Arama

ABD’de 4,6 milyar dolarlık nükleer yatırımın önündeki engeller

Yapay zekanın yarattığı enerji talebi nedeniyle yatırımcılar, yılın başından bu yana ABD’deki nükleer enerji alanındaki girişimlere 4,6 milyar dolar yatırım yaptı. Ancak bu tutara rağmen girişimler hala karmaşık bir yasal süreci aşmak, yeni reaktörler inşa edebileceklerini kanıtlamak ve bu teknolojileri geniş ölçekte ticarileştirmek zorundalar. 

27 Eylül 2026, 09:00

ABD’deki nükleer girişimler bu yıl 4,6 milyar dolar yatırım çekti. Ancak veri merkezlerinden gelen talep hızla artsa bile, yeni reaktörlerin çoğunun devreye alınması uzun yıllar sürecek. Crunchbase’e göre bu yatırım tutarı 2025’te toplanan 3,8 milyar doların üzerinde. Yatırımcılar, enerjiye büyük ihtiyaç duyan ve yüksek miktarda sermayeye sahip teknoloji şirketlerinin, günün her saati kullanılabilen karbon içermeyen elektrik için daha yüksek fiyatlar ödeyeceğine bahse giriyor. Temel soru ise şu: Bu büyük çekler ne zaman gerçek çelik ve betondan enerji santrallerine dönüşecek?

Yatırımcı ilgisi üretime geçmiyor

Elektriğe olan talep, özellikle veri merkezlerinden gelen talep nedeniyle hızla artıyor. Ancak ABD ve Kanada’da halihazırda inşa halinde olan yalnızca iki yeni ticari reaktör bulunuyor ve başka hiçbir benzer proje yasal onay almış değil. Bu tezat, ABD nükleer sektörünün karmaşık gerçeklerini yansıtıyor: Yatırımcıların artan ilgisi, talebin ilk dalgasını karşılamak için gereken sürede daha fazla elektrik üretileceği anlamına gelmeyebilir.

“Para projelerden daha hızlı geliyor”

Bloomberg Intelligence kıdemli analisti Scott Levine, “Gerçekler artık kendini göstermeye başlıyor. Bu, beklenenden daha uzun sürecek” dedi. Girişim sermayesi finansmanı sağlamış olan girişimlerin hala karmaşık bir yasal süreçten geçmesi, gerçekten elektrik üretebilen yeni reaktörler inşa edebileceklerini kanıtlaması ve daha önce hiç inşa edilmemiş bu teknolojileri büyük ölçekte ticarileştirmesi gerekiyor. Bloomberg’e göre geniş çaplı ticarileşme yaklaşık 2035’e kadar gerçekleşmeyecek. Yüksek başlangıç maliyetleri ve henüz gelişmekte olan tedarik zinciri de ek engeller oluşturuyor. Washington merkezli araştırma şirketi ClearView Energy Partners’ın başkan yardımcılarından Max Hermanson, “Para, projelerin olgunlaşmasından daha hızlı geliyor. Nükleer rönesans şu anda inşaat sahalarından ziyade bilançolarda kendini gösteriyor” ifadelerini kullandı. 

Düzinelerce şirket, yeni tasarımlara dayanan yeni nesil nükleer teknolojiler geliştiriyor. Bunların birçoğu, fabrikalarda üretilmesi ve sahada birleştirilmesi beklenen küçük modüler reaktörlere (SMR) odaklanıyor. Bu strateji, maliyetleri düşürmeyi ve inşaatı hızlandırmayı amaçlıyor. Ancak teknolojiler hala kendini kanıtlamış değil ve sektörün hem yeni reaktörleri hem de zamanla bu reaktörleri maliyet açısından uygulanabilir hale getirecek yeni tedarik zincirlerini kurmanın mümkün olduğunu göstermesi gerekiyor.

