İngiltere ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde yüzde 0,4 büyüdü. İlk çeyrekte kaydedilen yüzde 0,6'lık büyümenin ardından gelen bu sonuç, ekonominin üst üste ikinci çeyrekte genişlediğini gösterdi.
Açıklanan verilerde şirket yatırımlarındaki artış da dikkat çekti. İkinci çeyrekte yatırımlar yüzde 1,7 yükselirken, Reuters anketine katılan ekonomistler yüzde 0,5'lik bir gerileme bekliyordu.
Deutsche Bank İngiltere Başekonomisti Sanjay Raja, verilerin İngiltere'yi G7 ekonomileri arasında art arda ikinci çeyrekte de en güçlü büyüme performanslarından birini göstermeye yaklaştırdığını söyledi. Raja'ya göre yılın ilk yarısındaki yıllıklandırılmış büyüme yüzde 2 seviyesine ulaşarak oldukça güçlü bir görünüm ortaya koydu.
Hanehalkı harcamaları ekonomiyi destekledi
Ekonomik aktivitedeki canlılıkta tüketici harcamalarının da önemli payı oldu. Sıcak hava koşulları, İngiltere'nin FIFA Dünya Kupası'ndaki başarılı performansı ve iş dünyasında artan güven, tüketicilerin son aylarda daha fazla harcama yapmasına katkı sağladı.
Ancak yüksek akaryakıt fiyatlarının hanehalklarının satın alma gücü üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. Raja, bu nedenle önümüzdeki dönemde büyüme hızında bir miktar yavaşlama görülebileceğini belirtti.
Buna karşın ekonomiye ilişkin beklentilerde uzun süredir görülmeyen olumlu sinyallerin ortaya çıktığını ifade eden Raja, büyüme görünümünde sınırlı da olsa yukarı yönlü risklerin oluştuğuna dikkat çekti.
Enerji fiyatları yeni tehdit oluşturuyor
İngiltere ekonomisinin güçlü başlangıcına rağmen görünümün önündeki en önemli belirsizliklerden biri Orta Doğu'daki savaş. Uluslararası Para Fonu (IMF), nisan ayında ABD ve İsrail'in İran'la yürüttüğü savaşın İngiltere ekonomisini diğer gelişmiş ülkelere kıyasla daha fazla etkileyebileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.
Bunun temel nedenlerinden biri İngiltere'nin petrol ve doğal gaz ithalatına olan yüksek bağımlılığı. Enerji fiyatlarında kalıcı bir yükseliş, hem şirketlerin maliyetlerini hem de tüketicilerin harcama kapasitesini olumsuz etkileyebilir. Ülkenin mal enflasyonunda son yıllarda benzer gelişmiş ekonomilere kıyasla daha sert artış yaşaması da bu kırılganlığı artırıyor.
Hürmüz senaryosu büyümeyi sert vurabilir
İngiliz Hazine yetkililerinin Başbakan Andy Burnham'a sunduğu ekonomik modellemelerde, Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların uzun süre devam etmesi durumunda daha karamsar bir tablo ortaya çıkıyor.
Bloomberg'in aktardığı değerlendirmelere göre, böyle bir senaryoda İngiltere ekonomisinin gelecek yılki büyümesi yüzde 0,3'e kadar gerileyebilir. Enerji arzında yaşanacak sorunların petrol ve doğal gaz fiyatlarını daha da yukarı çekmesi, ekonomideki toparlanmayı önemli ölçüde yavaşlatabilir.
T. Rowe Price Avrupa Başmakroekonomisti Tomasz Wieladek ise ekonomideki büyümenin yalnızca kamu harcamalarından beslenmediğine, özel sektör faaliyetlerinde de daha güçlü bir görünüm oluştuğuna işaret etti.
Wieladek, buna rağmen Orta Doğu'daki çatışmanın İngiltere ekonomisi üzerinde hiçbir etkisi olmayacağı beklentisinin gerçekçi olmadığını belirtti. Ekonomist, yılın ilk iki çeyreğinde görülen güçlü büyümenin yılın ikinci yarısında aynı hızla devam etmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.
Sanayi ve inşaat zayıf kalıyor
Pictet Asset Management Çoklu Varlık Eş Başkanı Shaniel Ramjee ise büyümenin ağırlıklı olarak İngiltere ekonomisinin en büyük bileşeni olan hizmet sektöründen geldiğine dikkat çekti.
Ramjee, sıcak hava koşullarının hizmet faaliyetlerini desteklediğini ancak ülkenin sanayi üretimi ve inşaat sektöründe aynı canlılığın görülmediğini belirtti. Küresel ölçekte altyapı yatırımlarının hız kazandığı bir dönemde İngiltere'de inşaat ve sanayi üretiminin yıllık bazda gerilemesi, ekonomik toparlanmanın dengeli bir yapıya henüz kavuşmadığına işaret ediyor.
Böylece İngiltere ekonomisi yılın ilk yarısını güçlü bir büyümeyle geride bıraksa da önümüzdeki dönemde enerji fiyatları, jeopolitik riskler ve sanayi faaliyetlerindeki zayıflık büyümenin seyrini belirleyecek temel unsurlar olarak öne çıkıyor.