;
Arama

Wall Street’in 2026 kehaneti: Yapay zeka devrimi, 5.000 dolarlık altın ve "rasyonel coşku"

Bloomberg tarafından derlenen ve 60’tan fazla dev finans kurumunun görüşlerini içeren 2026 projeksiyonları, küresel piyasalarda yapay zeka harcamalarının yön verdiği "neredeyse evrensel" bir iyimserliğe işaret ediyor. Wall Street devleri, yapay zeka balonunun henüz patlamayacağını, altının rekor kıracağını ve ABD ekonomisinin resesyondan kaçınacağını öngörürken, yatırımcıları "rasyonel coşku" yılına hazırlıyor.

02 Ocak 2026, 10:53

Astronomik harcamalar, belirsiz getiri oranları ve teknolojinin benimsenme hızındaki dengesizlikler... Wall Street'teki her firma, yapay zeka (AI) patlamasını çevreleyen risklerin farkında. Ancak 2026 yılına gelindiğinde, finans dünyasının devleri bu "devrim niteliğindeki" teknolojiden uzaklaşmayı reddediyor. Bloomberg News tarafından derlenen ve BlackRock, JPMorgan, Goldman Sachs gibi 60'tan fazla kurumun strateji raporlarını içeren dev analiz, önümüzdeki yıl için neredeyse evrensel bir iyimserliği ortaya koyuyor.

Fidelity International, yapay zekayı 2026'da hisse senedi piyasaları için "belirleyici tema" olarak nitelendirirken; BlackRock Yatırım Enstitüsü, bu teknolojinin gümrük tarifeleri ve geleneksel makroekonomik faktörleri gölgede bırakmaya devam edeceğini belirtiyor. Hatta ABD resesyonu konusunda uyarıda bulunan en karamsar firma olan BCA Research bile, yapay zekanın yarattığı devasa sermaye harcamaları (capex) rüzgarı nedeniyle hisse senetleri konusunda şimdilik "nötr" kalmayı tercih ediyor. JPMorgan Wealth Management ise durumu tek cümlede özetliyor: "Bizce en büyük risk, bu dönüştürücü teknolojiye yatırım yapmamaktır."

İşte finans dünyasının en iyilerinin 2026 yılı için öngördüğü yol haritasının detayları:

Temel senaryo: Sermaye harcamaları + Politika desteği = Büyüme

Wall Street, 2026 için "ılımlı bir iyimserlik" içinde. Küresel ve ABD büyümesinin, jeopolitik gerilimlere ve ticaret savaşlarına rağmen dirençli kalması bekleniyor. Goldman Sachs, küresel büyümenin 2026'da yüzde 2,8 ile konsensüsün üzerinde gerçekleşeceğini, ABD'nin ise vergi indirimleri ve gevşeyen finansal koşullarla yüzde 2,6 büyüyerek diğer gelişmiş ülkelerden daha iyi performans göstereceğini öngörüyor.

DWS, 2026 yılına "Rasyonel Coşku" mottosuyla girerken, mütevazı ekonomik büyüme ve güçlü kazanç artışının hisse senetleri için elverişli bir ortam yaratacağını belirtiyor. State Street ve UBS gibi kurumlar da enflasyonun düşüş eğiliminde olması ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimleriyle destekleyici bir ortamın oluşacağı görüşünde.

Ancak herkes aynı fikirde değil. Apollo Global Management, ABD'nin yüzde 3 seviyesine yapışan enflasyon ve yavaşlayan büyüme ile bir "stagflasyon" ortamına girdiğini savunurken; BCA Research, zayıflayan iş gücü piyasasının resesyona yol açabileceği uyarısını yineliyor.

Yapay zeka: Balon yok, yola devam

Yapay zeka harcamalarının devasa boyutlara ulaşması bazı kesimlerde endişe yaratsa da, Wall Street'in genel kanısı "henüz bir balon olmadığı" yönünde.

Evercore ISI: 2026'da yapay zeka güdümlü bir piyasa balonunun şişme ihtimalini yüzde 30 olarak görüyor. Bu senaryoda S&P 500 endeksinin yıl sonuna kadar 9.000 puana ulaşabileceğini belirtiyor.
Morgan Stanley: Şirketlerin ve ekonomilerin yapay zeka kaynaklı verimlilik artışlarından faydalanacağını, küresel dezenflasyonun ve büyümenin sürdürülebilir bir hıza kavuşacağını öngörüyor.
UniCredit: Dot-com balonu benzetmelerinin yanıltıcı olduğunu, "Muhteşem Yedili" olarak bilinen teknoloji devlerinin satacak ürünü olmayan start-up'lar değil, nakit zengini ve kâr üreten şirketler olduğunu vurguluyor.
Fidelity International: Yapay zekanın hisse senetleri için tanımlayıcı tema olmaya devam edeceğini, ancak riskleri anlamanın ve çeşitlendirmenin şart olduğunu belirtiyor.

