Faiz oranlarındaki yükseliş, özellikle kısa vadeli TL mevduat ürünlerini daha cazip hale getirdi. Mevduat getirilerindeki bu ivme, alternatif yatırım araçlarıyla karşılaştırıldığında bankacılık sistemine yönelimi güçlendiren bir unsur olarak değerlendiriliyor.
İhtiyaç kredilerinde yüzde 50 eşiği aşıldı
Kredi tarafında ise maliyet artışı daha sert hissedildi. İhtiyaç kredisi faizleri yüzde 50,1 seviyesine çıkarak yeni bir zirveye ulaştı. Bu oran, bireysel borçlanma maliyetlerinin ciddi şekilde yükseldiğine işaret etti.
Ticari kredilerde de yükseliş sürüyor
Şirketlerin finansman maliyetleri de artış trendini sürdürdü. Ticari kredi faizleri yüzde 40,9 seviyesinde kaydedildi. Böylece hem bireysel hem kurumsal kredi kanadında faizlerin yukarı yönlü seyrini koruduğu görüldü.
2026 başından bu yana yükseliş eğilimi
2026 yılı başından itibaren açıklanan veriler, faiz oranlarının dalgalı bir seyir izlese de genel olarak yukarı yönlü bir trendde ilerlediğini ortaya koydu. 10 Nisan 2026’ya kadar olan dönem incelendiğinde, para politikası sıkılaşmasının ve likidite koşullarının etkisiyle kredi maliyetlerinin yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiği görülüyor.
Genel görünüm: Yüksek faiz ortamı
Mevcut tablo, finansal sistemde yüksek faiz ortamının hem tasarruf hem de kredi tarafında belirleyici olmaya devam ettiğini gösteriyor. Mevduatın yeniden cazip hale geldiği bu dönemde, borçlanma maliyetleri ise ekonomi genelinde baskı unsuru olmayı sürdürüyor.