İsviçre, İsveç, ABD, İrlanda ve İngiltere’den bilim insanlarının World Weather Attribution (WWA) bünyesinde gerçekleştirdiği analiz, Avrupa denizlerindeki aşırı sıcaklıkların boyutunu ortaya koydu. Araştırmacılar, insan faaliyetlerinden kaynaklanan küresel ısınmanın bu olağanüstü sıcaklıklardaki rolünü de inceledi.
Akdeniz’de sıcaklık farkı iki dereceye ulaştı
Araştırmaya göre fosil yakıtların kullanımından kaynaklanan küresel ısınma, Avrupa denizlerindeki sıcaklıkların belirgin biçimde yükselmesine neden oldu.
İklim değişikliğinin etkisiyle deniz suyu sıcaklıklarının:
- Akdeniz’de yaklaşık 2 derece,
- Biskay Körfezi ve İber Yarımadası çevresinde 1,4 derece,
- Kelt Denizi’nde ise 1,3 derece arttığı hesaplandı.
Bazı bölgelerde sıcaklıkların mevsim ortalamasından 6 derece daha yüksek ölçülmesi, deniz ekosistemleri üzerindeki baskının boyutunu gözler önüne serdi. Bilim insanları, insan kaynaklı küresel ısınma yaşanmasaydı bu ölçekte bir sıcaklık artışının ortaya çıkmasının son derece düşük bir ihtimal olduğunu belirtiyor.
Deniz sıcak hava dalgaları geniş alanlara yayıldı
Aşırı sıcaklıkların etkisi yalnızca belirli noktalarla sınırlı kalmadı. Biskay Körfezi ve İber Yarımadası kıyılarının yaklaşık yüzde 90’ı deniz sıcak hava dalgasının etkisi altında bulunurken, bu oran Batı Akdeniz’de yüzde 80’e, Doğu Akdeniz’de ise yüzde 70’e ulaştı.
İklim değişikliğinin olmadığı senaryoya ilişkin modellemeler ise tablonun ne kadar farklı olacağını gösteriyor. Buna göre Biskay Körfezi ve Batı Akdeniz’de sıcak hava dalgasından etkilenen alanların oranı yaklaşık yüzde 40 seviyesinde kalacak, Doğu Akdeniz’de ise yüzde 9 civarında olacaktı.
Deniz ekosistemleri üzerindeki baskı büyüyor
Denizlerdeki olağanüstü ısınma, yalnızca su sıcaklıklarının yükselmesi anlamına gelmiyor. Deniz ekosisteminin temelini oluşturan sünger, mercan ve makroalg gibi türlerde kitlesel ölümler yaşanması, yaşam alanlarının hızla bozulmasına yol açıyor.
Bu türlerin zarar görmesi, denizlerdeki besin zincirinin tamamını etkileyebilecek sonuçlar doğuruyor. Özellikle deniz kuşları ve deniz memelileri gibi besin zincirinin üst basamaklarında yer alan canlıların popülasyonlarında hızlı düşüşler görülebiliyor.
Balıkçılık ve gıda güvenliği de risk altında
Imperial College London Çevre Politikaları Merkezi’nden Prof. Dr. Friederike Otto, denizlerdeki ısınmanın karadaki sıcaklık artışlarından çok daha geniş kapsamlı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Bilim insanlarına göre fosil yakıt kullanımının devam etmesi halinde okyanus ve deniz ekosistemlerinin karşı karşıya olduğu tahribat daha da derinleşebilir. Deniz canlılarının yaşam alanlarının zarar görmesi, yalnızca biyolojik çeşitlilik açısından değil, balıkçılık faaliyetleri, gıda güvenliği ve kıyı bölgelerinde yaşayan toplulukların ekonomik geleceği açısından da ciddi risk oluşturuyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, Avrupa denizlerinde sıcaklık rekorlarının artık yalnızca meteorolojik bir gelişme olmadığını, deniz yaşamından kıyı ekonomilerine kadar uzanan geniş bir alanda sonuçlar doğuran iklim krizinin önemli göstergelerinden biri haline geldiğini ortaya koyuyor.