Kurumlar, yatırımın sadece "altyapıyı kuranlara" (Nvidia gibi) değil, artık teknolojiyi benimseyip verimliliğini artıran enerji, kamu hizmetleri ve sağlık gibi sektörlere de yayılacağını öngörüyor.

Hisse senetleri: Yüksekten daha yükseğe

Politika desteği ve yapay zeka yatırımları hisse senetlerini desteklese de, değerlemelerin yüksekliği getiri beklentilerini sınırlıyor.

  • Federated Hermes: S&P 500 için 2026 fiyat hedefini 7.800'e yükseltti.
  • Capital Economics: S&P 500'ün 2026 sonuna kadar 8.000 puana ulaşabileceğini tahmin ediyor.
  • JPMorgan Chase: Küresel hisse senetlerinde çift haneli kazançlar bekliyor ve yapay zeka süper döngüsünün kazançları yüzde 13-15 oranında artıracağını öngörüyor.

Yatırımcıların sadece ABD teknoloji devlerine odaklanmaması gerektiği, Avrupa, Japonya ve Gelişmekte Olan Piyasalar'da (EM) fırsatlar olduğu sıkça vurgulanıyor. Özellikle Çin'in teknoloji sektörü ve Japonya'nın kurumsal reformları ilgi çekici bulunuyor.

Enflasyon ve faizler: İnatçı düşüş

Enflasyonda en kötünün geride kaldığı düşünülse de, ticaret engelleri ve ABD göçmen politikaları nedeniyle fiyat artışlarının hedeflenen yüzde 2 seviyesine inmesinin zor olacağı belirtiliyor.

  • Capital Economics: ABD enflasyonunun yüzde 3 civarında seyredeceğini, Fed'in faiz indirimlerinin piyasa beklentisinden daha yavaş olacağını (politika faizinin yüzde 3,25-3,5 aralığında kalacağını) öngörüyor.
  • Amundi: Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faizleri yüzde 1,5'e, İngiltere Merkez Bankası'nın ise yüzde 3,25'e çekeceğini tahmin ediyor.
  • Robeco: Fed'in 2026 sonunda faiz oranlarını yüzde 3'ün üzerinde tutarak konsensüsten daha şahin bir duruş sergileyeceğini bekliyor.

Emtia: Altın için şoke eden tahmin

Emtia piyasalarında en dikkat çekici tahmin JPMorgan Chase'den geldi. Banka, merkez bankası alımları ve güçlü yatırımcı talebiyle altının ons fiyatının 2026'nın dördüncü çeyreğinde 5.000 dolara yükseleceğini, yıl ortalamasının ise 4.753 dolar olacağını öngörüyor.

Diğer yandan Citi ve Morgan Stanley, yapay zeka altyapısı ve elektrifikasyon nedeniyle bakır ve alüminyum gibi endüstriyel metallerde yükseliş bekliyor. Petrol tarafında ise beklentiler zayıf; BNP Paribas, Brent petrolün varil fiyatının ilk çeyrekte 55 dolara düşmesini beklerken, Morgan Stanley 60 dolar civarında seyredeceğini tahmin ediyor.

Tahviller ve dolar: Getiri avı

Doların zayıflaması genel bir beklenti olarak öne çıkıyor. Pictet Asset Management, doların 2026'da yüzde 5 değer kaybedebileceğini, Fed'in siyasi baskıyla fazla gevşemesi durumunda bu kaybın çift hanelere ulaşabileceğini belirtiyor.

Tahvil piyasasında ise "Getiri Eğrisinin Dikleşmesi" (Steepener) bekleniyor. Kısa vadeli faizlerin düşmesi ancak uzun vadeli faizlerin (mali harcamalar nedeniyle) yüksek kalması öngörülüyor. JPMorgan Wealth Management, tahvillerin resesyona karşı tercih edilen tampon olduğunu belirtirken, DWS "carry" (getiri) avcılığının devam etmesini öneriyor.

Riskler: Politika, jeopolitik ve ticaret

Tüm bu iyimserliğe rağmen riskler masada. "Muhteşem Bir Yasa Tasarısı" (One Big Beautiful Bill Act) gibi mali teşviklerin enflasyonu körükleyebileceği, tarifelerin küresel ticareti yavaşlatabileceği ve jeopolitik gerilimlerin enerji şoklarına yol açabileceği uyarıları yapılıyor. Schroders, piyasalar yükselmeye devam ederse büyük bir düzeltme riskinin de arttığına dikkat çekiyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok