Kash Patel eskiden hukuk fakültesini doğrudan paraya giden bir yol olarak görürdü. 2021’de yayımlanan “Kash’s Corner” adlı podcast’inin ilk bölümünde şöyle diyordu: “Hukuk fakültesine gittiğimde, ‘Zengin bir şirket avukatı olacağım’ diye düşünüyordum. Suits dizisindeki adam olmak istiyordum.”
Ama piyasanın başka planları vardı. Harvey Specter olmak yerine Patel sonraki on yılı ABD devleti için çalışarak geçirdi. Yedi haneli anlaşmaların hayalini, kamu sektörünün maaş gerçekliğiyle değiştirdi ve hukuk fakültesindeki arkadaşlarının aynı diplomayı Wall Street servetine dönüştürmesini izlemenin acısını yaşadı. Sonra Donald Trump 2020 seçimini kaybetti. Bir anda Patel’in yüzü güldü. “Stop the Steal” hareketinin gözdesi haline gelen Patel, doğru paketlenmiş mağduriyet söyleminin paraya dönüştüğünü keşfetti. Kârlı danışmanlık sözleşmeleri. Konuşmalar. Gayrimenkul yatırımları. Podcast. Eski patronunu soylu bir hükümdar, Demokratları ise onu hak ettiği tahttan mahrum bırakan çizgi film kötüleri olarak gösteren çocuk kitapları.
Baskı altındaki FBI direktörü
Patel’in hükümete yaptığı mali beyanlara göre yalnızca 2024 yılında 2 milyon doların üzerinde gelir bildirdi. Forbes ise bugün servetinin yaklaşık 6 milyon dolar olduğunu tahmin ediyor. Ama Donald Trump tahtını geri kazandığında Patel tüm bunları bir kenara bırakıp FBI’ın başına geçti. Resmi maaşı: 228 bin dolar. Ancak 2014’ten beri yürürlükte olan maaş dondurması düzenlemesi nedeniyle gerçekte eline geçen miktar 183 bin 100 dolar. Trumpçı çevreye geri dönmek için Patel danışmanlık şirketini kapattı, hisse portföyünün büyük bölümünü sattı, yönetim kurulunda bulunduğu Trump Media and Technology Group’tan yaklaşık 800 bin dolarlık hisseyi reddetti ve daha önce “Derin devletin başlıca uygulayıcısı” ile “Amerikan vatandaşlarını gözetleme ve bastırma aracı” diye tanımladığı kurumun başına geçti.
Ardından istifa dalgaları geldi ve giderek daha fazla baskı altındaki direktör şimdi kişisel seyahatler için federal kaynakları kötüye kullanma ve mesai sırasında alkol tüketme suçlamalarıyla karşı karşıya. Patel tüm suçlamaları reddediyor. Peki bu noktaya nasıl geldi? Kashyap Patel, 1980’de New York’ta doğdu. Gujarati Hint kökenli babası, Idi Amin’in Uganda’sından Hindistan’a kaçmış ve orada Patel’in annesiyle tanışmıştı. Çift önce Kanada’ya, ardından New York’a göç etti. Patel babasının yedi kardeşi, onların eşleri ve en az altı çocuğun da yaşadığı kalabalık bir evde büyüdü. Richmond Üniversitesi’nde ceza adaleti ve tarih okudu, ardından hukuk diplomasını almak için yeniden New York eyaletine dönerek Pace Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2005’te mezun oldu.
Patel’in şirket hukukunda milyonlar kazanma planları küçük bir engelle karşılaştı: Şirket hukuku onu istemiyordu. 2023 tarihli Government Gangsters adlı kitabında, “Tüm başvurularımdan sonra kimse beni işe almadı” diye yazdı. Ancak mahkeme savunması derslerinden hoşlanmıştı; bu da onu B planına yönlendirdi ve 2005’te Miami-Dade County’de kamu avukatı oldu, hukuk dünyasının maaş skalasının alt sıralarından başladı. Ailesi de aynı yıl Miami’de iki odalı bir daire satın aldı. 2014’te bu daireyi 40 bin dolar zararla sattılar. Aynı yıl Patel savunma masasından savcılık tarafına geçerek ABD eski başkanı Barack Obama yönetimi altında Washington’da ulusal güvenlik savcısı oldu.
