Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM), "Ne Eğitimde Ne İstihdamda (NEET) Kapsamının Yeniden Düşünülmesi Gerekiyor" başlıklı bir araştırma notu yayımladı. Araştırmacı Dr. Luis Pinedo Caro tarafından kaleme alınan çalışmada, NEET tanımının İstanbul'daki eğitimli gençler üzerindeki etkileri incelendi ve alternatif ölçütler geliştirildi.
Kamuoyunda "ev genci" olarak da adlandırılan gençlerin toplumdan kopukluğunu ölçmek amacıyla kullanılan ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin bir parçası haline gelen NEET kavramı, bu araştırmayla yeniden sorgulanıyor. Eurostat'ın standartlarına göre, son dört hafta içinde eğitim veya öğretime katılmamış ve son bir hafta içinde istihdam edilmemiş gençler NEET olarak sınıflandırılıyor. Ancak BETAM'ın araştırması, bu tanımın piyasa dışı faaliyetlere zaman ayıran gençleri de "toplumdan kopuk" olarak damgaladığını savunuyor.
NEET oranı 16 puan geriledi
Ocak ve şubat 2026'da İstanbul'da en az meslek lisesi mezunu, 18-29 yaş arası 3 bin gencin katılımıyla gerçekleştirilen hanehalkı anketi dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre, mevcut Eurostat tanımı kullanıldığında İstanbul'daki eğitimli gençler arasındaki NEET oranı yüzde 35,5 olarak hesaplandı. Ancak NEET tanımına gayri resmi öğrenciler, yakın gelecekte eğitime başlama niyeti olanlar, bakım ekonomisine katılanlar ve sivil toplum kuruluşlarında (STK) gönüllü çalışanlar dahil edildiğinde düzeltilmiş NEET oranı 16 puanlık bir düşüşle yüzde 19,4'e geriledi.
Araştırmada haftada en az 10 saat bireysel öğrenim görenler "gayri resmi öğrenci" olarak yeniden sınıflandırıldığında NEET oranı yüzde 27,4'e düştü. Üç ay içinde eğitime başlama planı olanlar da eklendiğinde bu oran yüzde 21,2'ye kadar indi.
Kadınların NEET oranı 20 puan düştü
Araştırmanın cinsiyet boyutunda elde edilen veriler çok daha çarpıcı. Yeniden sınıflandırmalar uygulandığında kadınların NEET oranında yaklaşık 20 puanlık bir düşüş gözlemlendi. Bu düşüşün temel nedeninin bakım ekonomisi değil, eğitime devam etme isteği olduğu belirlendi. Bu bulgu, bakım sorumluluklarının eğitimli genç İstanbullu kadınları istihdam dışında tutan temel mekanizma olduğu yönündeki beklentileri, en azından bu yaş grubu için çürütüyor.
Öte yandan, kadınların çocuk bakımına erkeklere kıyasla iki kat daha fazla zaman ayırdığı, bu nedenle işgücü piyasasındaki olası olumsuz etkilerin otuzlu yaşlarda daha belirgin hissedilebileceği vurgulandı. Bakım ekonomisinin 18-29 yaş aralığındaki bireyler arasında yüzde 2,7 ile oldukça sınırlı kaldığı görüldü.
Gönüllülük istihdamın alternatifi değil
Araştırma, İstanbul gençliğinin yüzde 5,6'sının düzenli olarak gönüllülük faaliyetlerinde bulunduğunu ortaya koydu. İlginç bir şekilde, bu gönüllülerin üçte ikisinin aynı zamanda istihdam edilen bireyler olduğu saptandı. Bu durum, sivil katılımın istihdamın bir alternatifi olmaktan ziyade tamamlayıcısı olarak işlev gördüğüne işaret ediyor.
Çalışmada ayrıca, bireysel çalışma yapan kadınların oranının yüzde 15 iken erkeklerde bu oranın yüzde 10'da kaldığı belirtildi. Bu farkın, kadınların işgücü piyasasına erişimde veya kariyerlerini sürdürmede erkeklerden daha fazla zorluk yaşayabileceği ihtimalini akıllara getirdiği ifade edildi.
Araştırmanın sonuç bölümünde, NEET kavramının ulusal hesapların piyasa yanlılığını yansıttığına ve toplumsal bir kavram olan kopukluğu ekonomik kriterlerle ölçmenin kategorik bir hata olduğuna dikkat çekildi.