;
Davos’un gündemindeki maddelerden biri varlıkların tokenizasyon yoluyla yeniden dağıtıma sunulmasıydı.
Yaklaşık 650 bin Bitcoin varlığı ile dünyanın açık ara en büyük kurumsal yatırımcısı MicroStrategy için iddialar dinmiyor. Polymarket’te açılan ve milyonlarca dolarlık işlem hacmine ulaşan bahisler şirketin Bitcoin’lerini ne zaman satmak zorunda kalacağı üzerine oynanıyor.
Piyasalardaki düşük volatilite ve yüzeysel sükunet yanıltıcı olabilir. Bu dinginliğin hemen altında Fed’in iç bölünmesi, Bitcoin’in zorlu sınavı ve küresel likiditenin kırılganlığıyla beslenen güçlü bir akıntı yatıyor.
Son günlerde finans piyasalarını izleyen herkesin aklında tek bir soru var: “Powell yine para mı basacak?” Çünkü ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, geçen günlerde öyle bir açıklama yaptı ki piyasalar adeta hop oturup hop kalktı. Powell açık açık “Para piyasalarında sıkılaşma var” dedi. Türkçesiyle: Likidite kurudu dostlar.
Trump’ın Çin’e yüzde 100 ek gümrük vergisi açıklaması, kripto piyasalarında tarihi bir çöküşe yol açtı. Toplam tasfiye miktarı 19,3 milyar dolara ulaştı.
Politika faizini 25 baz puan indiren Fed’in Başkanı Powell’ın “Belki devamı gelir” açıklaması risk iştahını artırdı. Yine de 2025’e dair beklenti oluştururken “tek yönlü bir boğa piyasası” hayaline kapılmamak gerekiyor.
Kriptoda gözler Fed’in eylül ayı toplantısına çevrildi. Eğer faiz indirimi olursa önce bir sarsıntı, ardından da altcoin boğası yaşanma ihtimali yüksek.
Bir teori sadece sözcüklerden ibaretse eksiktir. O yüzden gelin, 2024 ve 2025’teki İran - İsrail çatışmaları dönemlerinde Bitcoin’in performansına yakından bakalım.
Kripto piyasalarında liderlik yeniden tanımlanıyor: Ethereum ve altcoin’lerin gölgede kaldığı bu dönemde Bitcoin’in öne çıkmasının arkasında yalnızca teknik değil, makroekonomik bir gerçeklik yatıyor.