Yapay zekanın baş döndürücü hızına bakılırsa Hollywood ölçeğinde görkemli bir prodüksiyonun maliyetinin dramatik bir şekilde düşmesi artık hayal değil. Günümüzde 100 milyon dolara mal olan bir film, yakın gelecekte 10 bin dolara çekilebilecek. Bu maliyet düşüşü, içerik üretiminde devrim niteliğinde bir gelişme demek. Pek çok kariyer hedefi için de öyle…
Yapay zeka şirketi Fal.ai’ın kurucuları Burkay Gür ve Görkem Yurtseven’e göre “Geleneksel sistemde bir reklam yönetmeni olmak, sabır ve hiyerarşik bir düzene teslim olmayı gerektiriyor. Önce tanınmış birinin asistanının asistanı olarak işe başlamak, yıllarca basamakları tırmanmak, başkalarının gölgesinde beklemek zorundaydınız. Ancak şimdi? Yapay zeka sayesinde yeteneği olan herkes doğrudan sahneye çıkabiliyor.” Yani kimsenin kapısını çalmadan, doğrudan üretime geçmek mümkün. Generatif medya, tam da bu noktada devreye girerek yapay zeka yardımıyla hevesli olanların önündeki bariyerleri yıkıyor.
Generatif medya, Fal’ın kendi modellerini ifade etmek için kullandığı bir kavram. Yapay zekayla otomatik içerik üretme sürecini tanımlarken Fal’ı benzer şirketlerden ayıran temel unsura vurgu yapıyor. Onlar, yapay zekada “generatif medya” adıyla özelleştirdikleri resim, video ve ses üretimine yönelik YZ modellerine odaklanarak bu alanda derinleşmeyi tercih ediyor.
“Yapay zeka pazarının dinamikleri sürekli değişiyor. Bu nedenle yenilikçi çözümler sunarak rekabette bir adım önde olmalıyız” diyen ekip, vizyoner yaklaşımlarının karşılığını da alıyor. Zira son olarak, yatırım devleri Andreessen Horowitz (a16z) ve Notable Capital liderliğinde gerçekleşen Seri B yatırım turunda 49 milyon dolar daha yatırım alarak toplam yatırımı 72 milyon dolara çıkarmış durumdalar.
Girişim, 2021 yılında Burkay Gür ve Görkem Yurtseven tarafından kurulmuş. 2014 yılında San Francisco’da tanışmış olsalar da şirketin kurulma hikayesinin tohumları pandemi ile birlikte atılmış. İkilinin MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) ve Silikon Vadisi geçmişi kariyerlerinin dönüm noktalarını oluşturuyor.
Yurtseven daha önce Amazon’da yazılım geliştiricisi olarak çalışırken; eski bir Oracle mühendisi olan Gür, Coinbase’de yapay zeka takımının ilk elemanları arasındaymış. Ekip, yapay zeka modellerinin daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağlamak için yola çıksa da işe koyulduklarında fikirleri datanın çok önemli olduğu ve bu datayı toplayıp yapay zekayı besleme konusunda şekillenmiş.
Şimdi ise çoğu “açık model” olan, 200 modelin yer aldığı güçlü bir platformu yönetiyorlar. Bu oluşum, bir nevi Google ya da Apple Store mantığı gibi düşünülebilir. Mesela ChatGPT kullanmak için gelen biri, işine daha yarayan başka modelleri keşfederek çok daha verimli çalışabiliyor. Hızla yükselmelerinin ardında yatan en önemli sebeplerden birini şöyle açıklıyorlar: “İnsanların yeni bir model çıktığında onu nerede, yani bizde bulacaklarını bilmeleri.”
Teknolojik evrim
Fark yarattıkları generatif yapay zeka teknolojileri ise popülerliğini DALL-E, Stable Diffusion ve ChatGPT gibi modellerin piyasaya sürülmesine borçlu. Stable Diffusion, birkaç kelimelik metin açıklamalarından görseller üretebilen bir sistem olarak ses getirirken ChatGPT ise insanlarla güçlü bir şekilde etkileşime girebilen metin tabanlı bir model olarak hayatımıza girmişti.
