Bir zamanlar tüketimin altın kuralı fark yaratmak için sahip olmaktı. En son model telefona, en güçlü süpürgeye, en hızlı bilgisayara… İndirimleri kovalayan, peşin fiyatına taksit kollayan akıllı tüketiciler bu işe yoğun mesai harcıyordu. Artık dengeler hızla değişiyor. 2024 itibarıyla 200 milyar dolara ulaşan küresel kiralama pazarı, cazip bir seçeneğe sahip: Sahip olmadan kullanmak! Ipsos araştırmasına göre Türkiye’de de 18 - 45 yaş arası bireylerin yüzde 62’si satın almak yerine kiralamanın daha mantıklı olduğu düşüncesinde. Çünkü kullanıcı ürünü yalnızca ihtiyacı olduğu süre boyunca elinde tutuyor, işini bitirince iade ediyor. Bu yaklaşım hem büyük maliyetlerin önüne geçiyor hem de ürünü satın almadan önce deneyimleme imkanı veriyor. Artık tüketiciler için asıl mesele ürünün sahibi olmak değil ona kolayca erişmek. Türkiye’nin 20,1 milyar dolarlık tüketici elektroniği pazarında, elektronik kiralamanın kısa sürede 1 milyar doları aşması beklentisi de trendin bu yönde güçlendiğini gösteriyor. Bu dönüşümün Türkiye’deki en güçlü temsilcileri ise Kiralabunu ve Kiralarsın. İkisi de aynı fikrin etrafında şekillenmiş olsa da işleyişleri, vizyonları ve hedefleri farklı.
Türkiye’de elektronik kiralama işinin ilk girişimcisi, Kiralabunu’nun kurucu ortağı Elif Kapıcı. 37 yaşında ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji mezunu. Kendisi 2020’de iş dünyasından, aile ve arkadaş çevresinden bir araya geldiği ortakları Sinan Ventura, Alper Erdem ve Cenk Yılmaz ile Avrupa ve Amerika’daki kiralama modellerini inceleyip bu pazarı Türkiye’ye uyarlamaya karar vermiş. Ona göre Türkiye, hem teknoloji kullanım oranı hem de nüfus yapısı açısından, bu modelin hızla benimsendiği ülkelerle benzer özellikler taşıyor. Yaklaşık beş yıl önce son kullanıcının e-ticaret yoluyla kolayca erişebildiği bir sistem kurmuş.
Bugün 700’e yakın üründe kullanılabilen bu modelin hedefinde; esnek yapısıyla bireysel kanalda abonelik sistemleri ve kiralama çözümleri alanında liderliğini korumak ve pazarı büyütmek var. Kiralabunu’nun yolculuğu ise teknolojik ürün kiralama fikriyle başlıyor. İlk iki yıl boyunca yalnızca bireysel kullanıcıya odaklanan şirket, kısa sürede farklı ürün gruplarına yönelik talebi fark ederek bebek ürünleri kiralama hizmeti sunan “Kiralamini” markasını hayata geçirmiş. Ancak 2024’te stratejik bir adım atarak kiralama modelini yalnızca online kanallarla sınırlı tutmak yerine perakendeye taşımışlar.
Mağazada görerek almak müşteri açısından bir avantaj. Teknosa, Arçelik ve Migros ile başlayan iş birlikleri sayesinde, mağaza içinde kullanıcıya peşin satın alma veya taksit seçeneklerinin yanı sıra kiralama imkanı da sunulmaya başlanmış. Arçelik ile enerji sistemleri tarafındaki iş birliği beyaz eşyayı da kapsayacak. Bu modeli cazip kılan özelliklerinden biri seçenek sunması. Yani dönem sonunda ürünü ister satın alın, ister iade edin. Ayrıca Kiralabunu, yenilenmiş elektronik ürün marketi EasyCep ile teknolojiye erişimi kolaylaştıran bir iş birliği de gerçekleştirdi. Şirket, 2025’in son çeyreği ve 2026 boyunca perakende entegrasyonunun iş hacmine etkisinin belirginleşmesini bekliyor. 2024 itibarıyla 150 bin kullanıcıya ulaşan Kiralabunu, 750 kurumsal hesap ve 350’den fazla iş ortağıyla büyüme ivmesini koruyor. Elif Kapıcı’nın son beş yıldaki tabloyu özetlerken kullandığı cümle de bunu kanıtlıyor: “Ciromuz bu süreçte konsolide olarak 200 kat arttı.”
