İki günlük toplantının gündeminde küresel büyüme, enerji piyasalarındaki gelişmeler, Çin’in yüksek dış ticaret fazlası ve yapay zeka yatırımlarındaki hızlı yükseliş bulunuyor. Ancak toplantının ilk gününe Rusya’nın G20’ye dönüşü ve ABD’nin bazı gazetecilere akreditasyon vermemesi damga vurdu.
Rus bakanın dönüşü Avrupa’da rahatsızlık yarattı
Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, Moskova’nın 2022’de Ukrayna’ya yönelik işgalinin başlamasından bu yana ilk kez bir G20 toplantısına fiziksel olarak katıldı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in toplantının açılışını yaptığı sırada Siluanov’un da masada yer alması, bazı Avrupalı temsilcilerin tepkisini çekti. Polonya Maliye Bakanı Andrzej Domanski, Rusya’nın toplantıda bulunmasından duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdi.
Domanski, ev sahibi ülkenin konuk davet etme hakkını kabul ettiğini ancak Rusya’ya güvenmediklerini belirterek Moskova ile yapılacak görüşmelerde dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Siluanov’un Asheville’de Bessent ile ikili bir görüşme gerçekleştirmesi de dikkat çekti. Rusya Maliye Bakanlığı, görüşmede G20 kapsamındaki mali işbirliğinin ele alındığını açıklarken, ABD tarafına yakın bir yetkili görüşmenin temel başlığının Donald Trump yönetiminin Ukrayna için hazırladığı barış planı olduğunu aktardı.
Görüşmelere ilişkin bilgi veren bir kaynak ise Bessent’in Siluanov’a savaş sona ermeden Rusya’ya yönelik ekonomik bir rahatlama sağlanmasının veya başka bir alanda anlaşmaya gidilmesinin mümkün olmayacağı mesajını verdiğini belirtti.
Avrupa yeni yaptırım hazırlığında
Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil de Rusya’nın Asheville’de ağırlanmasına tepki gösterdi. Klingbeil, Avrupa’nın Moskova’ya yönelik yeni bir yaptırım paketi üzerinde çalıştığını belirterek ABD’nin Siluanov’u toplantıya davet etmesinin Washington’ın Avrupa’nın yaptırım politikasına verdiği destek açısından “oldukça rahatsız edici” bir görüntü oluşturduğunu ifade etti.
Avrupalı yetkililer, G20 kapsamında geleneksel olarak gerçekleştirilen aile fotoğrafında da Siluanov ile aynı karede bulunmak istemedi. Fotoğraf, Rus bakanın yer almadığı bir şekilde çekildi.
Rusya’nın G20 toplantılarına katılımı daha önce de tartışma yaratmıştı. Nisan 2022’de Siluanov’un toplantıya çevrim içi bağlanması dahi ABD, İngiltere, Kanada ve Avrupa Merkez Bankası temsilcilerinin Rus yetkililerin konuşması sırasında salonu terk etmesine neden olmuştu.
Washington’ın önceliği büyüme ve borç yükü
G20 toplantısının ekonomik gündeminde küresel borçluluk ve ekonomik büyüme öne çıktı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, küresel finans krizinin ve Covid-19 salgınının ardından ülkelerin önemli miktarda borç biriktirdiğine dikkat çekerek borç yükünün azaltılmasında en etkili yöntemin ekonomik büyümeyi hızlandırmak olduğunu savundu.
Küresel borç stokunun bu yıl yaklaşık 353 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaşması, finansal istikrara yönelik endişeleri artırıyor. Artan borçluluk, yatırımcıların ABD Hazine tahvilleri gibi geleneksel güvenli varlıklara ilişkin değerlendirmelerini de yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Bessent, küresel ekonominin finansal kriz ve pandemi sonrasında ciddi bir borç yükü taşıdığını belirterek, bu yükten çıkışın temel yolunun büyümeden geçtiğini söyledi.
