Ortadoğu’daki çatışma nedeniyle dünyanın dikkati Hürmüz Boğazı’na ve yükselen petrol fiyatlarına çevrilmiş durumda. Ancak Karadeniz’deki çıkmaz, kırılgan ülkelerde gıda güvenliğini tehdit ederken enflasyonu daha da artırma riski yaratarak ekonomik zararı büyütüyor. Tahvil yatırımcıları, enerji gibi kalemlerin maliyetine daha fazla odaklanmış olan piyasada gıda arzına yönelik risklerin henüz fiyatlara tam olarak yansımadığını söylüyor.
Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan Karadeniz, dünyanın en kalabalık ülkelerinden bazılarına yapılan küresel tarım ürünü sevkiyatları için kritik bir geçiş noktası. Rusya ve Ukrayna, küresel buğday ticaretinin dörtte birinden fazlasını oluşturuyor. Bu oran, Körfez’deki Hürmüz Boğazı’ndan deniz yoluyla geçen petrol ticaretine benzer bir paya denk geliyor.
Ülkelerin birbirlerinin limanlarına yönelik saldırılarını artırarak tahıl terminallerini, siloları ve gemileri vurduğu temmuz ayından bu yana sevkiyatlar ciddi biçimde kesintiye uğramış durumda. Tırmanan gerilim Rusya’nın enerji altyapısını da vurdu ve dizel fiyatlarını rekor seviyelere taşıdı. Tarımın temel girdilerinden biri olan yakıt maliyetindeki artış, gıda fiyatları açısından bir başka enflasyonist risk oluşturuyor.
Bir aydır tahıl alamadı
Dünyanın en büyük buğday alıcısı olan Mısır, yaklaşık bir aydır Karadeniz’den hiç tahıl almadı. Rusya’nın ihracatı Ukrayna’nın insansız hava araçlarının saldırıları nedeniyle sekteye uğrarken, limanları abluka altında olan Ukrayna ise tahılını karayolu veya nehir yoluyla dışarı çıkarmakta zorlanıyor. Hasat ürünleri biriktikçe ülke yeterli depolama alanı bulmakta da güçlük çekiyor.
Buğday fiyatları üç yılın en yüksek seviyesine yükseldi ve Türkiye’nin 2022’de Ukrayna’nın mahsur kalan tahılının sevkiyatı için bir koridor oluşturulmasını sağlamak amacıyla arabuluculuk ettiği anlaşmanın tekrarlanacağına dair çok az işaret var. Ukrayna’nın savaştan ağır şekilde zarar gören ülkeye verilen desteğe karşı yerel siyasi tepkinin ardından batıdaki komşuları artık Ukrayna tahılına ithalat yasağı uyguluyor.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Center for Strategic and International Studies’te gıda güvenliği uzmanı olan Caitlin Welsh, “Karadeniz’i küresel buğday ticareti açısından, Hürmüz Boğazı’nı küresel petrol ticareti açısından gördüğümüz kadar önemli bir yer olarak değerlendirebiliriz. Dünya, bu saldırıların etkisini olduğundan düşük tahmin ediyor” dedi.
Araştırma kuruluşu SovEcon’un verilerine göre Rusya ve Ukrayna’nın toplam buğday ihracatının temmuz-eylül hasat dönemi sonunda geçen yılki seviyenin yaklaşık yarısına düşmesi bekleniyor. Rusya ve Ukrayna ayrıca küresel ayçiçek yağı ticaretinin üçte ikisini ve mısır sevkiyatlarının onda birini oluşturuyor. Bu ülkelerin tarım ürünleri nihayetinde Mısır’daki fırınlardan Hindistan’daki pazar tezgahlarına, Türkiye’deki un değirmenlerinden Vietnam’ın hayvancılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektörlerine kadar pek çok noktaya ulaşıyor.
Ho Chi Minh City’nin hemen dışında bulunan Golden Wheat, un üretmek üzere tahıl öğütüyor ve hayvan yemi ithal ediyor. Şirket, Güneydoğu Asya’nın hızla büyüyen gıda talebini karşılamaya çalışan büyüyen sektörün bir parçası. Şirket, Ukrayna’nın Odesa limanından kıyı boyunca 500 kilometre uzaklıktaki Bulgaristan’ın Burgaz şehrinden buğdayı yüklemek üzere iki gemisini yönlendirmeyi başardı.
“Dünyanın dört bir yanından talepler alıyoruz”
Diğer ülkeler de tahıl tedariki için Fransa’ya yönelmeye çalışıyor. Fransa, Sudan’a 18 yıl aradan sonra ilk kez bir buğday sevkiyatı gerçekleştirdi. Yerel denizcilik acentelerinin verilerine göre Libya ise Rouen Limanı’na on yılı aşkın bir süre sonra ilk kez başvurdu. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer ülkeler Litvanya, Letonya ve Estonya gibi Baltık ülkelerine yöneldi. Bangladeş, Romanya ve Arjantin gibi üreticilere bakarken, yakın zamanda yıllardır süren ihracat yasağını kaldıran Hindistan’dan da küçük miktarlarda buğday tedarik ediyor. Alıcılar ayrıca yılın bu dönemi için daha alışılmadık yerlere, örneğin henüz bu yılki hasadını toplamamış olan Avustralya’ya da yöneliyor.