Gür ve Yurtseven, bu gelişmelerin etkisini şöyle anlatıyor: “Bir sabah uyandık ve bir anda ChatGPT hayatımıza girdi. Mesela DALL-E ilk çıktığında kimse buna yetişemez derken bir ay sonra Stable Diffusion açık kaynak olarak bu gelişmeleri herkesin evinde yapabileceği hale getirdi. Sihir gibi bir şeydi.” İkili, böylece bu çığır açan teknolojileri milyonlarca insanın kullanabileceği bir platforma taşıma kararı almış.
Modellerin yaklaşık yüzde 70’inin ‘açık kaynak’ olduğunu belirtiyorlar. Açık kaynak, yaygın kullanım şekliyle ‘kaynak kodun; kopyalanması, değiştirilebilmesi ve yeniden dağıtım için serbestçe kullanıma sunulması’ anlamına geliyor. Modeller içinde yalnızca Fal’ın platformunda yer alan “exclusive” olanlar da var. Modellere göre ücretlendirme sistemi de bu özelliklere göre değişiyor.
Ancak Fal’ın en büyük fark yaratan özelliklerinden biri, tescilli çıkarım motoru sayesinde yapay zeka modellerinin maliyetlerini ve gecikmelerini 10 kata kadar azaltabilmesi. Bununla birlikte güçlü altyapısıyla günlük 100 milyondan fazla çıkarım isteğini karşılayarak geliştiricilere hızlı ve verimli bir deneyim sunması. Şirket, yaklaşık bir buçuk yıl içinde yıllık cirolarını 30 milyon dolara çıkarmış. Bu hızlı yükseliş, yapay zeka destekli içerik üretiminin ne denli büyük bir dönüşüm yarattığının da göstergesi.
Müşterileri arasında Canva, Adobe gibi sektör devleri de var, evinde kod yazarak geçinen yazılımcılar da. “Bir milyon yazılımcı bizim platformumuzu kullanıyor. Bu çok yüksek bir rakam.” Aylık 150 bin aktif kullanıcıya ulaşıyorlar. Şirketin hedefi, kullanıcı tabanını daha da genişletmek ve geliştiricilere yönelik ekosistemini büyütmek. Şu an elleri, özellikle ABD ve Avrupa pazarında güçlü. Şirketler, 100 bin dolarlık harcama da yapabiliyor, yazılımcılar 10 dolarlık işlemler de. Paket satmak yerine yapılan iş üzerinden ücret alıyorlar. Yani platformu kullandıkça ödeme yapılıyor. Örneğin resim üretmek 1 sent iken video üretmek için 20 sent ödeniyor.
Fal’ın sadece web sitesini ve arka plandaki teknolojiyi geliştirmekle kalmayarak aynı zamanda modelleri ve onların etrafındaki yeni teknikleri üreten bir araştırma grubu da var. Ekip, daha güçlü ve kreatif modeller geliştirmenin peşinde. Fark yaratan çözümler üretmek için çalışırken cironun büyük kısmını oluşturan araştırma çalışmalarına odaklanmışlar. “Ancak artık kendimizi kanıtladığımız için daha cesur ve riskli projelere adım atabileceğiz. Bununla birlikte şu an en büyük önceliğimiz güçlü bir satış ekibi kurmak” diyorlar.
Söz, Amerikan borsasında halka açılmaya kadar geliyor. Nasdaq’ta halka açılma kriterlerinin zaman içinde değiştiğini ve piyasa koşullarına göre sertleşebildiğini anlatıyorlar. Dönemsel olarak 50 milyon dolar civarında yıllık geliri olan teknoloji şirketleri halka açılabiliyorken baraj 100 milyon dolara da çıkabiliyor. Bu nedenle özellikle son iki - üç yıldır, Amerikan borsalarında halka açılan yazılım şirketi görmenin zor olduğunu belirtiyor ikili. Ancak bu durum onları durdurmuyor: “Yakın gelecekte Fal’ın Amerikan borsasında halka açılan büyük bir teknoloji şirketi olacağını inanmaktan öte, görüyoruz.”