Trump kariyer rotasını değiştirdi
Trump’ın Washington’a gelişi Patel’in kariyer rotasını değiştirdi. Kısa süre sonra Trump Media’nın başına geçecek olan dönemin Temsilciler Meclisi üyesi Devin Nunes’a, Trump kampanyası ile Rusya arasındaki olası işbirliği iddialarını soruşturan Meclis İstihbarat Komitesi’nde katıldı. Patel’in anlatımına göre bunu Nunes’a yardım ederek daha sonra Trump yönetimi altında Ulusal Güvenlik Konseyi’nde “hayalindeki işi” alma karşılığında yaptı. Her şey 2019’da yoluna girdi: Trump lehine ve istihbarat kurumlarının usulsüzlük yaptığını iddia eden bir rapor hazırladıktan sonra Patel, Trump’ın isteğiyle Ulusal Güvenlik Konseyi’ne alındı.
Yine de zengin olmuyordu. Onun seviyesindeki Beyaz Saray çalışanları genellikle 160 ila 180 bin dolar arasında maaş alıyordu. Bu döneme ait mali beyanları artık erişilebilir değil ancak 2019’da Howard Üniversitesi yakınlarında Washington’da 420 bin dolarlık bir apartman dairesi satın aldı,peşinat olarak yüzde 5’ten azını ödeyip geri kalanını borçlandı. Mülkün değeri pek artmadı ve Forbes bugün borç düşüldükten sonra öz sermayesinin yaklaşık 60 bin dolar olduğunu tahmin ediyor.
Ulusal Güvenlik Konseyi’ndeki görevinden sonra Patel, Joe Biden’ın 2021’de ABD Başkanı olmasına kadar Beyaz Saray ve Savunma Bakanlığı içinde çeşitli yürütme organı pozisyonları arasında gidip geldi. İşte para kazanma fırsatlarının çığ gibi geldiği dönem buydu. En kârlıları danışmanlık işleriydi; Katar hükümeti, Kaliforniya merkezli gaz depolama tankı üreten bir şirket ve çeşitli muhafazakar siyasi gruplar bunların bazılarıydı. Aynı dönemde Trump yanlısı ve Çin Komünist Partisi karşıtı bir gazete olan Epoch Times’a yazılar yazmaya başladı ve onlarla birlikte Kash’s Corner podcast’ini başlattı.
2022’de ilk çocuk kitabı olan The Plot Against The King’i yayımladı. Kitap, Rusya soruşturmasını fantastik bir masal şeklinde yeniden anlatıyor; çocuklar için saray propagandası gibi sunuluyordu. Patel, 2024 mali beyanında 2,1 milyon doların üzerinde danışmanlık geliri, konuşma ve medya işlerinden 232 bin dolar, Epoch Times’tan 99 bin dolar ve kitap satışlarından en az 145 bin dolar bildirdi. Tüm bunların üzerine, danışmanlık müşterilerinden biri olan Çinli giyim perakendecisi Shein’in ana şirketi ona en az 1 milyon dolarlık şirket hissesi verdi.
FBI görevini tercih etti
Bu paranın büyük bölümü nakit ve yatırım hesaplarına aktı; Forbes’a göre bunların değeri 2,3 ila 5,4 milyon dolar arasında. Bir kısmı da gayrimenkul yatırımına gitti: Virginia, Chantilly’de bir emlakçı arkadaşıyla birlikte 3,6 dönümlük arazi satın aldı. İkili, iç içe geçmiş LLC şirketleri üzerinden araziyi 2022’de 550 bin dolara aldı. Zillow kayıtlarına göre arsayı birkaç kez satmaya çalıştılar; 2025 sonlarında 500 bin dolara bile listelediler ama başarılı olamadılar.
Patel’in serveti sonunda doğru yönde ilerlemeye başlamışken Trump onu FBI’ın başına getirdi. Federal etik kuralları yan işlerinin sonunu getirdi. Bireysel şirket hisselerinin çoğunu sattı ve bazı durumlarda bu karar büyük kazançlardan mahrum kalmasına neden oldu. Patel’in şubat ya da mart ayında sattığı çip üreticisi Nvidia’daki bin 300 hissesi bugün elinde kalsaydı yaklaşık 120 bin dolar daha değerli olacaktı. AMD hisseleri yaklaşık 50 bin dolar, Palantir hisseleri ise neredeyse 40 bin dolar daha fazla kazandırmış olacaktı. Ayrıca Trump Media yönetim kurulu ıcak ayında Patel’e yaklaşık 800 bin dolarlık hisse verdiğinde bunu reddetti. Politico’nun nisan ayında bildirdiği gibi Patel’in FBI’daki görev süresi uzun sürmezse bile, en azından bu hikayeyi başlatan sorunu çözmüş görünüyor. “Suits”teki adam hiçbir zaman olamadı ama Trump dönemine çok daha uygun başka bir şeye dönüştü: Kendi adı ve Trump’ın adı üzerinden servet kazanan bir adam.