanda dışında, Doğuş Group bünyesinde üst segment restoran projelerinde gördüğümüz Demir Özkal, The Stay Oteller Grubu’nda Executive Chef ve mutfak koordinatörü olarak edindiği deneyimi artık TUZZ Karaköy’de özgün bir mutfak anlatısına dönüştürmüş durumda. 

TUZZ Karaköy’de tabaklar yalnızca tariflerden ibaret değil; her biri bir karakter, bir hatıra, bir iz taşıyor. Kimi zaman annesinin yaptığı yemekleri değiştirerek, kimi zaman da anneannesinin tatlı tariflerine sadık kalarak balık ve ocak başı kültürünü bir araya getiren çok çekici bir menü oluşturmuş Demir Özkal. Ette sadece kuzu bulabileceğiniz TUZZ’da yağlı karalar, kebaplar tek atımlık. Ciğer ise mutlaka tadılması gereken paylaşımlık tatlardan. 

Ancak, TUZZ deniz ürünleri ve mezeler söz konusu olduğunda farklı bir heyecan yaşatıyor. Örneğin, “Nerede nasıl dokunacağımı biliyorum” diyen Şef Demir Özkal’ın füme taraması imza bir lezzet. Mevsimselliği önemseyen şefin menüsünde kendisinin yaptığı keçi tereyağından yoğurdun üstünde servis edilen çağlalı mezesine denk geldiğim için kendimi şanslı sayıyorum. Bildiğimiz humusa ise tatlı ekşi dengesini mango salatasıyla vermiş. Saatlerce karamalize edilen, ocaktan alındıktan sonra fırınlanan Bombay pilaki de mutlaka denenmesi gereken lezzetlerden. Santorini cacık ismini verdiği kuru cacık ise tempura deniz börülcesi ve bulunduğumuz dönemde erik tadı veren avokadonun birlikteliğiyle damağınızda keyifli bir iz bırakıyor. 

Tadım soframızda geçit yapan Bodrum mandalinası, kırmızı soğan turşusu, kapari ve lime’ın suyunda yüzen taze Akya carpaccio, büyüklerimizin İstanbul’unda bolca tüketilen, sonrasında ne yazık ki adı duyulmaz olsa da son yıllarda İstanbul’u yeniden şereflendiren torikten yapılan kırmızı soğanlı lakerda, lime soslu mevsim karidesi ve somon pastırma da damağımızda mühürlendi. 

Tatlıda kaymaklı Maraş dondurmasıyla servis edilen çikolatalı sıcak cookie meraklılarını mest edecek türden olsa da, benim favorim Şef Demir Özkal’ın halasının tarifi olan kızarmış un helvasıydı. Doğrusu, hafif şekerli ve altı tavada kızartılmış bu helva müthiş bir final. 

Mutfağını teknik ustalıktan çok hisle kurduğunu belirten Şef Demir Özkal, lezzetin yalnızca damakta değil, paylaşılan anlarda, kurulan bağlarda ve aynı sofrada geçirilen zamanda anlam bulduğunu düşünüyor. 

Hakikaten, sofrayı kiminle paylaştığınız yemeğin ötesine geçen bir histir. Şef Demir Özkal’ın TUZZ Karaköy’de köklerinden beslenen mutfağı size yüzde yüz bir lezzet tatmini sağlarken, her takdimini bir hikâyeyle taçlandırması ve bu hikâyelerin sohbete dönüşmesi onu da sofranızdaki dost meclisine dahil ediyor. 

Aynı duygular Khai Hotel Bodrum’un TUZZ’unda da yakalanacak. Ateşin, paylaşımın ve modern Akdeniz ruhunun etrafında şekillenen Bodrum’daki TUZZ’un sezonu açtığının müjdesini verelim. Sonbahardan ilkbahara önemli müzisyenlerin sahne aldığı Khai Karaköy’deki Asa Khai Jazz Bar ise Eylül’e kadar mola verecek; onu da meraklıları için duyurmuş olalım.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok