27 Şubat itibarıyla açıklanan verilere göre ihtiyaç kredisi faizleri yüzde 47,3 seviyesinde bulunurken, ticari kredi faizleri yüzde 38,5 düzeyinde gerçekleşti. Böylece ihtiyaç kredilerindeki maliyetin diğer kredi türlerine kıyasla daha yüksek kalmaya devam ettiği görüldü.
Mevduat tarafında ise kısa vadeli TL getirileri yüzde 30’lu seviyelerde seyretti. 1–3 ay vadeli TL mevduatın ortalama faizi yüzde 37,5 olarak kaydedilirken, TCMB’nin ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti şubat ayını yüzde 37 seviyesinde tamamladı.
Faizlerde dengelenme süreci
Veriler, faiz oranlarında son iki yılda yaşanan sert yükselişin ardından daha dengeli bir döneme girildiğine işaret ediyor. 2023 yılının ortalarından itibaren hızla yükselen kredi ve mevduat faizleri, 2024’ün ikinci yarısından sonra daha sınırlı hareketler göstermeye başladı.
2025 yılı boyunca bazı dönemlerde sınırlı gerilemeler görülse de genel eğilim büyük ölçüde yatay kaldı. 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla da temel faiz göstergelerinin benzer seviyelerde seyrini sürdürdüğü dikkat çekti.
Borçlanma maliyetleri büyük ölçüde korundu
Şubat ayı verileri, hem kredi tarafındaki borçlanma maliyetlerinin hem de mevduat getirilerinin mevcut seviyelerini koruduğunu ortaya koydu. Bu görünüm, finansal piyasalarda faiz oranlarının kısa vadede daha dengeli bir patikada ilerlediğine işaret ediyor.