Bir pazar kahvaltısında babasının “Zeytin çekirdeğini yutuyorum, mideme iyi geliyor” sözünü duyan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve gıda mühendisi Duygu Yılmaz’ın aklına takılıyor bu cümle. Laboratuvarda zeytinin antioksidan gücünü incelerken, gözünü her yıl Türkiye’de oluşan 500 bin ton zeytin atığına çeviriyor. Çöpe giden bu malzeme biyopolimere dönüştürülebilir mi? İşte Biolive’ın çıkış noktası bu soruyla başlıyor.
İlk denemeler 2014’te bir öğrenci evinin mutfağında yapılıyor. İki yıl süren laboratuvar çalışmalarının ardından ekip, TÜBİTAK ve KOSGEB destekleriyle ayakta kalıyor. 2016’da Vestel Ventures’ın yatırımıyla Biolive resmen doğuyor. Melek yatırımcı Candan Karabağlı’dan aldıkları ikinci yatırımla Tuzla Deri OSB’de 5 milyon dolara kurulan tesis bugün yıllık 800 ton kapasiteye ulaşmış durumda.
Biolive’ın ürünü, granül formda, yüzde 100 doğal ve kimyasal çözücüsüz bir biyoplastik. Otomotivden tekstile, ambalajdan beyaz eşyaya kadar birçok sektörde kullanılabiliyor. Pandemide geliştirdikleri bitkisel deri ile Avrupa pazarına da adım atmışlar.
52 kişilik ekibiyle yoluna devam eden Biolive’ın hedefi İtalya, İspanya ve Fransa’da üretim tesisleri kurarak Avrupa’da büyümek. Yılmaz, “Şirketi kurarken büyük motivasyonum insana ve doğaya dokunmaktı” diyor.
Dünyada Biolive’a benzer başka şirketler de var. Cargill ortaklığıyla kurulan ABD merkezli NatureWorks yıllık 150 bin ton PLA (polylactic acid, mısır veya şeker kamışından üretilen biyobozunur bir polyester) üretim kapasitesi ile pazarın en büyük oyuncularından biri. 400 milyon euro cirolu Novamont, Mater-Bi markasıyla nişasta bazlı biyoplastik üretiyor. TotalEnergies ve Corbion ortaklığıyla kurulan Hollandalı Total Corbion da yıllık 75 bin ton PLA kapasitesiyle öne çıkıyor. Biolive bu şirketlerden zeytin çekirdeğinden hammadde geliştirmesiyle ayrışıyor. Bu fark hem sürdürülebilirlik avantajı sağlıyor hem de Akdeniz’de büyük miktarda ortaya çıkan zeytin atığını ekonomik değere dönüştürüyor. Duygu Yılmaz iddialı, “Bizim en büyük farkımız, verimimizin çok yüksek olması. Biz bu aşamaya 10 yılda geldik. Herkes istediğini yapabilir, benim korkum yok” diyor. Zeytin çekirdeğinin yanı sıra fındık, ceviz, kayısı kabuğu, kahve posası gibi malzemelerle ilgili de Ar-Ge süreçlerini tamamlamışlar.
36 yaşındaki Yılmaz girişimcilik enerjisini “Ben durdurulamazım. Freni patlamış bir Porsche gibiyim” diye tarif ediyor. Enerjisini atığı değere çeviren bu yerel buluşu küresel bir standarda dönüştürmeye odaklanmış durumda.
Laboratuvardan start-up’a: Mucit patronlar / Haber Detay - Tıkla Oku