Hiçbir patates hasadı birbirinin aynısı değil. Buna rağmen Polonya’nın orta kesimindeki Kutno’da bulunan Kellanova tesisinden çıkan 100 milyon Pringles kutusunun her biri, tüketicilerin beklediği çıtırlığa ve tada sahip olmak zorunda. Bu tutarlılığı sağlama süreci giderek daha fazla yapay zeka tarafından yönlendiriliyor.
Sensörler, lazerler ve kameralar nem oranından protein içeriğine kadar her türlü veriyi Siemens’in yazılımına aktarıyor. Yazılım, kalite sorunları üretimi yavaşlatmadan veya israfa yol açmadan önce, değişen ham maddelere göre tarifi sürekli olarak ayarlıyor. Bu, Avrupa’nın hala lider bir rol oynama şansına sahip olduğu bir teknoloji dalı olan endüstriyel yapay zekanın vaatlerine bir örnek.
Bölge, tüketici odaklı yapay zeka alanında ABD ve Çin’in gerisinde kalmış olsa da, bir asrı aşkın geçmişe sahip sanayi sektöründen gelen derin üretim ve imalat verilerine ve uzmanlığına sahip. Bu da Avrupa’ya, insanların ihtiyaç duyduğu ürünleri üretmek için gelecekte tüm fabrikaları otomatikleştirebilecek teknolojiler geliştirme fırsatı sunuyor; bu, sohbet botlarının yapamayacağı bir şey. Aynı zamanda veri odaklı sanayiye geçiş, zor durumda olan Avrupalı üreticiler için bir çıkış yolu da sunabilir.
Rekabet gücü
Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche mayıs ayında iktidardaki muhafazakar partinin ekonomi politikaları zirvesinde yaptığı konuşmada, “En iyi dil modelini geliştirme yarışını kaybetmiş olabiliriz ancak yapay zekayı şirketlerimize entegre etme yarışını kesinlikle kaybetmedik. Bu egemenlik, rekabet gücü ve bu bölgenin hayatta kalması meselesidir” ifadelerini kullandı.
Avrupa’nın Anthropic ve OpenAI gibi küresel oyunculara rakip olarak gördüğü Mistral AI, endüstriyel uygulamalara odaklanıyor. Düşünce kuruluşu Interface’in mayıs ayında yayımladığı rapora göre bölge aynı zamanda üretim sektöründe ABD’den daha fazla yapay zeka girişimine ev sahipliği yapıyor.
Yeni girişimlerin yanı sıra Siemens, Schneider Electric, Dassault Systèmes ve ABB gibi köklü mühendislik şirketleri de fabrikaların daha üretken, daha verimli ve daha rekabetçi olmasına yardımcı olmak için yazılım ve otomasyon ürünlerine yapay zeka entegre ediyor. Avrupa’nın sanayi tabanının yüksek üretim maliyetleri, azalan nitelikli iş gücü ve yurtdışından gelen artan rekabet nedeniyle baskı altında olduğu bir dönemde bu oldukça güçlü bir satış argümanı.
En büyük meydan okuma Çin’den
Bu potansiyelden yararlanmaya çalışan yalnızca Avrupa değil. Interface raporunun yazarı Nicole Lemke’ye göre Emerson Electric, Rockwell Automation ve Honeywell International gibi ABD şirketleri makine öğrenmesi teknolojilerine yönelirken, en büyük meydan okuma Çin’den geliyor. Lemke, “Çin genel olarak üretimle ilgili her alanda oldukça başarılı performans gösteriyor ancak aynı zamanda robotik ve yapay zekanın kesişim noktasına da çok güçlü şekilde odaklanıyor” dedi. Endüstriyel yapay zeka karmaşık bir alan. Temel uygulamalardan biri öngörücü bakım. Şirketler tarihsel verileri analiz ederek arızaları üretimi aksatmadan önce tespit etmek için bunu zaten kullanıyor.
Yapay zeka ayrıca üretim sahasında kalite kontrolünü de geliştirebiliyor. Örneğin Almanya’nın güneybatısındaki Trumpf SE & Co.’da lazer üreticisi şirket, kesilmiş çelik levhaların kenarlarını incelemek için yapay zeka destekli tarayıcılar kullanıyor ve böylece makine ayarlarını daha hassas şekilde optimize ediyor. Ancak bazı vizyonlar, operasyonları iyileştirmenin çok ötesine geçiyor. Amaç, yapay zeka ajanları ve robotların üretimi minimum insan müdahalesiyle yönettiği, son derece otonom fabrikalar yaratmak; bunlara “karanlık fabrikalar” deniliyor. Avrupa’nın karşı karşıya olduğu zorluk yalnızca modeller geliştirmek değil, aynı zamanda rekabetçi kalabilmek için bunları yeterince hızlı uygulamaya koyabilmek.
Dassault Systèmes’in Orta Avrupa Genel Müdürü Sabine Scheunert, “Muhtemelen önümüzde iki, belki üç yıl kaldı ama bundan fazlası değil” dedi. Daha önce BMW ve Mercedes-Benz’de de çalışmış olan yöneticiye göre Avrupa’daki üreticiler bu süre içinde yapay zekayı süreçlerine entegre edip uygulamazsa, Asya’yı yakalama şansları kalmayacak. Sorun şu ki endüstriyel yapay zekanın benimsenmesi para, nitelikli personel ve otomasyona uygun ölçüde standartlaştırılmış üretim süreçleri gerektiriyor. Avrupa’nın sanayi altyapısının büyük bir kısmı bu unsurlardan bir veya birkaçına sahip değil.
Asya’da daha hızlı yaygınlaşıyor
Enerji ekipmanları üreticisi Siemens Energy’nin CEO’su Christian Bruch, “En hızlı yaygınlaşmayı Asya’da görüyoruz çünkü yeni teknolojiler üretime çoğu zaman daha hızlı entegre edilebiliyor” dedi. Alman sanayi devi Siemens’ten ayrılarak kurulan şirket, Şanghay’daki bir şalt ekipmanı fabrikasını otomatikleştirerek birçok görevi insanlardan makinelere devretti ve çalışan sayısını azalttı. Ancak bunu Avrupa’da tekrarlamak o kadar kolay değil.
Bruch, “Asıl soru şu olacak: Bunu Almanya’da ne zaman ve ne ölçüde uygulayabilirim? Her tesise uyacak mı?” dedi. Trumpf’ta küresel müşteri merkezlerini yöneten ve otomasyon projelerinin uygulanmasına yardımcı olan Elisabeth Zock’a göre endüstriyel yapay zeka genellikle kısa vadede değil, orta vadede getirisi olan bir yatırım. Zock, “Bazı şirketlerde ekonomik durum hala sıkıntılı; bu da onların daha büyük yatırımlar yapmasını zorlaştırıyor” dedi.
Büyük üreticiler de teknolojiyi tüm üretim ağlarına yaymakta zorlanabiliyor. Schneider Electric’in endüstriyel otomasyon hizmetlerinden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Cecile Vercellino’ya göre üreticilerin yalnızca yüzde 30’u geniş ölçekli dijital dönüşüm projelerinden beklenen faydayı elde ediyor. Dönüşüm süreçlerinde şirketlere danışmanlık veren Vercellino, “Aynı şirket grubuna ait olsalar bile, Macaristan’daki yöntemler ve süreçler Portekiz’dekilerden farklı olacaktır. Ölçeklenebilirlik bazen çok zor olabiliyor” dedi.