Kiralabunu, büyüme stratejisi kapsamında ekibini genişletirken altyapı yatırımlarının yanı sıra ürün gamını da çeşitlendirmekten yana. Beyaz eşyadan mobilite çözümlerine, endüstriyel ve medikal ekipmanlardan spor ve güvenlik ürünlerine kadar 18 farklı kategoride hizmet sunuyorlar. Kapıcı, “Her geçen gün ürün çeşitliliğimizi artırıyor, yeni markalarla mağaza içi ve online kiralama noktalarını çoğaltıyoruz” diyor. 2025 hedefleri arasında 1,2 milyar TL’lik (yaklaşık 30 milyon dolar) yeni kiralama kontratı oluşturmak ve yönetim altındaki varlıkların 1 milyar TL’nin üzerine taşınması var. Şirketi en az iki kat büyütmek ve yurt dışı açılımları için projeleri hayata geçirmek de öyle.
Globale doğru
Bir iş fikrinin doğuşu çoğu zaman günlük hayattaki basit ihtiyaçlara dayanıyor. Kiralarsın kurucu ortağı ve CEO’su Başak Baykan 34 yaşında ve Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Kendisinin aklına kiralama fikri ilk olarak bir öğrenci evinde, kiralık ürün arayışının cevapsız kalmasıyla gelmiş. Türkiye pazarında bunu sunan bir iş modeli bulamayınca projeyi yatırımcılarla paylaşmış ancak o dönem ilgi görmemiş. Kurumsal hayatta ikinci el ürün alışverişlerinde yaşadığı olumsuz deneyimler artınca da Baykan bu fikrini yeniden gündeme almış. Önce kendi çevresinde küçük çaplı kiralamalar yaparak potansiyel kullanıcıların beklentilerini test etmiş. QNB Finansbank’ta çalışırken ise bankanın yatırım desteğiyle Çağdaş Dikici, Burak Koyun ve Mehmet Emin Ciddi ile Kiralarsın’ı kurmuş. Zamanla diğer yatırımcılarla birlikte QNB de şirkete ortak olmuş.
Ekim 2022’de ilk yatırım turunu tamamlayan girişim, 2023’te tüm Türkiye’ye hizmet vermeye başladı. Şubat 2024’te Yapı Kredi Mobil uygulamasına entegre oldu, Aralık 2024’te ise 900 bin dolarlık yeni bir yatırım turunu kapattı. Bu turda Türkiye İş Bankası’nın TIBAS Ventures fonu lider yatırımcı olarak yer aldı. Mart 2025 itibarıyla Kiralarsın, İş Bankası’nın mobil uygulaması İşCep üzerinden de kullanıcılarla buluştu.
Kiralarsın; telefondan bebek bakım ürünlerine, kameradan halı ve koltuk yıkama makinelerine kadar geniş bir yelpazede ürünleri kısa veya uzun vadeli kiralıyor. Kullanıcılar bir ürünü deneyip isterlerse ikinci el değerinden satın da alabiliyorlar.
Şirketin iş birliği yaptığı markalar arasında Vestel, Arçelik, Pazarama, Bissell, Kärcher, Remington, Russell Hobbs, Yapı Kredi ve İş Bankası var. İlk etapta yurt içinde agresif büyüyen Kiralabunu’nun aksine Kiralarsın, 2024’te global açılım yapan tarafta. Ocak ayında “Rundle” markasıyla İngiltere ve Galler’de hizmete başlamışlar ve aynı yıl ikinci yatırım turu tamamlanmış. Baykan, şirketin büyüme sürecinin merkezinde kendi yazılım altyapılarının bulunduğunu vurguluyor: “Stok yönetimi, operasyon süreçleri ve kargo entegrasyonları dahil tüm sistem in-house geliştirildi. Bu sayede farklı pazarlara açılmak ve markalarla entegrasyon sağlamak çok daha kolay.”
