Türkiye konser ekonomisi, pandeminin gölgesinden sıyrılarak son iki yılda istikrarlı bir yükselişe geçti ve 2024’te Konser Zenginleri listemizde yer alan sanatçıların biletli konser cirosu 158 milyon euro’luk bir hacme ulaştı. Yani “Show must go on”, sadece gösteri dünyasının dinamo sözlerinden biri değil; sektörün 2024’teki ekonomik direncinin de özeti. Ancak dijitalleşmenin hızı, yeni iş modellerinin sahneye çıkışı ve seyirci alışkanlıklarındaki köklü dönüşüm, sektörün oyun kurucularını artık çok daha stratejik ve çok kanallı düşünmeye zorluyor.
2024 Haziran sayısında yer alan ilk Konser Zenginleri listemizde, Türkiye müzik piyasasının ne denli sisli, dağınık ve kulis bilgilerine dayalı bir evren olduğunu anlatmış; veriye ulaşmanın imkansızlığına rağmen sektöre ayna tutmanın gerekliliğini ve cesaretini vurgulamıştık. Sanatçı ve menajer dışında kimsenin tam olarak bilemediği astronomik rakamların dünyasında, Forbes’un amacı; perdeyi biraz olsun aralayıp sahne arkasına ışık tutmaktı. Sektör profesyonellerinin “cesur bir hamle” olarak nitelendirdiği veriye dayalı konser ekonomisi araştırmasının ikincisini yayımlıyoruz. Bu yılın güncellenmiş listesiyle sahnenin nabzını bir kez daha tutarken meseleyi yalnızca kazanç tablolarıyla sınırlamadık. Araştırmamız zirveyi paylaşanların sahneye hangi vizyonla çıktığını, izleyiciye ne sunduğunu ve sektörün nereye evrildiğini de gözler önüne seriyor. Yani bu çalışma sadece bir kazanç listesi olmaktan öte Türkiye’de müzik endüstrisinin kalp atışlarını ölçen bir sahne raporu niteliğinde.
Yaptığımız araştırmanın ana verisini sanatçıların biletli konser ciroları oluşturdu. Son derece muhafazakâr bir tutumla (Bkz. Metodoloji) yapılan hesaplamalara göre oluşturduğumuz kriterlere uygun 70 sanatçının 2024’te 525 konser salonunda gerçekleştirdiği 2 bin 704 konserden toplam 158 milyon euro ciro elde edildiği görüldü. Konserlerin 2 bin 458’i Türkiye’deki 372 mekanda, 246’sı ise yurt dışındaki 153 mekanda gerçekleşti. Geçen yıl Türkiye’de 5 milyon 898 bin, yurt dışındaysa 467 bin seyirci, listemizdeki şarkıcıların canlı performansını izlemek için bilet satın aldı.
2024’te önceki yıl 12 milyon euro ciroyla şampiyon olan Tarkan listede yok. Bunun nedeni Tarkan’ın 2024 yılında biletli konser vermemiş olması. Böylece 2023 sonuçlarını içeren listede ikinci sırada olan Cem Adrian, 188 konserle 2024’te birincilik koltuğuna yerleşmiş oldu.
Sahnenin yıldızları
2024 için sahnelerin olduğu kadar kasaların da hareketlendiği bir dönem diyebiliriz. Cem Adrian, önceki yılki 6 milyon euro’luk gelirini 8 milyona taşıyarak zirvede yer alıyor. Adrian’ın arkasından gelen, 2023’te 2,1 milyon euro ciro yapan Hakan Altun ise 2024’te 7,4 milyon euro’ya ulaşarak yılın en dikkat çekici yükselişine imza attı. Hem yurt içi hem de diaspora etkili sahnelerdeki yoğun talep, arabeske duyulan özlemin açık bir göstergesi. İlk kez listeye giren Mert Demir, 3,8 milyon euro ciroyla sahnede en hızlı yükselen isim oldu.
