Bir genci bir gecede milyoner olmaya nasıl hazırlarsınız? Pek çok kariyerde başarı yavaş ve yılların birikimiyle gelir. Dersler süreç içinde, küçük kazanımlar ve kayıplar yoluyla öğrenilir. Ancak bazı sektörlerde başarı aniden gelir. Yükseliş meteoritiktir ve hazırlık yoksa bu durum yabancı, sarsıcı ve hatta tehlikeli hissedilebilir. Profesyonel spor bunun en net örneklerinden biri. Genç bir isim, bazen üniversitede çok az zaman geçirmişken, milyonlarca dolar vaat eden bir sözleşme imzalar. Para psikolojisi alanında görüldüğü üzere, servetteki hızlı değişimler çoğu zaman duygusal hazırlığın önüne geçer ve başarıya rağmen kırılganlık yaratır. Forbes'a kariyer ve başarı üzerine yazılar yazan Mena Mirhom, bu sorumluluğa nasıl yaklaştıklarını daha iyi anlamak için dünyanın en başarılı sporcularından bazılarının ebeveynleriyle zaman geçirdi. Mirhom, "Sadece servet değil, sürdürülebilir bir marka, bir iş ve dengeli bir hayat inşa etmek ne gerekiyor?" diye sordu.
Stephen Curry ve Sonya Curry
Sonya, Stephen ve Seth Curry için NBA hayatı yabancı değildi. Babaları Dell Curry ligde yıllarca oynadı ve basketbol küçük yaşlardan itibaren evin bir parçasıydı. Ancak hazırlık saha ile sınırlı değildi. Sonya Curry, hem bir eğitimci hem de bir ebeveyn olarak son derece bilinçli davrandığını anlatıyor. Çocuklarını, şöhret ya da servet gündeme gelmeden çok önce, reddedilmeyle, disiplinle ve kendini tutmayla yüzleşecek şekilde kademeli olarak eğitti. Bunlar karakter inşa etmeyi amaçlayan biçimlendirici deneyimlerdi. Bu yaklaşım, yeteneğin tek başına değil, azim ve sebatın uzun vadeli başarının daha güçlü belirleyicileri olduğunu gösteren araştırmalarla örtüşüyor.
2025'te Stephen Curry basketbolda en çok kazanan oyuncu ünvanını, LeBron James’in 11 yıllık saltanatını sona erdirerek ele geçirdi. Forbes'un en çok kazanan NBA oyuncuları listesinde Curry, 159,6 milyon dolarla birinci sırada yer alıyor.
Sonya ayrıca bir aile işi imparatorluğu kurmanın karmaşıklıkları hakkında açıkça konuştu. Başarı geldiğinde, sınırlar net değilse nezaket zayıflık olarak algılanabilir. Değer odaklı bir ortam, bir markayı ulaşılabilir ve cazip kılar ancak sağduyu olmadan bu durum sömürüye de davetiye çıkarabilir.
Sonya, “Zorluklarla karşılaştıklarında, çok küçük yaşlardan itibaren, vazgeçmelerine izin vermedik" diyor. Profesyonel sporun baskısından çok önce bu zihniyet Montessori eğitimiyle pekiştirildi; Sonya’nın ifadesiyle bu yaklaşım temelde üründen ziyade süreçle ilgili. Çocuklarını zorluktan korumak yerine Sonya, tekrar tekrar işe geri dönmenin önemini vurguladı. “Sebat, nihai ürüne bakmadan tekrar tekrar geri dönmekte ortaya çıkar” diye ekledi.
Bu süreç odaklı yaklaşım, Harvard Business Review’ın defalarca gösterdiği bir bulguyla örtüşür: Sadece performansa değil sürece öncelik veren bireyler daha dayanıklıdır, daha uyum sağlayabilir ve zaman içinde aksilikle karşısında ayağa kalkmaya daha yatkındırlarç
Kevin ve Wanda Durant
Kevin Durant, 2014 yılında ligin en yüksek bireysel ödülünü aldığında annesi Wanda’yı “gerçek MVP” olarak adlandırmasıyla dikkat çekti. Üst düzey performans çoğu zaman görünmeyen fedakarlıklar üzerine inşa edilir. Wanda Durant, Kevin’i ulusal ilgi, sponsorluk anlaşmaları ortaya çıkmadan çok önce hazırlamıştı. Ailesini desteklemek için farklı dönemlerde birden fazla işte çalıştı; çoğu zaman istikrarsız koşullar altındaydı. Sık sık taşındılar ve kaynakları sınırlıydı. Konfor garanti değildi ancak tutarlı olan onun varlığı, beklentileri ve zorlukları reddetmesiydi.
Kevin’ı mücadeleden uzak tutmadı. Aksine, bu mücadeleye anlam kazandırmasına yardımcı oldu. Çocukları zorluktan korumak, istemeden de olsa dayanıklılığı zayıflatabilir. Harvard Business Review’da yayımlanan araştırmalar, zorluğu tanımlayıcı değil biçimlendirici olarak yorumlamayı öğrenen bireylerin baskı altında liderlik etmeye daha hazır olduklarını gösteriyor.
Wanda, modellediği şey servet yönetimi değil, öz-yönetimdi. Rahatsızlığa tahammül edebilme, istikrarsızlık içinde disiplinli kalma ve başarının asla tekil olmadığını fark etme becerisi. Bu temel, Kevin Durant’in kariyeri boyunca başarıyı, eleştiriyi, geçişleri ve yeniden yapılanmayı yönetmesini sağladı.
Jalen, Sandra ve Rick Brunson
Jalen Brunson’ın yükselişi sessiz, tutarlı ve evde şekillenen değerlere derinden bağlı oldu. Babası Rick Brunson, gelişime gerçekçilikle yaklaştı, kendi NBA deneyiminden yola çıkarak hazırlığı öğretti. Jalen, disiplin ve tutarlılıkla birleştiğinde hafife alınmanın bir avantaj olabileceğini erken yaşta öğrendi. Sandra Brunson ise karakteri günlük bir pratik olarak vurguladı. Sahada ve saha dışında iyi bir takım arkadaşı olması gerektiğini işledi. Bu değerler, kurumların her işe alım kararında sessizce aradığı niteliklerle örtüşüyor. Takım çalışması üzerine yapılan araştırmalar, uzun vadeli kariyer başarısında güvenilirlik ve hesap verebilirliğin ham beceriden daha ağır bastığını tutarlı biçimde gösteriyor.