Avustralya’nın önde gelen tahıl tüccarlarından CBH Group’un buğday ticareti yöneticisi William Reid, “Her gün dünyanın dört bir yanından talepler alıyoruz. Son derece yoğun bir dönemden geçiyoruz. Talebin bir kısmını karşılama konusunda kısıtlamaya gitmek zorundayız çünkü bu miktarda buğdayı kaybetmeye kelimenin tam anlamıyla devam edemeyiz” ifadelerini kullandı.
Diğer önemli tahıl üretim bölgelerinden gelen arz da sınırlı. Kuraklıklar ABD’de buğday ve mısır verimini düşürürken, Avrupa’nın mahsulleri de bu yılki sıcak hava dalgalarından zarar gördü. Rezervlerini hızla tüketen ülkelerin alımlarını artırması ve Güney Yarımküre’deki hasatların henüz başlamamış olması nedeniyle sıkışıklığın bu ay daha da artması bekleniyor.
Yılın bu dönemi, yaz mahsullerinin ihracat sezonunun zirvesine denk geliyor ve hem Rusya hem de Ukrayna hükümetleri mahsullerini dışarı çıkarabilecekleri güzergahları güvence altına almak için yoğun çaba harcıyor. Karadeniz’i devre dışı bırakmak zor çünkü başka yerlerdeki kapasite sınırlı, yeterince gelişmemiş veya daha pahalı.
“Hürmüz Boğazı’nın ablukaya alınmasından daha korkutucu”
Bu ay Hindistan’da düzenlenen BRICS zirvesi sırasında Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, milyonlarca ton Rus tahılının Kazakistan üzerinden veya Baltık ve Hazar denizleri yoluyla sevk edildiğini söyleyerek güven verici bir mesaj vermeye çalıştı. Ülke ayrıca tahılını dışarı çıkarmak için Uzak Doğu’ya yöneliyor. Ancak bunun da bir maliyeti var. Baltık ülkelerinden geçen Rus tahıl hacmi hızla artarken, bu durum Letonya ve Litvanya’nın kısıtlamaları değerlendirmesine yol açıyor. Uzak Doğu’nun kullanılması ise deniz taşımacılığından daha pahalı olan demiryolu taşımacılığında binlerce kilometrelik ek bir güzergah anlamına geliyor.
Rusya buğdayını kara yoluyla ithal eden Kazakistan Tahıl Birliği’nin analitik komite başkanı Yevgeny Karabanov, “Bu petrol piyasası açısından Hürmüz Boğazı’nın ablukaya alınmasından daha acı verici ve daha korkutucu. Kaybedilen hacimlerin yerini dolduracak kadar tahıl üretimini başka yerlerde hiç kimse kısa sürede yeterince artırabilir değil” dedi.
Şu an için gıda enflasyonu oldukça düşük seviyede olsa da, yıl sonuna doğru hız kazanmaya başlaması bekleniyor. İran savaşının tetiklediği gübre ve yakıt maliyetlerindeki artış nedeniyle arz zaten kırılgan bir durumdaydı. Güçlü bir El Nino olayı da bu zorluğu daha da artırdı. CSIS’ten Welsh, “Aynı anda birçok şokla karşı karşıyayız” dedi.
2010 yılında orman yangınları ve kuraklıkların etkisiyle Rusya’nın buğday ihracatını yasaklaması, gıda fiyatlarındaki ani artışları tetiklemiş ve bu durum Arap Baharı’nın ortaya çıkmasında etkili bir faktör olmuştu. Bu kez, Afrika ve Orta Doğu’da Rus tahılına olan bağımlılık o zamankinden daha da fazla. Bloomberg’in haberine göre günyanın en büyük tahıl alıcı ülkelerinin çoğu, ekmeği uygun fiyatlı tutmak için sübvansiyon programlarını sürdürüyor ve düşük maliyetli Karadeniz tahılı, bu ülkeler için önemli bir tedarik kaynağı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu ayın başlarında Kırgızistan’da Rusya lideri Vladimir Putin ile yaptığı görüşmede, “Bu sorunu çözmemiz gerekiyor çünkü yol açtığı zarar giderek artıyor” dedi. Rusya’nın bir diğer önemli buğday alıcısı olan Türkiye, 2022’de aracılık ettiği Ukrayna tahılına ilişkin Karadeniz Tahıl Girişimi’ne benzer bir anlaşma için çalışmayı umuyor. Bir teklif hazırladı ve her iki tarafla da temas halinde.