Sektörün deneyimli ismi müzik yazarı ve eleştirmeni gazeteci Hakan Uç’a göre 2024’te izleyici tercihlerinde net bir duygu eğrisi görülüyor: Aşina ama sıradan olmayan seslere yönelim. Uç, “Hakan Altun’un yeniden yükselişi nostaljiden fazlası; sahici duygunun hâlâ büyük alıcısı olduğunu gösteriyor. Seyirci artık düz duyguyla yetinmiyor; onu taşıyan bir karakter görmek istiyor sahnede” diyor ve ekliyor: “Mert Demir’in çıkışı ise tamamen farklı bir dinamiğe dayanıyor. Klasik pop çizgisini kırarak alternatif bir duygusal dünya kurdu. ‘Ateşe Düştüm’ gibi parçalarla hem listelere hem de duygu dünyasına nüfuz etti. Kendi estetiğini, kitlesiyle kurduğu yeni bir ortak dil üzerinden inşa etti. Seyirci artık sadece şarkı dinlemiyor; sahnede bir karakterle bağ kurmak istiyor.”
Demir’i takip edenler arasında Dedublüman, Melike Şahin, Büyük Ev Ablukada, Can Ozan gibi genç kuşağın yeni favorileri dikkat çekici. Bu isimlerin ortak noktası: Dijitalde yüksek erişim ve canlı sahnede yoğun sadakate sahip bir dinleyici topluluğuna sahip olmaları. Kadın sanatçılara baktığımızda ise 2024 listesi, kadınların sahnedeki varlığını önceki yıllara kıyasla çok daha güçlü ve görünür kılıyor. Simge, geçen yıl 2,1 milyon euro olan cirosunu bu yıl 3,7 milyona çıkarırken Sıla, Yıldız Tilbe, Melike Şahin, Derya Bedavacı, Gaye Su Akyol hem farklı türlerde üretim yapıp hem de geniş kitlelere hitap ederek yükselişe geçen isimler arasındaydı.
Ancak bu tablonun içinde hızla yükselenler olduğu kadar yokuş aşağı gidenler de var. 2024’te en sert düşüş Edis’e ait. Önceki yıl 5,2 milyon euro ciro yaparken 2024’te yalnızca 824 bin euro kazanmış görünüyor. Serdar Ortaç, Gülşen, Tan Taşçı, Hadise gibi popun büyük isimlerinin konser gelirlerinde de düşüş var. Bu durumun nedenleri azalan konser sayısı kadar taleplerin yeni jenerasyona kayması ve geçmişin hitlerine olan ilginin doygunluğa ulaşması gibi görünüyor.
Locada arabesk var
2024’ün konser ekonomisi bize sadece rakamlar sunmuyor, kültürel dönüşümün göstergelerini de yansıtıyor. İsyanı ve öfkeyi yansıtan rap fırtınasının ardından görünen o ki arabesk bir kez daha altın çağını yaşama hazırlığında. 2022 yılının arabesk dinlemelerinde görülen yüzde 287’lik artış düşünüldüğünde bu tablo sürpriz değil. 2022 ve 2023 verilerine göre arabesk türündeki dinlemelerin yüzde 46’sı 18 – 24 yaş aralığındaki kullanıcılara ait. Nielsen Türkiye Dijital Müzik Analizi, 2023’te sadece dijital akışlardan arabesk kategorisinde toplamda 750 milyon dinleme yapıldığını ortalama stream başı 0,003 – 0,005 dolar gelir hesaplandığında sektöre yalnızca bu tür üzerinden yaklaşık 2,5 milyon dolarlık bir katkı sağlandığını yazmıştı.
Arabesk artık ‘neo arabesk’ formatında pop ve rap ile daha entegre ilerliyor. Rapçilerden UZİ’nin Azer Bülbül’ün “Caney” şarkısının üstüne yaptığı şarkı 2024 yılında 120 milyondan fazla izlenmişti. Ezhel’in ya da Motive’nin arabesk sample’larıyla yaptığı işler de büyük ses getirdi. Çünkü gençler son yıllarda artan umutsuzluklarını dile getirmek için yeniden arabeske sarılıyor. Bu yöneliş, yalnızca müzikal bir nostalji değil; bastırılmış duyguların, görmezden gelinen toplumsal krizlerin bir anlamda yeniden ses bulması. Arabesk, melodiden öte bir iç dökme biçimi. Nitekim Doğan Cüceloğlu’nun sözleri bu hissiyatı tamamlar nitelikte: “Duygusal olarak bastırılmış bir toplumun ağlama odasıdır arabesk.”
Önde koşanlar
Konser Zenginleri sıralamasında ve dijital sahnede ilk üç sırayı paylaşan isimleri gördüğümüzde anladığımız bir gerçek var: Artık sadece ses değil, strateji ve teknoloji de sahnede. Ve uzun vadede kazananlar hibrit iş modelini en doğru kuranlar arasından çıkacak.
Dijital çağı okumak
Cem Adrian, Türkiye’nin dijital ekonomiye en hızlı entegre olan sahne sanatçılarından biri. LED ekranlar, lazer gösteriler ve yüksek prodüksiyon yatırımlarıyla kurduğu sahne deneyimi, teknolojiyi sanatla birleştiren çağdaş bir performans biçimi sunuyor. Pahalı ekipman yatırımlarıyla birlikte etkinlikleri aynı zamanda bir marka aktivasyonuna dönüştürüyor.
Adrian’ın başarısının temelinde dijital platformlardaki etkileyici varlığı yatıyor. Sony Music Türkiye, 2024 yılında en çok dinlenen şarkı ve albümleri verilerine göre Cem Adrian “Hatıram Olsun” parçasıyla Platinum Plak’a “Bir Gülü Sevdim” ve “Sevdan Bir Ateş” parçalarıyla Gold Plak’a layık görüldü. Spotify, Tiktok ve YouTube verilerine göre verilen ‘Diamond’, ‘Platinum’ ve ‘Gold’ plaklar en çok dinlenen sanatçılara takdim ediliyor. Adrian çok yönlü müzikalite anlayışıyla bir anlamda dijital çağın sanatçısından öte doğrudan yatırımcısı görünümünde.
Garantili yatırım
Listede, Cem Adrian’dan sonra ikinci sırada yer alan Hakan Altun, 2024 yılı boyunca Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışında verdiği konserlerle 265 milyon TL ciroya ulaştı. Bu başarının arkasında, duygusal repertuarını güçlü bir sahne disipliniyle buluşturduğu, sadık bir dinleyici kitlesine hitap eden istikrarlı iş modeli yatıyor.
2023 - 2024 sezonunda hiç konser iptali yaşamaması, organizatörlerin onu “garantili yatırım” olarak görmesinde önemli bir etken. Konser biletleri çoğu kez ön satışta tükeniyor, geleneksel Türk müziği motifleriyle harmanladığı sahne tasarımlarına yüksek prodüksiyon bütçesi ayırıyor.
Sessiz ekonomi
Yalın, müzik piyasasında uzun süredir olmasına karşın son yıllarda en çok konuşulan isimler arasında değil. Ama onun kurduğu sessiz ekonomi, sürdürülebilirliğin ve güçlü iş disiplinin önemli bir örneği. 2024 sezonunda toplamda 40’a yakın konser vererek 234 milyon TL bir ciro elde etti. Yalın’ın 2023’te Harbiye Cemil Topuzlu’da altı gün üst üste sahneye çıkması ve tüm biletlerin tükenmesi, onun medyatik görünürlüğe gerek kalmadan nasıl sadık bir izleyici kitlesi yarattığının bir göstergesiydi.
Sanatçının, sponsorluk anlaşmalarında kendine özgü bir çizgisi var: Çevre duyarlılığı yüksek, sade tasarımlı markalarla çalışmayı tercih ederek çevreci konser konsepti oluşturmaya dikkat ediyor. Sosyal medya stratejisini minimalist bir çizgide sürdürmesine karşın 2024’ün ilk yarısında Instagram etkileşim oranında Türk sanatçılar arasında ilk 10’daydı.
