Arama

Z kuşağı sağlık uyarıları yerine bronzluğu tercih ediyor

ABD’de yapılan araştırmalar, gençlerin cilt kanseri konusunda önceki kuşaklara göre daha az kaygı duyduğunu ortaya koyuyor. Sosyal medyada yayılan “tanmaxxing” akımı gençler arasında bronz olmayı popüler hale getiriyor. Uzmanlara göre yanlış bilgiler ve influencer etkisi, güneş güvenliği konusundaki farkındalığı zayıflatıyor.

31 Mayıs 2026, 16:00

ABD Arizona’da dermatolog olarak ve gençliğinde bir solaryum salonunda çalışan Dr. Brooke Jeffy, “Solaryumlar, asbest ve plütonyumla aynı kanser yapıcı kategoride yer alıyor” diyor. Ayrıca, 35 yaşından önce solaryum kullanmanın melanom riskini yüzde 75 artırdığını belirtiyor. Ancak özellikle TikTok paylaşımları Z kuşağının bronzlaşmanın risklerine karşı yapılan uyarılara kayıtsız olduğunu gösteriyor. Birçoğu UV indeksini takip ediyor, hava durumu uygulamalarını kontrol ederek en fazla ultraviyole ışına ne zaman maruz kalabileceklerini belirliyor. Bazı sosyal medya kullanıcılarının kendilerine verdiği isimle “tanfluencer”lar, havuç özü destekleyicilerle “tanmaxxing” hakkında paylaşımlar yapıyor ya da güneş altında geçirilen bir günün ardından oluşan güneş yanıklarını sergiliyor.

Amerikan Dermatoloji Akademisi’nin güneş alışkanlıkları üzerine yaptığı yeni bir ankete göre Z kuşağı katılımcılarının (18-29 yaş) yalnızca yüzde 25’i yaşamları boyunca cilt kanserine yakalanma konusunda endişe duyduğunu belirtti. Genel nüfusta bu oran yüzde 39’du. Dahası katılımcıların yüzde 20’si bronzlaşmanın cilt kanserini önlemekten daha önemli olduğunu söyledi, genel grupta bu oran yüzde 14’tü.

Uzmanlar, gençlerin güneşe maruz kalma konusundaki uyarılara bilinçli olarak karşı geliyor olabileceğini söylüyor. Birçoğu bu uyarıları ebeveynlerinden, doktorlardan ve bazı durumlarda okul programlarından duyarak büyüdü. Ancak sosyal medyada ve ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. gibi solaryum kullanan kamu figürlerinin yaydığı yanlış bilgiler nedeniyle neye inanacaklarından emin olmayabilirler. ABD Gıda ve İlaç Dairesi yakın zamanda, solaryum kullanımını reşit olmayanlar için yasaklayacak bir öneriyi geri çekti. 

Washington D.C.’de dermatolog olan Dr. Neelam Khan, “Gençler sigara içmiyor, alkol kullanmıyor. Uyku, sıvı tüketimi, egzersiz gibi sağlık açısından önemli olduğunu bildiğimiz şeylere öncelik veriyorlar. Sadece bronzlaşma fikrinin de bunun bir parçası olup artık ‘havalı olmayan’ bir şey haline gelmesini umardım” diyor. 

“Korunmak için alabileceğimiz önlemleri biliyoruz”

Cilt kanseri Amerika Birleşik Devletleri’nde en yaygın kanser türü ancak aynı zamanda en önlenebilir olanlardan biri. Skin Cancer Foundation’a göre her beş Amerikalıdan biri 70 yaşına kadar cilt kanserine yakalanıyor ve beş veya daha fazla güneş yanığı yaşamak melanom riskini iki katına çıkarıyor.

Dermatolog Dr. Marisa Garshick, 70’li yaşlarındaki hastalar cilt kanseriyle geldiklerinde onlara şunu söylediğini belirtiyor: “‘Hayır, endişelenmeyin. Yanlış bir şey yapmadınız. O zamanlar bugün bildiklerimizi bilmiyorduk.’” Ancak bugün durumun farklı olduğunu, çünkü “kendimizi korumak için alabileceğimiz önlemler hakkında bilgi sahibi olduğumuzu” söyledi.

