K-pop, dizileri ve kozmetik ürünlerine yönelik küresel hayranlık, televizyonlara ve cilt bakım rutinlerine hükmetmekten çok daha fazlasını yaptı. Güney Kore’nin başkenti Seul'ü dünyanın en gözde destinasyonlarından birine dönüştürdü. 2024'te şehri ziyaret eden 13,14 milyon turistin ardından Seul yönetimi, bu kültürel ivmeden yararlanarak 2030 yılına kadar 30 milyon ziyaretçi çekmeyi hedefliyor. Seul merkezli lüks seyahat tasarım şirketi Travel Different'ın kurucusu ve CEO'su Blair Hong, “Birçok kişi başlangıçta K-pop, K-dizileri veya güzellik ürünleri nedeniyle geliyor ancak ayrılırken çok daha derin bir şey keşfetmiş oluyorlar: Kore'nin tarihini, kültürünü, insanlarını ve ülkeyi tanımlayan olağanüstü enerjiyi” diyor.
Kore tarihine bir bakış atmak için Gyeongbokgung Sarayı'nı ziyaret edebilirsiniz. 1395'te inşa edilen saray, 1392'den 1910'a kadar hüküm süren Joseon Hanedanlığı'nın ana sarayıydı. Birçok kral burada taç giydi; Kore alfabesinin yaratıldığı yer de burasıydı. Geniş saray arazisinde, bir göletin üzerinde yer alan ve üzerinde burç hayvanlarının şekillerini taşıyan çinileri bulunan, görkemli davetlere ev sahipliği yapmış renkli Gyeonghoeru Köşkü de bulunuyor. Seul'ün modern yüzünü görmek için Gangnam'ın Apgujeong bölgesine gidebilirsiniz. Burada, Kore'nin lüks gözlük markası Gentle Monster'ın mağazası olduğunu fark etmeden önce deneysel bir sanat galerisi sanabileceğiniz Haus Dosan'ı göreceksiniz.
K-medikal turizmi hızla büyüyor. Sağlık ve Refah Bakanlığı ile Kore Sağlık Endüstrisi Geliştirme Enstitüsü'ne göre ülke, 2025'te 2 milyondan fazla yabancı hastayı ağırladı. Bu rekor bir seviyeye işaret ederken 2024'e kıyasla yüzde 72'lik bir artış anlamına geliyor. Önemli destinasyonlardan biri, üst segment bir klinik ve yaşlanma karşıtı merkez olan Chaum. 1960'ta kurulan ve Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere yedi ülkede faaliyet gösteren Cha Health Systems'ın bir parçası olan Chaum Doğu, Batı ve alternatif tıbbı bir araya getiriyor. Hizmetleri, tüm vücudu kapsayan MR görüntülemelerinin de dahil olduğu kapsamlı sağlık kontrollerinden son teknoloji kök hücre tedavilerine kadar uzanıyor.
Güney Kore mutfağı
Gwangjang Pazarı ülkenin mutfağını keşfetmek için iyi bir seçenek olabilir. 1905'te açılan ve ülkenin en eski sokak yemekleri pazarı olan bu yer, soya sosunda marine edilmiş yengeç gibi geleneksel yemeklerden, sosyal medya için tasarlanmış ürünlere kadar her şeyi satan tezgahlarla dolu. Örneğin marshmallow kabuğuyla çevrelenmiş ve ateş püskürten bir dinozoru andıran pürmüzle hafifçe yakılmış dondurma çubukları bunlardan biri. Kore'nin ünlü yemeği olan tteokbokki'yi, yani acı-tatlı sosla hazırlanan pirinç keklerini deneyebilirsiniz.. Cesur bir damak tadınız varsa, canlı ahtapotu da deneyin; kolları parçalara ayrılıyor ve tabağınızın üzerinde kıvrılmaya devam ediyor.
Şehrin başka bir yerinde, ülkenin ünlü barbeküsünün tadına Two Bull'da bakabilirsiniz. Burada sulu hanwoo sığır etini ızgarada; armut, sarımsak frenk soğanı, yumurta sarısı ve mayonezle hazırlanan özgün bir tartar şeklinde; ya da kızarmış pilav parçalarıyla beneklenmiş brisket dilimleri olarak deneyebilirsiniz. İpucu: Popüler bir garnitür olan, soya sosuyla servis edilen yumurta suflelerinden de sipariş edin.
Rotayı tamamen tersine çevirerek Kore'nin tapınak mutfağına da yönelebilirsiniz: Budist keşişlerin dağlarda yiyecek arayarak geliştirdiği, mevsimsel ve bitki temelli yemeklere. Insadong'daki Sanchon'da set menü, masayı dolduran yedi çeşit yabani sebze ve dokuz çeşit banchan'dan (garnitürden) oluşan geniş bir seçki sunuyor. Vegan beslenmeye uygun yemekler mevsime göre değişiyor.