Kariyer yönetimi
Ajda Pekkan, sadece sanatıyla değil, finansal zekasıyla da Türkiye müzik ekonomisinin temel taşlarından biri olarak yıllara meydan okuyor. 2024’te Tüpraş Stadyumu’nda gerçekleştirdiği, bilet fiyatlarının 15 bin TL’ye kadar yükseldiği konseri için 3,5 milyon TL’yi aşan prodüksiyon harcaması yapması onun sadece bir müzik yıldızı değil, aynı zamanda çok güçlü bir sahne markası olduğunun da kanıtlarından biri. Yalnızca bu konser için kostümlerden dansçı kadrosuna, ışık tasarımından koreografiye kadar her ayrıntıya bu denli bir yatırım yapılması, onun konseri bir deneyim şovuna dönüştürme kararlılığının da bir yansıması.
Medyada geniş yer bulan protokol krizinin ardından menajer değişikliğiyle kariyer yönetimini yeniden yapılandıran Pekkan, kriz zamanlarında hızla aksiyon alan bir iş modeline sahip. Estetik dokunuşlardan sahne öncesi fiziksel hazırlık sürecine dek attığı her adım; onun sahnede hem müziğiyle hem de başından sonuna özenle kurgulanmış bir imajla var olduğunu gösteriyor. Pekkan, yalnızca bir müzik efsanesi değil; Ajda Pekkan, konserlerini ritmi, ışığı, estetiği ve duyguyu aynı sahnede buluşturan çok katmanlı bir deneyim üzerine kuruyor. Tam da bu nedenle sahneye taşıdığı her detay onu Türkiye’de deneyim ekonomisinin sahnedeki en güçlü temsilcilerinden birine dönüştürüyor.
Hislerin ekonomisi, anılar piyasası
Günümüzde görkemli konser mekanları, tüm duyulara hitap eden zenginleştirilmiş bir deneyim alanına dönüşürken sahnenin yıldızları da izleyiciye unutulmaz anlar tasarlayan birer deneyim mimarına dönüşüyorlar. İşte tam da bu noktada son yıllara damgasını vuran “deneyim ekonomisi” kavramı karşımıza çıkıyor: İlk kez 1998’de Pine ve Gilmore tarafından tanımlanan bu model, ürün ya da hizmetin ötesine geçip tüketiciye unutulmaz bir deneyim sunmanın ekonomik değer haline gelmesi demek. Öyle ki gündelik alışkanlıklarımızı tümüyle değiştiren bir strateji var karşımızda.
Konser özelindeki yansımalarına gelirsek insanlar artık bir CD ya da dijital albüm satın almaktan çok, o müziği canlı dinleme, onunla duygusal bağ kurma ve sosyal medyada paylaşma deneyimi için ödeme yapıyorlar. Işıklandırmadan sahne tasarımına, sosyal medya etkileşimlerinden VIP alanlara, hatta ‘merchandising’den özel etkinliklere kadar uzanan bir süreç söz konusu. Yani seyirci artık sadece dinlemek için değil, sahnedeki görsel şölenin, teknolojinin ve interaktif ögelerin parçası olmak için ücret ödüyor. Tam da bu noktada yüksek rakamların konuşulduğu konser ekonomisi, deneyim ekonomisinin en güçlü ve kârlı sahnelerinden biri haline geliyor.
