Arama

Büyük Yakınsama: Enflasyonist ortamın dezenflasyonist geleceği

Yapay zeka yatırımları ve jeopolitik riskler enflasyonu artırırken otomasyon ve verimlilik artışları uzun vadede dezenflasyonist bir dönemin kapısını aralayabilir. Bu geçiş sürecinde yatırımcılar için en önemli konu, değişen ekonomik rejimlere uyum sağlayabilecek esnek portföyler oluşturmak.

04 Haziran 2026, 08:00

Morgan Stanley’nin tematik yatırım stratejisti Edward Stanley tarafından kavramsallaştırılan “Büyük Yakınsama” (Great Convergence), tarihte eşine az rastlanır bir makroekonomik geçiş dönemini temsil ediyor. İran gibi güncel jeopolitik krizlerin enerji fiyatları üzerinde yarattığı baskı, ABD’nin yüksek kamu borç yükü ve yapay zeka yarışının tetiklediği devasa sermaye harcamaları piyasalarda belirgin şekilde enflasyonist bir tablo yaratıyor. Ancak özellikle önümüzdeki yıllar için öngörülen yapay zeka destekli verimlilik artışı, otomasyon ve enerji teknolojilerindeki ilerlemeler şirketlerin maliyet yapıları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturarak daha dezenflasyonist bir ekonomik ortama geçişi yüksek olasılık haline getiriyor. Yatırımcılar açısından asıl zorluk ise bu geçişin ne zaman ve hangi hızda gerçekleşeceğini doğru okuyarak portföylerini buna göre konumlandırabilmek.

Büyük Yakınsama’nın piyasalar açısından son dönemde en görünür yansıması enflasyonist bir makro tablo olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle ABD ve Avrupa’da uygulanan genişleyici maliye politikalarının kalıcı hale gelmesi ve son yıllarda jeopolitik gerilimlerle hız kazanan savunma harcamaları, düşük maliyet odaklı küreselleşme modelinden uzaklaşmayı hızlandırdı. Bu yapısal değişimin yarattığı maliyet ve fiyat baskıları, geçen yıl Trump yönetiminin “Liberation Day” başlığı altında devreye aldığı yeni gümrük tarifeleriyle birlikte tedarik zincirlerinden işgücü piyasalarına kadar geniş bir alanda hissedildi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok