Bundan on üç yıl önce, o dönem New York'taki Bonhams müzayede evinde uzman olan Cassandra Hatton, kum taşı içinde korunmuş ve adeta ölümcül bir dövüşe kilitlenmiş gibi görünen iki dinozor fosiline hiç alıcı çıkmamasını hayretle izlemişti. Hatton yaşadığı şaşkınlığı, "Kimsenin onlara teklif vermemesine çok şaşırmıştım. Bu kadar önemli bir şeye nasıl olur da kimse teklif vermez?" sözleriyle dile getirdi.
Şu anda Sotheby's müzayede evinin küresel bilim ve doğa tarihi departmanının başkan yardımcısı olan Hatton, o günden bu yana gerçekleştirdiği rekor kıran satışlarla dinozor pazarının kurulmasında herkesten daha fazla rol oynadı. Hatton'ın son satışı olan ve Geç Kretase dönemine ait olan 11,5 metre uzunluğundaki "Gus" adlı Tyrannosaurus rex fosili, New York'ta 20 milyon ila 30 milyon dolar arasında bir tahmini bedelle açık artırmaya çıkacak.
Rekor satışlar ilgiyi artırdı
Gelişmekte olan bu pazarın kırılma noktası, 2020 yılında Christie's müzayede evinin "Stan" adlı bir başka T-Rex fosilini o dönem rekor bir fiyat olan 31,8 milyon dolara satmasıyla yaşandı. Bu gelişmenin ardından neredeyse her müzayede evi dinozor satmaya başladı ve müzayede videoları hazırlamak standart bir uygulama haline geldi. 2024 yılında ise milyarder Ken Griffin, "Apex" adlı Stegosaurus fosili için 44,6 milyon dolar ödeyerek bir fosile verilen en yüksek rakam rekorunu kırdı.
Bir zamanlar yalnızca doğa tarihi meraklılarının ilgi gösterdiği fosiller, artık spekülatif yatırım araçlarına dönüştü. Sosyal medya platformlarında 90 milyon takipçisi olan ve kendisine ait 500 bin dolarlık bir dinozor kafatası bulunan içerik üreticisi ve profesyonel güreşçi Logan Paul, nisan ayında katıldığı bir podcast yayınında, "Önümüzdeki 20 yıl içinde bir dinozorun borsa endekslerinden daha iyi performans göstereceğine inanıyorum." ifadesini kullandı.
Piyasada bilgi eşitsizliği ve şeffaflık krizi yaşanıyor
Koleksiyoner talebi derinleşip milyon dolarlık satışlar manşetleri süsledikçe, pazarın kontrolsüz büyüme hızı uzmanları endişelendiriyor. Yeni koleksiyonerler, standartların ve şeffaflığın neredeyse hiç bulunmadığı bir piyasaya adım atıyor.
Replika kemikler satan Fossil Crates şirketinin kurucusu ve paleontolog Brian Curtice durumla ilgili olarak, "Burada bir bilgi eşitsizliği var. Alıcılar sadece kendilerine söylenenleri biliyor. Satıcının müzayede evine söylediklerini bağımsız olarak doğrulayabilecekleri kolay bir yol yok ve satıcılar her şeyi en iyi şekilde gösterme eğiliminde." değerlendirmesini yaptı.
Güzel sanatlar piyasası da genellikle opak olarak tanımlansa da oradaki koleksiyonerlerin üçüncü taraf danışmanlara ve onlarca yıllık satış veri tabanlarına erişimi bulunuyor. Buna karşılık, ilk kez fosil alan alıcılar tamamen karanlıkta hareket ediyor.
Geçen kasım ayında Connecticut'ta bir sanat galerisi işleten Jack Geary ve Dolly Bross Geary çifti, Phillips New York'ta sergilenen deniz zambakları fosili için teklif vermeye karar verdi. Çift, 8 bin ila 12 bin dolar değer biçilen fosilin fiyatı 20 bin doları aşınca ihaleden çekildi ve fosil, komisyonlarla birlikte bu tahminin beş katından fazlasına satıldı. Salondan şaşkınlıkla ayrılan Dolly Bross Geary, "Karşılaştırabileceğimiz emsal satışlar yok." derken, eşi Jack Geary ise "Neyi satın aldığınızı bilmek gerçekten çok zor." şeklinde konuştu.