Müzik piyasasının dinamiklerini doğru okuyabilmek için dünyada sektörün nereye doğru evrildiğine bakmak gerekli. 2024’te gerçekleşen global müzik turlarının yarattığı büyük yankının arkasında, deneyim ekonomisinin incelikle kurgulanmış stratejileri var. Örneğin, Taylor Swift’e bilet ve merchandising gelirleriyle toplamda 2,1 milyar dolar kazandıran Eras Tour, konserlerin ötesinde, baştan sona kurgulanmış bir deneyim şovuydu. Her albüm dönemini temsil eden kostümler, sahne dekorları, özel ışık tasarımları ve sürpriz konuklarla seyirciyi adeta bir zaman yolculuğuna çıkardı. Böylece dinleyiciler pasif dinleyicilikten çıkıp geçmişe dair kişisel anılarını tazeleme ve kolektif nostaljiye ortak olma fırsatı buldu.
2024 turnesinde yaklaşık 2,23 milyar dolar gelir elde eden Coldplay ise her konserde seyircilerin katılımını artırmak için akıllı bileklikler kullandı. Bu bileklikler, ışıklarla senkronize olarak seyircinin enerjisini görselleştirirken dinleyicinin görsel ve işitsel şovun aktif bir parçası olarak hissetmesini sağladı. U2 2,37 milyar doların üzerinde ciro elde ettiği konserlerinde çevre bilinci temasıyla deneyim alanını genişletti. Turne boyunca sürdürülebilirlik mesajları güçlü biçimde vurgulandı, atıkların azaltılması ve yenilenebilir enerji kullanımı ön plandaydı. Seyirciler bu bilinçle aynı zamanda toplumsal bir harekete de dahil oldular.
Ve elbette, The Rolling Stones’u anmadan geçmek imkansız: Grubun son turnesi 2,4 milyar doları aşan geliriyle rekorlar kitabına adını bir kez daha yazdırırken konserlerinde kullanılan 360 derece sahne ve artırılmış gerçeklik (AR) uygulamaları, seyircilerin farklı açılardan ve etkileşimli bir şekilde performansı deneyimlemelerine olanak tanıdı. İşin özü, tüm bu örneklerde gördüğümüz gibi, konser ekonomisi artık salt müzikle ölçülen bir alan olmaktan çıktı. Deneyim ekonomisinin bir parçası haline gelerek tüketiciye “yaşanmışlık” satıyor. Yani bu devasa ciroların en büyük sırrı ‘o gecenin bir parçası olma’ arzusunda yatıyor.
Geleceğin sahnesi
Konser stratejilerindeki bu devasa dönüşüm, müzik endüstrisinin yalnızca fiziki alanlarla sınırlı kalmayıp dijital evrende de benzer bir ivmeyle şekillendiğinin kanıtı. Rotayı sahne ışıklarından ekranlara çevirip, bu dev figürlerin dijital dünyadaki gücüne baktığımızda çok daha net bir tablo çıkıyor karşımıza. Artık bir sanatçının ekonomik gücünü ya da kültürel etkisini anlamak için konserlerinin doluluk oranlarıyla birlikte Spotify listelerine ve YouTube’da dinlenme sayılarına da bakmak gerekiyor.
Türkiye’de dijital dinleyici davranışları analiz edildiğinde YouTube ve Spotify verilerine göre sanatçılar arasında ilgi çekici bir tablo var. Örneğin Zeynep Bastık, aylık dinlenme sayılarına bakıldığında Spotify birinciliğini Semicenk’e kaptırmış olsa da YouTube’da 3 milyar izlenmeyle bu yıl da zirvede. Ancak Spotify birincisi Semicenk, YouTube izlenme sırasında ilk 10’a bile giremiyor.
Öte yandan Buray ve Sagopa Kajmer, Spotify’da yüksek takipçi sayılarına ek olarak YouTube’da da 2,7 ve 2,5 milyar izlenmeyle öne çıkanlar arasında. İlginç bir başka örnek de Cem Adrian: Spotify’da 3,7 milyon takipçiye sahip olmasına karşın YouTube izlenmesi 1,6 milyar seviyesinde. Bu durum, Adrian’ın daha sadık ve niş bir kitleyle etkileşim kurduğunu gösteriyor. Anlaşılan dijital dinleyici tabanı platforma özgü davranışlarla şekillenmiş durumda. Bazı sanatçılar YouTube’da daha geniş kitlelere ulaşırken bazıları Spotify’da daha sadık ve uzun süreli bir dinleyici kitlesine sahip.
Konser Zenginleri’nde ikinci sırada yer alan Hakan Altun’un daha düşük dijital izlenme rakamlarına sahip olması ise onun canlı performans gücünün ve hâlâ geleneksel mecralardan beslendiğinin bir göstergesi. Yalın ve Gökhan Türkmen ise hem dijitalde yüksek etkileşim hem de sık konser veren sanatçılar arasında.
Yine Ajda Pekkan’a özel bir parantez açma zamanı: Dijital verilerde ilk 10’da yer almamasına rağmen stadyum konserleri, dev prodüksiyonları ve marka gücüyle ekonomik anlamda yüksek hacimli etkinliklere imza atması bize çok önemli bir şey gösteriyor. Türkiye konser ekonomisinde dijital görünürlüğün önemli ama tek belirleyici kriter olmadığını. Yani sahne ışığının ve prodüksiyon yatırımının bu işte kilit rol oynadığını…
Telifin altın çağı
Tüm bu görkemli sahne deneyimleri, dijital platformların gelecekte üstleneceği kritik rolü gölgelemiyor. Zira sektörün en güçlü oyuncularından Spotify, yalnızca 2024 yılında global müzik endüstrisine 10 milyar doları aşkın ödeme yaptığını açıkladı. Bu tutar, bugüne dek herhangi bir şirketin sanatçılara tek bir yılda yaptığı en yüksek ödeme olmanın yanı sıra küresel müzik gelirlerinin yaklaşık üçte ikisi demek.
Spotify geçen ay çok önemli bir çalışmaya imza atarak Türkiye’deki müzik sektörüne dair ilk kez yerel verilere dayanan Loud & Clear raporunu da yayımladı. Globalde her yıl açıklanan bu şeffaflık raporu, ilk kez Türkiye özelinde rakamlarla karşımızdaydı. Verilere göre, sadece 2024 yılında Türk sanatçıların Spotify üzerinden oluşturduğu telif değeri 2 milyar TL’ye ulaştı. Bu rakam, dijital dinleme ekonomisinin müzisyenler için nasıl bir gelir kapısına dönüştüğünün açık bir göstergesi. Böylece müzik sektöründe gelir dağılımının dijital platformlara kalıcı olarak kaydığını ve streaming’in artık sadece bir dinleme alışkanlığı değil, sürdürülebilir bir gelir modeli haline geldiğini söyleyebiliriz.
Spotify’dan 1 milyon TL ve üzeri kazanan Türk sanatçıların sayısı, son üç yılda neredeyse üçe katlanmış durumda. 2021’de sayıca oldukça sınırlı olan bu grup, bugün hem bağımsız hem de ana akım sanatçılarla genişliyor. İyi haber, cirolar yerel müzik piyasasında yükselirken Türkiye global arenada da etkisini hızla artırıyor. 2024 yılında dünya genelinde kullanıcıların oluşturduğu 289 milyonun üzerinde çalma listesinde Türk müzikleri yer alırken bu listelerin 191 milyonu Türkiye dışındaki ülkelerde, özellikle ABD ve Almanya gibi pazarlara ait.
Bu şu demek: Türk sanatçılar, 2024’te Spotify üzerinden elde ettikleri telif gelirlerinin yarısından fazlasını yurt dışındaki dinleyicilerden kazandı. Yani Türkiye’de dijital müzik piyasası artık “alternatif” değil, ana akım gelir kaynağı haline gelmiş durumda. Başarı formülü ise şaşırtıcı değil: Hem konser sahnesinde hem dijitalde güçlü olan sanatçılar, geleceğin yıldızlar karmasını bugünden kuruyor.
Gelecek projeksiyonu
Spotify’ın telif ve izlenme verileri, Türkiye’deki müzik ekonomisinin görünür kısmına dair umut verici bir işaret. Deneyim ekonomisine entegre akıllı çözümler ve dijital altyapılarla 2 milyar dolarlık kazanç çok daha büyük bir hikayenin fragmanı bile sayılabilir. Ancak küresel müzik sektörü; VR konserlerden yapay zeka destekli sahne deneyimlerine, metaverse etkinliklerinden biletli dijital yayınlara uzanan yeni formatlara hızla yatırım yaparken bu dönüşüm rüzgarı sadece seyredilmekle yetinilirse yaşanan yükselişin etkisi sınırlı kalabilir.
Yakın gelecekte, fiziksel konserlerin dijital ikizleri VR platformlarında eş zamanlı olarak izlenebilecek. Örneğin İstanbul’da bir konser gerçekleşirken Tokyo’daki kullanıcı aynı konseri bir metaverse arenada seyredebilecek. Değişim rüzgarına yabancı kalanlar için bu olasılık zor gibi gelse de çok daha iddialı örnekler gerçekleşmeye başladı bile: Misal ABBA Voyage projesi. Sahnede hiç fiziksel olarak bulunmayan grup üyelerinin, gençlik dönemlerindeki halleriyle hologram olarak sahne alması müzik tarihinde bir dönüşümü ateşledi. 2022’de başlayan ve hâlâ devam eden bu konserler, özel inşa edilmiş bir dijital arena (ABBA Arena) içinde gerçekleşiyor. Bu deneyim, canlı müzikte sanal performansın ticari gücünü gözler önüne seren en önemli göstergelerinden biri.
Travis Scott, 2020’de Fortnite platformunda gerçekleştirdiği metaverse konserinde 12,3 milyon eş zamanlı izleyiciye ulaşarak konser sırasında dev avatar sahnede yürüdü, evren değişti ve izleyiciler havada yüzdü. Yani fiziksel sahnelerde mümkün olmayan bir “duyusal evren” yaratıldı. Ariana Grande ve The Weeknd de benzer şekilde oyun içi konserler düzenledi; bu konserler, markalı sanal kıyafet satışları ve oyun içi reklamlarla milyonlarca dolar kazandırdı.
Evet, dünya sahnesi baş döndürücü bir hızla değişiyor: Gelecekte konserler, yalnızca müzikal değil; kültürel, teknolojik ve finansal bir yatırım olarak şekillenecek. Rekor ciro artışları görmek istiyorsak sahneler artık programlanır, tasarlanır ve deneyimlenir olacak.
Metodoloji
Forbes Türkiye Konser Zenginleri Araştırması’nı hazırlarken şarkıcıların geçen yılki biletli konser cirolarını tespit edebilmek için 1 Ocak – 31 Aralık 2024’ü kapsayan arşiv taraması yapıldı.
Türkiye’deki tam 572 canlı performans salonunda sahne alan sanatçılar tespit edildi. Türk sanatçılar için yurt dışında konser organizasyonları yapan, bilet satan şirketlerin 2024 programları derlendi. Nihayetinde 100 sanatçı listelendi. Bu 100 şarkıcı arasında 10 ve daha fazla konser vermiş, İstanbul dışında en az iki şehre daha gitmiş isimler belirlendi. Kriterlere uyan 70 şarkıcı ve müzik grubu hesaplamaya dahil edildi.
1 milyon euro ve üzeri ciro elde eden 56 isim listeye alındı.
Biletli konser düzenlenen 300 kişilik kafe-bardan 100 bin kişilik meydanlara kadar Türkiye’deki tüm mekanların kapasitesi araştırıldı. Forbes Türkiye araştırmalarında izlenen muhafazakâr tutum bu çalışmada da uygulandı: Satışa çıkan biletlerin en düşük kategorideki fiyatlarının yıl ortalaması alındı. Bu yüzden de konser mekanlarının yüzde 100 kapasitesi hesaplamaya dahil edildi. Tahmini konser ciroları Merkez Bankası 2024 euro kuru ortalaması olan 35,5 liradan hesaplandı.