Ataberk Özaydın 2019’da Facebook üzerinden (şimdiki adıyla Meta) yabancı bir kadınla konuşurken sohbetin bir süre sonra tıkandığını fark etti. Yeni flörtünün Spotify sayfasına bakan Özaydın, “Müzik üzerinden sohbet akmaya başladı ve o soğukluk gitti. Sonra ben dedim ki ‘Bu benim işime yarıyorsa başkalarının da işine yarayabilir’ ve ortaya Makromusic fikri çıktı.”
O dönem ufak çaplı bir girişimci olan Ataberk Özaydın bunun bir iş modeli olabileceğini düşündü. Üç arkadaşına müzik üzerinden eşleştirme yapma projesinden bahseden Özaydın, Atakan Gülbahar, Aybars Göçerler ve Altan Özlü’yle birlikte uygulamanın temellerini İstanbul Teknik Üniversitesi kampüsündeki bir pizzacıda attı. Daha önce web tabanlı girişimlerde bulunan ekibin uygulama geliştirme deneyimi olmadığından önce uygulama yazılımını öğrendiler. Dört aylık bir çalışmanın ardından Makromusic’in ilk versiyonu Nisan 2020’de yani Covid-19 pandemisi döneminde piyasaya sürüldü.
Pandemi döneminde çevrimiçi müzik dinleme uygulamalarına olan talep artış gösterdi. Teknoloji ekosistemi üzerine pazar araştırmaları yapan Counterpoint Research’ün bir çalışmasına göre 2020’nin ilk çeyreğinde dijital müzik platformu üyelikleri bir önceki yıla göre yüzde 30 artarak 394 milyona ulaştı. Aynı dönem çöpçatanlık (dating) uygulamaları için de büyük bir dönüm noktasıydı. 2020’de Tinder bir günde 3 milyar “sağa kaydırma” ile rekor kırdı. Yıl içinde bu rekor 150’den fazla kez yeniden kırılacaktı. OkCupid’de çevrim içi “buluşmalarda” yüzde 700 artış görüldü. Bumble, video görüşmelerde yüzde 70’lik artış yaşadı.
Makromusic iki alanda da talebin arttığı bir anda iki farklı alanı bir araya getirerek doğru anda piyasaya çıktı. Uygulama, müzik dinleyen kişileri eşleştiriyor. “Bizim aslında farkımız şu. Bizde şarkıya bastığınız an müzik dinlemeye başlayabiliyorsunuz. Spotify, Apple Music ve Youtube Music direkt Makromusic’le entegre. Diğer uygulamalarda çok sayıda adımla olan işlemi bizde tek tuşla hallediyorsunuz” diyor Özaydın.
Özaydın’a göre pandemi olmasaydı bile Makromusic gibi bir uygulamanın o yıllarda olması gerekiyordu: “Üç yıl öncesinde teknoloji o kadar müsait olmayabilirdi. İnsanların Spotify alışkanlığı bu kadar yüksek değildi. Tamamen pandemi sayesinde oldu demek de tam doğru değil. Bunu asla kestiremeyiz. Ama tabii ki o dönemde insanlar daha fazla evdeydi.” Bu ihtiyaç uygulama ilk çıktığında kendini göstermiş. Piyasa sürüldükten birkaç gün sonra Makromusic 25 bin indirmeye sahipti. Birinci ayın sonunda 90 bin, yedinci ayın sonunda ise 1,2 milyon kişi Makromusic’i indirmişti.
Bugün Makromusic toplamda 10 milyondan fazla indirmeye sahip hem Türkiye’de hem yurt dışında kullanılan müzik üzerinden bir çöpçatanlık uygulaması haline geldi. Aktif kullanıcı sayısı 600 bin civarında. Bunların yüzde 80’i yani 500 bini Türkiye’de yaşıyor. Geri kalanı ise Almanya başta olmak üzere diğer ülkelerde.
Kullanıcıların yüzde 50’si 18 - 24 arasındaki gençlerden oluşuyor ardından yüzde 30 oranında 24 - 28 yaş aralığındaki kullanıcılar geliyor. Geri kalan yüzde 20 ise 28 yaş ve üstü kullanıcılardan oluşuyor. Yakın zamana kadar uygulamayı kullanan 26 yaşındaki Büşra Aktı’ya göre Makromusic’in farkı, eşleştiğin insanla bir noktada ortak zevklere sahip olduğunu bilmek. “İnsanın dinlediği müziğin bile kendi kalitesini gösterdiğine inanıyorum. Bu yüzden kendine yakın insanlarla tanışma ihtimalin daha yüksek. Bu kadar kullanılıyor olmasının sebebinin de bu olduğunu düşünüyorum. Diğer uygulamalar gibi sadece görsel bir paylaşım olmadığı için insanlar kendi zevklerine uygun, farklı insanlarla tanışıp yeni müzik önerileri alabiliyor.”
