ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Yüksek Mahkeme’nin mevcut küresel gümrük vergilerini iptal etmesi halinde Trump yönetiminin yeni vergileri “ertesi gün” yürürlüğe koyabilecek durumda olduğunu açıkladı. New York Times’a konuşan Greer, olası bir mahkeme kararına karşı tüm hazırlıkların tamamlandığını vurguladı.
Söz konusu vergiler, Başkan Donald Trump’ın Ocak 2025’te yeniden göreve gelmesinin ardından 1977 tarihli Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası’na (IEEPA) dayanılarak hayata geçirilmişti. Hukuki süreç, Trump’ın acil durum yetkilerinin sınırlarının Yüksek Mahkeme tarafından test edildiği kritik dosyalardan biri olarak görülüyor. Mahkemenin kararını önümüzdeki haftalarda, hatta en erken salı günü açıklaması bekleniyor.
Alternatif yasalar masada
Hazine Bakanı Scott Bessent, IEEPA kapsamında bir iptal kararı çıkması ihtimaline karşı yönetimin elinde başka yasal araçlar bulunduğunu belirtti. Buna göre Trump yönetimi, 1974 tarihli bir yasayı gerekçe göstererek ticari dengesizlikleri öne sürebilir ve 150 gün süreyle yüzde 15 oranında geniş kapsamlı gümrük vergileri uygulayabilir.
Ayrıca 1930 tarihli bir yasanın da seçenekler arasında olduğu ifade ediliyor. Bu düzenleme, ABD ticaretine karşı ayrımcı uygulamalarda bulunan ülkelere yüzde 50’ye varan oranlarda gümrük vergisi getirilmesine olanak tanıyor. Washington’un bu hazırlıkları, Yüksek Mahkeme kararından bağımsız olarak gümrük vergisi politikasından vazgeçilmeyeceğine işaret ediyor.
4 trilyon dolarlık veriyle çarpıcı sonuç
Almanya merkezli Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü ise Trump döneminde uygulanan gümrük tarifelerine ilişkin kapsamlı bir analiz yayımladı. “Amerika’nın Kendi Kalesine Attığı Gol: Tarifeleri Kim Ödüyor?” başlıklı çalışmada, toplam değeri yaklaşık 4 trilyon dolar olan 25 milyondan fazla sevkiyat kaydı incelendi.
Rapora göre, Trump yönetiminin söylemlerinin aksine, gümrük vergilerinin yükü yabancı ihracatçılardan çok ABD iç piyasasına yansıdı.
Yükün yüzde 96’sı ABD içinde kaldı
Kiel Enstitüsü’nün hesaplamaları, ABD’nin gümrük tarifelerinden elde ettiği gelirin 2025 yılında yaklaşık 200 milyar dolar arttığını gösteriyor. Ancak bu artışın bedelinin yalnızca yüzde 4’ü yabancı ihracatçılar tarafından karşılandı. Kalan yüzde 96’lık yük ise ABD’li ithalatçılar ve tüketicilerin üzerine bindi.
Raporda, tarifelerin fiilen dolaylı bir tüketim vergisi gibi işlediği vurgulandı. Bu durumun ürün çeşitliliğini ve arzı azalttığı, fiyatları ise yukarı çektiği kaydedildi.
Uzun vadede risk büyüyor
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü, mevcut tarife politikasının uzun vadede ABD’li şirketlerin kar marjlarını daraltacağı ve tüketicileri daha pahalı ürünlerle karşı karşıya bırakacağı uyarısında bulundu. Raporda ayrıca, ABD pazarına ihracat yapan ülkelerin satış kaybı yaşayacağı ve yeni pazarlar bulmak zorunda kalacağı değerlendirmesi yer aldı.