Türkiye Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasında yer alıyor. Orta Koridor sayesinde doğudan batıya kesintisiz erişim sağlanabiliyor. Demiryolları, limanlar, enerji ve dijital altyapı yatırımlarıyla Asya ve Avrupa arasında güçlü bağlar kuruluyor. ‘Modern İpek Yolu’ olarak tanımlanan bu girişim, Asya’dan Avrupa’ya mal akışı için yeni rotalar açmakla kalmıyor, lojistik sektöründe hız, maliyet ve çeşitlilik açısından yeni bir dönemin de habercisi oluyor. Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin Orta Koridorun önemini şöyle anlatıyor: “Orta Koridor, özellikle Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Çin ile Avrupa arasındaki en kritik güzergahlardan biri haline geldi. Ancak Türkiye’deki bazı eksikler nedeniyle bugün operatörler Karadeniz rotasını tercih ediyor. Gürcistan bir ‘hub’ işlevi görürken Azerbaycan da Hazar kıyısındaki yeni liman ve demiryolu bağlantılarıyla payını artırıyor.”
Türkiye, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı, Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı, liman yatırımları ve lojistik merkezlerle küresel ticaretteki etkinliğini artırıyor. Bu projeler, sadece taşıma kapasitesini büyütürken Türkiye’nin bölgesel bir lojistik üs olma potansiyelini güçlendiriyor. Gümrük süreçlerinde hayata geçirilen dijital dönüşüm de transit geçişlerde hız ve verimlilik sağlıyor. Engin, “Kuşak-Yol Girişimi lojistikte süreleri kısaltıyor, maliyetleri düşürüyor, tedarik zincirini çeşitlendiriyor. Bu da hem sektörü dijital ve stratejik bir yapıya dönüştürüyor hem de Türkiye için önemli fırsatlar yaratıyor” diyerek bu yatırımların stratejik değerini vurguluyor.
UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin’e göre, Çin ile Avrupa arasındaki yük taşımacılığında Türkiye’nin sunduğu rota hızlı, güvenilir ve öngörülebilir olma gücüne sahip: “Ancak bunun için transit taşımacılığın daha da güçlendirilmesi gerekiyor. Bu bağlamda Türkiye’nin lojistik merkezleri, liman kapasitesi ve gümrük sistemlerinde ortaya koyduğu yenilikler, küresel ticaret zincirinde kritik bir tamamlayıcı rol oynuyor.”
Eksikler ve gereken adımlar
Kapasite ve bağlantı sorunlarının çözülmesi Türkiye’nin önceliği olmalı. Bigehan Engin, yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor: “Marmaray’ın yük kapasitesinin artırılması, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden demiryolu geçişinin sağlanması, Kars Lojistik Merkezi ile Ahılkelek arasında yeni hatların yapılması gibi adımlar gecikmeden atılmalı. Türkiye ancak bu eksikleri giderirse bölgesel lider ve lojistik merkez olarak öne çıkabilir.”
UTİKAD Başkanı ayrıca tüm lojistik imkanların -denizyolu ve demiryolu bağlantılarından lojistik merkezlere kadar- etkin biçimde kullanılmasının önemine dikkat çekiyor: “Bu girişim yalnızca fiziki altyapı yatırımı değil, aynı zamanda uzun vadeli ekonomik entegrasyon ve iş birliklerinin de zemini. Bu stratejiye uyum sağlayabilen ülkeler, küresel ticaret ağlarında avantajlı konuma gelecek.”
Türkiye, sahip olduğu avantajları etkin kullanıp altyapı eksikliklerini hızla giderebilirse Kuşak-Yol Girişimi’nden en çok fayda sağlayan ülkelerden biri olabilir.