Yanlış bilgiler hızla yayılıyor

Bu bilginin Z kuşağıyla çok iyi bağ kuramadığı görülüyor. Ekim ayında TikTok’ta bir kullanıcı şöyle yazdı: “Güneş kansere yol açıyor. Güneş kremi kansere yol açıyor. Nasıl olsa öleceğiz, bari bronz olalım.” Ancak güneş kremlerinin cilt kanserine yol açtığına dair bir bilimsel kanıt yok. Illinois’de genç yetişkinler üzerine uzmanlaşmış lisanslı terapist Lindsay Fleming, bazı gençlerin “gelecek üzerinde daha az kontrol sahibi olduklarını hissettiklerini” söyledi. “Gelecek belirsiz göründüğünde, uzun vadeli sonuçlar duygusal ağırlığını kaybediyor.” Amerikan Dermatoloji Akademisi’nin 2024 anketinde, Z kuşağı katılımcılarının yüzde 25’i şimdi bronz görünmenin ileride daha kötü görünmek anlamına gelse bile buna değdiğini söyledi.

Yanlış bilgiler de oldukça yaygın. Güneş kreminin cilt kanserine yol açtığı yönündeki yanlış iddia, birçok genci hiç güneş kremi kullanmamaya ikna etmiş durumda. Perine bölgesini bronzlaştırmanın enerjiyi artırdığı ve hormonları dengelediği ya da beslenmeden tohum yağlarını çıkarmanın güneşten koruduğu gibi başka efsaneler de Z kuşağı bronzlaşma kültürünü besledi. 

“Her bronzluk DNA hasarıdır”

Kaliforniya’nın Chico şehrinde dermatoloji hemşiresi olan Ann Frisius, “Birçok genç hasta cilt bakımı konusunda oldukça bilgili ve günlük yaşamlarına ayrıntılı rutinler dahil ediyor. Beni en çok endişelendiren şey bilgi eksikliği değil, mesajların her zaman etkili olmaması ya da ne kadar güneş maruziyetinin güvenli olduğu konusunda karışık bilgiler bulunması” dedi. 

Frisius, genç hastalarının düzenli olarak gözeneklerinin büyüklüğünden şikayet ettiğini ya da önleyici botox hakkında soru sorduğunu söyledi. “Hepsi cam gibi cilt istiyor ama sonra gidip solaryumda kendilerini yakıyorlar. Bu da gözeneklerin daha da büyümesine neden oluyor. Her bronzluk DNA hasarıdır” diye uyardı. 

Sosyal medya etkisi

Fleming, TikTok ve Instagram’da dikkatsiz güneş alışkanlıklarının normalleştirilmesinin bu nesli nasıl etkilediğini vurguladı. “Gençler yalnızca ünlüleri değil, akranlarını da bronzlaşma davranışları içinde gördüğünde, bu daha az riskli görünüyor. Ayrıca bu alanlarda uzun vadeli sonuçların görünür olmaması da risk algısını çarpıtıyor” ifadelerini kullandı. Genç kadınlar ve erkekler giderek daha fazla rehberlik için influencer’lara yöneldikçe, bu durum tıp alanına yönelik güvensizliği de artırdı. Örneğin 25 yaşındaki Amerikalı Olimpik eskrimci Mitchell Saron Instagram’daki 169 bin takipçisine, tıbben kanıtlanmamış güneş tavsiyeleri de dahil olmak üzere düzenli sağlık ve wellness içerikleri paylaşıyor. Saron, “Genel sağlık konusunda kendi bedenimi dinlemeye daha yatkınım” diyor.

Bütünsel beden sağlığı, Washington’daki dermatolog Dr. Khan için de önemli; güneşe maruz kalma konusundaki önerileri Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Kanser Derneği ve Amerikan Dermatoloji Akademisi’nin tavsiyeleriyle örtüşüyor. Özellikle, sabah 10 ile öğleden sonra 4 arasında ya da UV indeksinin 3 veya üzerinde olduğu zamanlarda doğrudan güneşe maruz kalmanın sınırlandırılmasını öneriyor. Ayrıca D vitamini için günde 5 ila 15 dakika güneş ışığı alınmasını, güneşteyken koruyucu kıyafet ve şapka kullanılmasını, her gün SPF 30 veya üzeri güneş kremi sürülmesini ve yılda bir kez dermatoloğa giderek cilt kontrolü yaptırılmasını tavsiye ediyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok