ABD işsizlik verisinin beklenti dahilinde gelmesi, FED’in faiz indirimlerine devam etmesi ve tabii ki başkanlık seçimlerini kripto vaatleri ile ön plana çıkan Donald Trump’ın kazanması Bitcoin’e destek verdi. Tüm rüzgarı arkasına alan Bitcoin, mart ayından beri biriktirdiği enerjiyle birlikte tüm dirençleri adeta paramparça etti.
Rüya gibi geçen kasım ayının ardından Bitcoin’in ‘döngü’ fenomenini de bir kez daha hatırlamış olduk. Global likidite azalırken, FED bilançosunu küçültmeyi sürdürürken ve jeopolitik gerginlikler devam ederken Bitcoin yine geleneğini bozmadı ve ‘halving’ senesinin son çeyreğiyle birlikte yükselişe geçti. Geleneğin devam etmesi durumunda ise 2025’in çok daha iyi geçmesini bekleyebiliriz.
Farklı bir şeyler oluyor
Tüm bu olup bitene yalnızca fiyat perspektifinden bakmak hikayenin büyük bir kısmını kaçırmamıza neden olabilir. Trump bu yıl temmuz ayında Nashville’deki konferansta verdiği vaatle Bitcoin’in adaptasyon konusunu çok farklı bir noktaya taşıdı. Başkan seçilmesi durumunda Bitcoin’i ABD Hazinesi’nde stratejik rezerv olarak biriktireceğini belirten Trump, adeta hikayeye yeni bir bölüm eklemiş oldu. Trump bu vaadini gerçekleştirir mi bilmiyoruz ama kripto yanlısı senatör Cynthia Lummis’in tasarıyı hızlıca meclise sunması bekleniyor. Tasarının kabul edilmesi durumunda ABD’yi diğer ülkelerin de takip etmesi şaşırtıcı olmayacaktır (bu konuda öncü El Salvador’a hakkını teslim edelim).
Devletler kısmında neler olacağını zaman gösterecek ama kurumsallar tarafında önemli gelişmeler oluyor. Bu yıl içinde dünyanın en büyük Bitcoin madencilik şirketi Marathon Digital’in, rezervlerindeki Bitcoin’lerin bir kısmını teminat olarak göstererek 200 milyon dolar tutarında kredi kullandığını görmüştük. Her ne kadar kredi veren kurumu ve diğer detayları bilmesek de Bitcoin menüsündeki tek eksik parça olan ‘geleneksel finansta teminat olarak kullanılabilme’ özelliği açısından önemli bir gelişmeydi bu.
Geleneksel finans demişken; görünen o ki geleneksel finansın büyük oyuncuları da Bitcoin’deki ortamın şahane olduğunu anlamışlar. Morgan Stanley, Goldman Sachs, Wells Fargo ve Renaissance Technologies gibi kurumların ETF’ler aracılığıyla Bitcoin yatırımı yaptıklarını bilançolarından takip edebiliyoruz.
Kendine has değişik bir tür
Bitcoin’i bir şeylere benzetme çabası hiç bitmedi, bitmeyecek. Sınırlı arz yapısı itibarıyla altına benzetenler oldu, yeni olduğu için NASDAQ teknoloji hisselerine benzetenler oldu, hiçbir değeri olmadığını iddia edip dolandırıcılık sistemlerine benzetenler oldu. Günün sonunda Bitcoin için yapılacak en güzel tanım İngilizcesinden çevirirsek ‘kendine has değişik bir tür (it’s a different animal) olabilir. Bazı dönemlerde bahsi geçen bu varlık grupları gibi hareket etse de Bitcoin için enflasyon hedge aracı ya da savaş durumlarında güvenli liman demek her zaman için mümkün değil. Bu denli net çizgileri olmamakla birlikte uzun vadeli getirilere baktığımızda aslında bunların hepsini yaptığını sadece kendine has bir takvimde yaptığını görüyoruz. Veriler de bunu destekliyor. Grafikte de göreceğiniz üzere son beş yıl içerisinde Bitcoin, S&P500 ve TLT fonundan bağımsız çok farklı bir seyir izliyor.
Deli mi dahi mi?
MicroStrategy CEO’su Michael Saylor’ın Bitcoin ile olan münasebeti malumunuz. Fiyat seviyesine bakmaksızın şirket hisselerini satarak Bitcoin alan bir CEO’dan bahsediyoruz. Şirket yaklaşık 331 bin adet Bitcoin’e sahip ve yeni alımlar için de hisse ihraç etmeye devam ediyor. Saylor 2020 yılında aldığı kararla şirketin nakit varlıklarını Bitcoin’e çevirmeye başladı. Dolardaki değer kaybının önüne geçmek amacıyla başlattığı bu strateji MicroStrategy’i en çok değerlenen şirketlerden biri haline getirdi. Şirket Bitcoin ile o kadar ilişkilendirildi ki gerçek faaliyet alanını çoğu zaman unutuyoruz. MSTR, iş analitiği ve bulut çözümleri sunan bir teknoloji şirketi. 2000 internet balonunda (dot com) 333 dolar zirvesinden bir gecede yüzde 62 değer kaybeden şirket, Temmuz 2022’ye gelindiğinde 0,42 dolara kadar gerilemişti. Şirket ayakta kalmayı başarsa da asıl atılımı 2020’den sonra Bitcoin adaptasyonu ile yakaladı.
Saylor tam olarak ne yapıyor?
Saylor, temelinde borçlanarak Bitcoin alıyor. Bunun için kullandığı yöntemlerden bir tanesi de ABD borsalarında mümkün olan ATM (at the money) yöntemi. Şirket hissesinin değeri arttığı dönemlerde piyasa fiyatından yeni hisse çıkarmaya olanak sağlayan bu sistem ile kendisine likidite sağlayan MSTR, bu likidite ile yeni Bitcoin alıyor. Burada “Bitcoin proxy” denilen bir kavramdan da bahsetmek gerekir. Bitcoin’e direk yatırım yapmak yerine Bitcoin üzerinden kazanç elde eden şirketlere yatırım anlamına geliyor. Bitcoin değerlendikçe MicroStrategy hissesine (MSTR) talep artıyor, MSTR hissesinin değeri arttıkça şirket daha çok Bitcoin alıyor. Hatta MSTR getiri anlamında Bitcoin’in kendisini bile geride bıraktı. Bitcoin son bir yılda yaklaşık yüzde 200 artarken MSTR yüzde 900 artış kaydetti. Bu artışla birlikte şirketin piyasa değeri 90 milyar dolara yaklaştı; şirketin sahip olduğu Bitcoin’lerin değeri ise yaklaşık 30 milyar dolara ulaştı. En çok merak edilen konu ise bu stratejinin ne kadar sürdürülebilir olduğu.
Meme coin çılgınlığı devam ediyor
“Bitcoin en fazla ne kadar yükselebilir ki” diyenlerin favorisi altcoinler ise bekleneni veremiyor. Bitcoin dominansı yüzde 60’ı geçti ve bu durum altcoinleri baskılamaya devam ediyor. Bu gidişata direnen bir altcoin kategorisi var; meme coinler. Genellikle bir hayvan görseli logosuna sahip bu projeler komünite üzerinden likidite toplayarak büyüyor. Bu projelerin diğer kripto projeler gibi belli sorunlara çözüm getirmek gibi bir iddiaları genelde olmuyor (diğer projelerin neyi çözdüğü konusu da tartışmalı). Coinmarketcap’ten alınan verilere göre meme coin projelerinin toplam pazar büyüklüğü 120 milyar dolara yaklaşmış durumda. Bu rakamın büyüklüğünü şöyle anlayabiliriz; büyük heyecan yaratan kripto yapay zeka projelerinin büyüklüğü yaklaşık 45 milyar, RWA (gerçek dünya varlıkları) kategorisinin büyüklüğü ise yaklaşık 40 milyar dolar. Bir dönemler ‘şaka coini’ olarak değerlendirilen bu projeler belli ki önümüzdeki dönemde kendisinden daha çok bahsettirecek.