Bilim insanları milyarderlerin dolandırılmasına acımıyor
Fosil alıcılarının danışabileceği en mantıklı kişiler paleontologlar gibi görünse de akademik çevreler bu çılgınlığa tepki gösteriyor. Bazı uzmanlar yüksek fiyatları protesto etmek amacıyla bilgi paylaşmayı reddediyor. Omurgalı Paleontolojisi Derneği, üyelerinin özel mülkiyetteki örnekler hakkında bilimsel makale yayınlamasını onaylamıyor. Çünkü bir boşanma davası ya da mülkiyet değişimiyle bu değerli veriler tamamen ortadan kaybolabiliyor.
California'daki Western Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde doçent olan paleontolog Mathew Wedel alıcılara karşı mesafeli duruyor. Wedel, "Alıcılar dikkat etsin. Bir fosile ciddi paralar dökmeyi düşünen biri varsa, kendi araştırmasını çok iyi yapmalı." uyarısında bulundu.
Wedel, kişisel fosil sahipliğine tamamen karşı olmasa da en iyi örneklerin bilim dünyasından kaçırılmasına tepki gösteriyor. Koleksiyonerlerle iş birliği yapmayı reddeden Wedel, "Eğer dolandırılırlarsa bu durum bilim için kötü olmaz. Açıkçası bazı koleksiyonerlerin canının yanması piyasanın biraz soğumasını sağlayabilir ve bu bilim için daha iyi olur." değerlendirmesini yaptı.
3D yazıcılar ve kompozit dinozorlar alıcıları yanıltıyor
Sektörün en büyük problemlerinden biri, fosiller üzerinde yapılan restorasyonların şeffaf bir şekilde açıklanmaması olarak öne çıkıyor. Eksik kemik parçalarını tamamlamak yaygın bir yöntem olsa da satıcılar hangi parçanın tarih öncesine ait olduğunu, hangisinin ise 3D yazıcıdan çıktığını her zaman açıklamıyor.
Sotheby's yöneticisi Cassandra Hatton bu konuya değinerek, "Çoğu insan gerçek bir fosil ile replika arasındaki farkı anlayamaz. Bu durum maalesef insanların sattıkları ürünler hakkında dürüst davranmamasına zemin hazırlıyor." şeklinde konuştu.
T-Rex uzmanı James Napoli ise klasik araba dünyasından bir benzetme yaptı. Napoli, "Klasik araba dünyasında bir Toyota Corolla'nın motorunu ve şasisini alıp üzerine kağıt hamurundan bir kasa giydirip bunu başka bir klasik araba gibi satamazsınız. Ancak fosil dünyasında, gerçek kemik parçalarını alıp alçıyla birleştirebilir, kemik gibi görünmesi için boyayabilir ve bunu eksiksiz bir dinozor gibi satabilirsiniz." sözleriyle piyasadaki denetimsizliği eleştirdi.
Fosillerin birden fazla farklı hayvana ait kemiklerin birleştirilmesiyle oluşturulan "kompozit" yapısı da alıcılardan gizlenebiliyor. Fosil avcısı Lee Campbell, bulduğu "Trey" adlı Triceratops fosilinin 5,5 milyon dolara satıldığı müzayedede bu durumun açıkça yazılmamasına şaşırdığını belirtti. Campbell, "Bunun farklı hayvanlardan birleştirilmiş kompozit bir dinozor olduğunu en başta açıkça belirtmeliydiler." dedi.
Müzisyen Pharrell Williams'ın kurduğu Joopiter müzayede evi ise Trey'in tanıtım ilanlarında bu bilgiye yer vermedi ancak talep eden alıcılara 1993 yılına ait orijinal satış sözleşmesini iletti. Joopiter'in küresel satış müdürü Caitlin Donovan, "Bilgi isteyen her katılımcıya bu belgeleri sağladık. Web sitesinde bizimle iletişime geçilmesi gerektiği açıkça belirtilmişti." diyerek kendilerini savundu. Satışın danışmanlığını yapan ticari paleontolog Andre LuJan da "Detaylı soru sormak isteyen herkes benimle uzun uzun konuşma fırsatına sahipti, bu yüzden ürünün adil bir şekilde temsil edildiğini düşünüyorum." ifadesini kullandı.
Çözüm arayışları: Çizgi roman derecelendirme sistemi örnek alınıyor
Pazardaki bu kontrolsüz büyüme devam ederken, bazı satıcılar güven ortamı yaratmak için evrensel bir derecelendirme sisteminin kurulmasını istiyor.
İsviçreli satıcı Christian Link, çizgi romanlarda veya beyzbol kartlarında uygulanan 10 puanlık derecelendirme sistemine benzer tarafsız bir üçüncü taraf hizmetinin kurulması gerektiğini savundu. Link, böyle bir sistem üzerinde çalışıldığının ipucunu vererek, "Bu kesinlikle yapılması gereken bir şey." açıklamasını yaptı.