İlk yatırımını 2021’de girişimci ve melek yatırımcı Ömer Erkmen ve sosyal medya platformu Scorp’un kurucularından İzzet Zakuto’nun katılımıyla tohum öncesi turunda 2 milyon dolar değerlemeyle aldı. Ataberk Özaydın tıpkı asansör konuşması yapar gibi metro durağında tanıştığı Erkmen’den Ömer Baba diye bahsediyor. Erkmen, hem bir önceki girişimleri Makrosocial hem de Makromusic’te ekibin mentoru olmuş.
2023’te kamuoyuna açıklanmayan bir köprü yatırım turu (bridge round) düzenlendi ve şirket 11 milyon dolar değerlemeye ulaştı, en son Kasım 2024’te 15 milyon dolar değerlemeye tohum yatırımı aldı. Yatırım turuna İhsan Elgin ve N. Kemal Yılmaz’ın da olduğu Koç Üniversitesi mezunları melek yatırımcı ağı Q Angels, İlker Diker, Ufuk Sarı, Volkan Biçer, Kaya Diker ve Sercan Alıcı gibi isimler katıldı. Kurucu ortaklar halen şirkette pay sahibi. Son tur yatırımlarının ardından ana hedef global piyasalarda daha fazla söz sahibi olmak. Küreselde rakipsiz olan Makromusic yatırımla gelen kaynakları diğer pazarlarda büyümede kullanacak.
Uygulama “freemium” olarak adlandırılan bir kullanıma sahip. Yani temel kullanım ücretsiz ama daha fazla özelliğe erişmek isteyen kullanıcıların premium versiyona geçmesi gerekiyor. Dating uygulamalarında para ödeyen kullanıcıların küresel ortalaması yüzde 7 seviyesinde. En popüler uygulamalardan Tinder’ın yüzde 10’una denk gelen yaklaşık 8 milyon kişi ücretli versiyon kullanıyor.
Makromusic’in gelirlerinin yüzde 90’ı ücretli aboneliklerden geliyor. Premium üyelerin oranı ise yüzde 10 seviyesinde yer alarak dünya ortalamasının üzerinde. Girişimin “Makromusic for Artists” adında ayrı bir gelir modeli bulunuyor. Bu modelde sanatçılar kendi eserlerini tanıtabilmek için uygulamanın kullanıcılarına reklam yapıyor. Sistemin işleyişini basitçe anlatmak gerekirse dijital reklam paketi alan müzisyenler uygulama üzerinden reklam bölümüne girebiliyor. Bu reklamları dinlemek zorunlu değil ama başkalarına daha hızlı erişmek isteyen kullanıcılar kendi rızalarıyla müziğe tıklayıp hem yeni şarkıları hem yeni insanları keşfediyor.
Gelişen teknolojiler çok fazla müzisyene bizzat dinleyicilere hitap etme imkanı sunsa da gerçekler çok daha farklı. 2024’te 1 – 10 milyon stream alan sanatçıların yüzde 62’si bağımsızdı. Ancak içerik fazlalığı, rekabeti de artırdı: Spotify’daki sanatçıların yüzde 95’i aylık bin dinleyiciyi bile geçemiyor. Ataberk Özaydın müzik sektöründeki en büyük sorunun tanıtım olduğunu söylüyor. “Yeni sanatçılar için dinleyiciye ulaşma bariyerini aşmak kurumsal destek olmadan çok maliyetli. Ayrıca tek başına mali kaynak da yetmiyor çünkü bu alana uygun mecralar yok. Bu işi YouTube, Instagram ve Google reklamlarıyla bir yere kadar yapabiliyorsunuz.” Makromusic’in yaratıcı iş modeli sayesinde hem yeni sanatçılar dinleyiciye daha az maliyetle daha hızlı erişiyor hem uzun süredir piyasada olan sanatçılar yeni şarkılarını genç dinleyicilere tanıtmak için önemli bir kanala sahip oluyor.
Celal Öztürk, Dedublüman grubunun klarnet sanatçısı Çağrı Çelik’le birlikte kaydettiği “Bu Şehir” parçasını tanıtmak için Makromusic’te reklam çalışması yapanlardan biri: “Kampanyadan sonra takipçi sayısında ve dinleyici sayısında gözle görülür bir artış oldu. Dinlenme ve takipçi sayısındaki artışa baktığımızda istediğimiz kitleye ulaştığımızı söyleyebiliriz. Daha önce farklı playlist küratörleriyle de çalıştık. Buradaki en önemli fark; Makromusic’in diğerlerinden daha kısa sürede istenilen sonuca bizi ulaştırması oldu.”
Makromusic’in sosyal medya hesaplarına bakıldığında sadece genç sanatçıların değil kendine isim yapmayı başarabilmiş müzisyenlerin de reklam için bu özelliği kullandığı görülüyor. Temmuz 2025’te kampanyası yapılanlar arasında Mahsun Kırmızıgül ve Kenan Doğulu gibi isimler bulunuyordu.
Uygulamanın tek geliri ücretli abonelikler değil. Tanıtım yapmak isteyen sanatçılar/yapımcılara özel bir model sunuyor.
Şirketin CEO’su Ataberk Özaydın henüz 25 yaşında. Hikayesini anlatırken tipik bir Z Kuşağı temsilcisi olarak öne çıkan Özaydın’ın girişimcilik hayali lise yıllarına dayanıyor. O dönem Türkiye’de ve yurt dışında girişimcilik yarışmalarına ve eğitimlerine katılmış. Kendine örnek aldığı kişi Apple’ın kurucusu Steve Jobs. Gençliğinde kendi karakterinde ondan kesitler bulmak için işaretler aradığını söylüyor. O da Jobs gibi kendi girişimini kurduktan sonra üniversite eğitimini yarım bırakmış.
Kısa jean şortu, rahat kesimli siyah tişörtü ve uzun saçlarıyla alışıldık bir CEO görünümünden uzak olan Özaydın müzik girişimcisi olmasının yanı sıra sıkı bir müzik dinleyicisi ve aynı zamanda müzisyen. Çocukluk arkadaşı Anıl Kaba’yla birlikte “Kurkafanda” adında bir müzik grupları var. Bir yandan üç yıldızlı bir dalgıç olan Özaydın sıkı bir e-spor oyuncusu olduğunu söylüyor. Sonradan girişimlere adını verecek olan “Makro” ön adı da zaten “League of Legends” oyununda kullandığı nickname’i.
Makromusic’in geleceği yurt dışındaki başarısına bağlı olacak. Uluslararası Fonografik Endüstrisi Federasyonu (IFPI) verilerine göre müzik endüstrisinin küresel büyüklüğü 30 milyar dolar seviyesinde. Ayrıca Business of Apps’in verilerine göre dating sektörü 2024 yılında 6 milyar dolardan fazla ciro elde etti. Bu miktarın 2030’a kadar iki katına çıkacağı öngörülüyor.
Türkiye’de eriştiği penetrasyona globalde ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri pazarında ulaşabilir ise Makromusic rakipsiz olduğu bir nişte küresel bir oyuncuya dönüşebilir. Genç CEO’nun hedefi çöpçatanlık uygulamaları arasında ABD’de ilk 20 Avrupa’da ise ilk beşe girebilmek.
Şirkete tohum turunda yatırım yapan İhan Elgin’e göre uygulama küresel bir oyuncuya dönüşmeden önce bölgesel bir başarıyla imza atmalı. “Benim için en ideal senaryo stratejik satın almadır. Match.com gibi büyük platformlar, kendi kullanıcılarına yeni deneyimler sunmak için bu tür girişimlere yatırım yapıyor.”
Dating sektöründeki küresel oyuncular pandemi sonrasında gelir kaybına uğrasa da pazar büyümeye devam ediyor. Tinder, Hinge ve OkCupid dahil birçok uygulamanın çatı kuruluşu olan match.com’un hisseleri son üç yılda yüzde 20 değer kaybederken Bumble’daki kayıp yüzde 60’ın üzerinde seyretti.
Çöpçatanlık alanının cazibesini müzik endüstrisinin devasa cirolarıyla birleştirme fırsatını elinde tutan Makromusic gelecekte önce bölgesel ardından küresel bir oyuncuya dönüşebilir.