Londra’nın merkezindeki King’s Cross, yirmi yıl öncesine kadar kentin en ihmal edilmiş bölgelerinden biri olarak görülüyordu. Bugün ise bölge, Google, Meta, OpenAI ve Anthropic gibi küresel teknoloji devlerinin yanı sıra Jeff Bezos destekli yapay zeka girişimlerinin Avrupa’daki en önemli merkezlerinden biri haline geldi.
Kanallar boyunca uzanan kafeler artık yapay zeka araştırmacıları, girişimciler ve yatırımcılarla dolup taşıyor. Bölge, yeni nesil yapay zeka şirketleri için adeta bir buluşma noktası niteliği kazanırken, risk sermayedarları da bir sonraki büyük yatırımı yakalamak için yoğun rekabet içinde.
Dönüşümün merkezinde DeepMind var
Bu değişimin en önemli mimarlarından biri olarak Demis Hassabis gösteriliyor. Hassabis, 2014 yılında DeepMind’ı Google’a satmasına rağmen şirketin araştırma faaliyetlerini Londra’da sürdürmeyi tercih etti.
Alphabet’in girişim sermayesi kolu GV’de yatırımcı olan Tom Hulme’a göre, DeepMind’ın Londra’da kalması kentin teknoloji ekosistemi açısından kritik bir dönüm noktasıydı. Hulme, bu kararın Londra’yı küresel yapay zeka haritasında öne çıkaran en önemli gelişmelerden biri olduğunu söylüyor.
Yapay zeka egemenliği tartışması büyüyor
Ancak son dönemde Washington’da yaşanan gelişmeler, İngiltere’nin teknoloji alanındaki bağımsızlığına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. ABD yönetiminin, Anthropic’in en gelişmiş modellerinden bazılarının yabancı kullanıcılar tarafından erişimini kısıtlaması, Londra’da “yapay zeka egemenliği” kavramının daha yüksek sesle konuşulmasına yol açtı.
Londra merkezli Air Street Capital’in yatırımcılarından Nathan Benaich, en ileri yapay zeka teknolojilerinin büyük ölçüde Amerikan şirketlerinin kontrolünde geliştirildiğine dikkat çekerek, bu durumun diğer ülkeler açısından stratejik bir bağımlılık riski oluşturduğunu vurguluyor.
DeepMind mezunları küresel oyunculara dönüştü
DeepMind’ın yetiştirdiği isimler bugün dünyanın dört bir yanında milyarlarca dolarlık girişimler kuruyor. Tıpkı bir dönem Silikon Vadisi’nde konuşulan “PayPal Mafyası” gibi, Londra’da da “DeepMind Mafyası” olarak anılan güçlü bir girişimci ağı oluşmuş durumda.
Bu ekipten çıkan şirketler arasında otonom sürüş teknolojileri geliştiren Wayve ile yapay zeka araştırmalarına odaklanan Ineffable Intelligence öne çıkıyor.
Bununla birlikte uzmanlar, İngiltere’de henüz ChatGPT veya Claude ölçeğinde, ülkenin tamamen kendi kontrolünde olan büyük bir dil modeli geliştirilmediğine dikkat çekiyor.
İngiltere’nin en büyük açığı: Altyapı
Ian Hogarth, yapay zekada egemenlik tartışmasının yıllar önce başlaması gerektiğini savunuyor. Ona göre İngiltere güçlü araştırmacılara ve üniversitelere sahip olsa da, veri merkezleri, enerji altyapısı ve çip üretim kapasitesi konusunda geride kalıyor.
“Biz icat ediyoruz, başkaları inşa ediyor; katma değer de çoğu zaman başka ülkelerde oluşuyor.”
Bu görüşü destekleyen en çarpıcı örneklerden biri, Anthropic’in son yatırım turunda 65 milyar dolar kaynak toplaması oldu. Bu tutar, Avrupa girişim sermayesi piyasasının bir yılda yaptığı toplam yatırımın neredeyse tamamına denk geliyor.
Yerli modeller için yeni hamle
Tüm bu zorluklara rağmen İngiltere’de yerli yapay zeka altyapısı oluşturma çabaları sürüyor. Londra merkezli Cosine, Bristol Üniversitesi’nin Isambard-AI süper bilgisayarını kullanarak Lumen Sovereign adlı bağımsız bir öncü model geliştirmeyi hedefliyor.
İngiltere Yapay Zeka Bakanı Kanishka Narayan ise ülkenin stratejisinin, Amerikan devlerini birebir kopyalamaktan ziyade yapay zekanın gelecekte öne çıkacağı yeni uygulama alanlarına yatırım yapmak olduğunu belirtiyor.