Trump yönetimi ayrıca G20 toplantılarında özel sektör temsilcilerine daha geniş bir alan açtı. Washington, ekonomik büyümenin önündeki sorunlar arasında aşırı düzenlemeleri, etkisiz vergi ve teşvik mekanizmalarını, yetersiz kamu ve özel sektör yatırımlarını, iç pazarların parçalı yapısını ve iş gücündeki beceri eksikliklerini sıralıyor.
Gazetecilerin toplantıya alınmaması tartışma yarattı
Asheville’deki toplantının bir diğer tartışmalı başlığı basın akreditasyonları oldu.
ABD Hazine Bakanlığı, aralarında Bloomberg News ekiplerinin yanı sıra New York Times ve Wall Street Journal’dan bazı gazetecilerin de bulunduğu basın mensuplarının toplantıya girişine izin vermedi.
Almanya Maliye Bakanı Klingbeil, kararın basının G20 toplantısını özgür ve açık biçimde takip etme hakkıyla bağdaşmadığını savundu. Klingbeil, gazetecilerin veya haber ekiplerinin toplantıdan dışlanmasını kabul edilemez olarak nitelendirdi.
ABD Hazine Bakanlığı ise toplantının 300’den fazla gazeteci tarafından takip edildiğini ve New York Times’tan başka bir muhabirin de akredite edildiğini açıkladı. Bakanlık, basın erişiminin aynı zamanda yerleşik gazetecilik ilkelerine uygun, olgusal haber yapma sorumluluğunu beraberinde getirdiğini belirtti.
Yapay zeka yatırımları küresel büyümenin yeni motoru olabilir
Toplantının dikkat çeken isimlerinden biri de mayıs ayında göreve başlayan ABD Merkez Bankası Başkanı Kevin Warsh oldu.
İlk uluslararası ekonomi toplantısına katılan Warsh, yapay zeka yatırımlarındaki güçlü ivmenin uzun süredir düşük inovasyon ve zayıf yatırımlarla ilişkilendirilen “seküler durgunluk” döneminin sona ermesine katkı sağlayabileceğini söyledi.
Warsh, yapay zeka kaynaklı yatırımları dünya genelinde yeni bir yatırım dalgasının işareti olarak değerlendirdi. Ona göre bu süreç, geçmişte sermayenin atıl kalmasına yol açan yatırım fırsatı eksikliğini tersine çevirebilir.
Bessent ise ABD’nin yüksek kamu borcu ve bütçe açığına ilişkin piyasa endişelerini sınırlı buldu. ABD ekonomisinin diğer gelişmiş ülkelere kıyasla daha güçlü performans gösterdiğini savunan Bessent, tahvil piyasasında ciddi bir “çalkantı” yaşanmadığını ifade etti.
G20’nin ikinci gündemi Çin’in ticaret fazlası
Toplantının ikinci gününde küresel ticaret dengesizliklerinin masaya yatırılması bekleniyor.
Bessent, özellikle Çin’in yaklaşık 1,2 trilyon dolara ulaşan dış ticaret fazlasına dikkat çekerek G20 ülkelerinin Pekin ile ticari ilişkilerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
ABD Hazine Bakanı, Çin ekonomisinin zayıf bir görünüm sergilediğini ve Pekin yönetiminin ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla ihracata daha fazla ağırlık verdiğini savundu. Bessent, Çin’in ekonomik modelini ihracat ağırlığından iç tüketime dayalı daha dengeli bir yapıya dönüştürmesi gerektiğini belirtti.
Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure ise küresel ticaretteki dengesizliklerin sorumluluğunun yalnızca Çin’e yüklenmemesi gerektiğini vurguladı. Lescure, daha dengeli bir küresel ekonomi için Çin’in yanı sıra ABD ve Avrupa’nın da kendi politikalarında gerekli adımları atması gerektiğini söyledi.