2024’te ayrıca üç markaya kendi kiralama operasyonlarını yürütebilmeleri için yazılım altyapısı sağlamışlar. 40’a yakın kurumsal şirketle de tedarik veya çalışanlara indirim imkanı sunma anlaşmaları da yapılmış. 2024’te Türkiye’de dolar bazında üç kat büyüyen şirketin kullanıcı sayısı ikiye katlanmış durumda. Tüketim hızının ne boyutta olduğuna gelirsek… Ortalama sepet tutarı 2023’te bin TL iken 2024 sonunda bin 900 TL’ye, 2025’in ilk yarısında ise 2 bin 500 TL’ye çıktı.

Odak farkı
Pazarın iki büyük oyuncusu rekabette gibi görünse de aslında farklı kulvarlarda koşuyor. Elif Kapıcı, ayrışma noktalarını “kapsam, esneklik ve ölçek” olarak özetliyor. Platform bugün 700’e yakın ürünle Türkiye’nin en geniş elektronik kiralama yelpazesine sahip. Teknolojiden bebek ürünlerine uzanan kategorilerde, bir aydan 24 aya kadar değişen sürelerle kiralama yapıyor. “Biz pazara teknoloji ürünleriyle çıktık, bebek ürünleri ve mobiliteyi de katarak zamanla çatıyı büyüttük ve bugün kendimizi Türkiye’nin ürün kiralama sistemi olarak konumlandırıyoruz” diyor. Kiralabunu’nun hedefi satıcılar için yeni nesil bir satış kanalı, son kullanıcı içinse alternatif bir finansman modeli sunmak. A101, Danone, IBM ve Goodyear gibi büyük şirketlerin teknoloji ve endüstriyel ürün filolarını yönetiyor. Kapıcı’ya göre hiçbir kiralama şirketi, Kiralabunu gibi perakende kanalına bu ölçekte penetre değil: “Bu, bambaşka bir teknoloji ve finansman altyapısı gerektiriyor.”
Başak Baykan ise modelini “kısa süreli, esnek ve inovatif” olarak tanımlıyor. Kiralarsın, üç gün ya da bir hafta gibi kısa süreli opsiyonlarla abonelikten farklı bir kullanıcı deneyimine sahip. Tüm yazılımını kendi geliştiren ekip; “ek hasar güvencesi” ve “kiraladığını satın al” gibi özellikleri sisteme entegre etmiş durumda. Baykan, “Çevik ekibimiz sayesinde inovatif çözümleri hızlıca hayata geçiriyoruz. Marka iş birliklerini ve banka entegrasyonlarını ilk hayata geçirenlerdeniz” diyor.
Elektronik kiralama sektörünün çevresel etkisi de kritik bir öneme sahip. Evler birkaç kez kullanılıp dolaplara kaldırılan elektronik cihazlarla dolu. Bu da elektronik atıkları hızla artırıyor. Birleşmiş Milletler’in raporuna göre dünyada her yıl 62 milyon ton elektronik atık ortaya çıkıyor; bu rakam kişi başı yaklaşık 8 kilogram atık demek. Ancak bunun yalnızca dörtte biri geri dönüştürülebiliyor. Uzmanlara göre 2030’a kadar bu miktar üç katına çıkabilir. Bu tabloda Türkiye’nin payı ise yılda yaklaşık 1 milyon ton seviyesinde.
Elektronik kiralama modeli ise bu soruna alternatif bir çözüm sunuyor: Çünkü ürünlerin düzenli bakımlarla defalarca kiralanması hem ömürlerini uzatacak hem de atıkların azalmasını sağlayacak.
Gelecek yönelimleri
Kiralabunu’nun önümüzdeki beş yıl içinde odak noktası; “kullanıcılara esnek finansal çözümler sunmak” Kiralama ise bunun yalnızca bir ayağı; perakendecilerle iş birlikleri üzerinden yeni finansman modelleri devreye alınmak için kapıda. Teknolojiden kozmetiğe kadar farklı sektörlerde ürünlere erişimi çeşitlendirme hedefi de öyle. Kiralarsın ise yönünü küresel ölçekte çiziyor. Baykan, hedeflerini şöyle özetliyor: “Klarna gibi global ölçekte bilinen, eşyaya erişimde en çok tercih edilen markalardan biri olmak.” Özetle, her iki girişim de Türkiye’deki potansiyelden yola çıkarak büyüyor ama farklı stratejilerle: Kiralabunu, finansal modellerde çeşitlilik ve perakende entegrasyonu üzerine yoğunlaşırken; Kiralarsın, global marka kimliğini güçlendirmeyi önceliklendiriyor.