“Birkaç yıl içinde kanıtlamamız gerekiyor”

Alumni Ventures adlı girişim sermayesi şirketinden Drew Wandzilak, aralarında Valar Atomics, Radiant Industries ve Aalo Atomics’in de bulunduğu çok sayıda nükleer şirkete yatırım yapan firmanın adına, nükleer sektörün daha rekabetçi hale gelmesinin anahtarının bileşenleri fabrikalarda seri üretme kapasitesine sahip olmak olduğunu söyledi. Wandzilak, “Önümüzdeki birkaç yıl içinde bunun mümkün olduğunu kanıtlamanız gerekiyor. Bütün bunları yapamazsanız, formülün bazı parçaları çözülmeye başlar” dedi. 

Wandzilak, 2030’a kadar en az birkaç reaktörün devreye girdiğini görmeyi bekliyor. Ayrıca bunların sonunda montaj hatlarından çıkmaya başlayacağına ancak bunun 2030’ların başından önce gerçekleşmeyeceğine inanıyor. Bunun da SMR iş modelinin uygulanabilirliğini göstereceğini düşünüyor.

Teksas merkezli reaktör girişimi Aalo Atomics’in teknoloji direktörü Yasir Arafat’a göre bankacılar o zamana kadar bekle-gör yaklaşımı sergiliyor. Arafat, şirketin 500 milyon doların üzerinde olması beklenen Seri C yatırım turunu tamamlamaya hazır olduğunu ve bu paranın bir bölümünü ilk ticari projesini finanse etmek için kullanmayı planladığını söyledi. Arafat, bu hafta Houston’da düzenlenen Teksas Nükleer Zirvesi’nde oturum aralarında, “Teknolojilerin sahada kanıtlandığını görmek istiyorlar” dedi.

Trump’ın desteği

Goldman Sachs ABD’de veri merkezlerinin elektrik talebinin 2027’de 66 gigavata ulaşmasını bekliyor. Bu, 2025’te görülen 31 gigavatın iki katından fazla. Meta Platforms, Alphabet ve Amazon dahil şirketler, reaktörler inşa edildikten sonra nükleer enerji kullanmak üzere anlaşmalar imzaladı. ABD’deki Donald Trump yönetimi nükleer enerjiyi güçlü biçimde destekliyor. Yönetim, 2050’ye kadar ABD’nin reaktör kapasitesinin dört katına çıkarılması çağrısında bulundu ve geçen yıl yasal süreci sadeleştirmeyi ve nükleer enerjinin yaygınlaştırılmasını hızlandırmayı amaçlayan bir dizi başkanlık kararnamesi yayımladı.

Güvenin en büyük göstergesi ağustos ayında geldi: Valar, 1 milyar dolarlık bir yatırım turunu tamamladı. Bu gelişmeden önce Antares Nuclear temmuz ayında 470 milyon dolarlık finansman turunu, Radiant ise aralık ayında 300 milyon dolarlık yatırım turunu duyurmuştu.

Nükleer enerji, hedeflerini tutturamamasıyla ilgili köklü bir üne sahip. ABD’de tamamlanan son nükleer proje, Georgia’da inşa edilen bir çift büyük, geleneksel reaktördü. Bu reaktörler yedi yıl gecikmeyle ve bütçenin yüzde 100’ünden fazla aşılmasıyla tamamlandı. Aynı durumun tekrarlanacağı korkusu, Wall Street’in yeni projelere finansman sağlamasını engelliyor. Bu şirketlerden bazıları öz sermayenin yanı sıra borç finansmanı da sağladı, ancak bu miktarlar reaktörleri büyük ölçekte inşa etmek için ihtiyaç duyacakları tutarların yanına bile yaklaşmıyor.

Buna rağmen nükleer girişimlere daha fazla yatırım gelmesi bekleniyor. Valar’ın ilk yatırımcılarından Snowpoint Ventures’ın kurucu ortağı ve ortağı Doug Philippone, “Şu anda bu, bir yatırımcının rüyası. Diğer yatırımcılar bunun gerçek olduğunu düşünmüyor, ama gerçek” dedi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok