ABD Merkez Bankası’nın (Fed) eski başkanı Jerome Powell, ABD Başkanı Donald Trump için oldukça kullanışlı bir hedefti; yüksek konut kredisi faizlerinden ekonomik büyümenin hızına kadar her şey için onu suçluyordu. Ancak Fed’in başına yeni Başkan Kevin Warsh’ın getirilmesiyle ve böylece Trump’ın ABD ekonomik politikalarının en üst kademelerine kendi adamlarını yerleştirmesiyle dengeler değişiyor. Trump daha önce ilk döneminde Powell’ın, dönemin Hazine Bakanı Steven Mnuchin gibi danışmanlar tarafından kendisine dayatıldığını söylüyordu. Ancak Warsh, doğrudan Trump’ın tercihi ve sonuçların sorumluluğu artık ona ait.
Durumun önemini vurgularcasına Trump, 22 Mayıs’ta Warsh için Beyaz Saray’da düzenlenen yemin törenine kabine üyelerini, Yüksek Mahkeme yargıçlarını ve üst düzey Beyaz Saray danışmanlarını davet etti. Törende yaptığı uzun konuşmada Warsh’a “kendi tarzınla hareket et ve harika bir iş çıkar” dedi. Trump, “Kevin, ekonomi patlama yaşadığında bunun iyi bir şey olduğunu anlıyor. Ekonominin büyümesini istiyoruz. Onun baskılanmasını görmek istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
Ara seçimler için yüksek risk
Trump, ikinci dönem kampanyasını fiyatları düşürme ve Amerikalı hanelerin yaşam maliyeti sorunlarını çözme vaatleri üzerine kurup kazanmış olsa da ekonomi konusundaki kamuoyu desteği ciddi biçimde geriledi. Warsh’ın yemin töreninden yaklaşık 90 dakika önce yayımlanan tüketici güveni verileri, Amerika genelinde karamsar bir ruh haline işaret etti. Buna yaklaşan ara seçimlerde kritik öneme sahip bağımsız seçmenlerin ekonomiye duyduğu güvenin ve hatta Cumhuriyetçilerin güveninin Trump’ın ikinci dönemindeki en düşük seviyeye gerilemesi de dahildi.
Trump’ın seçim kampanyasında “başkanlığının ilk gününden itibaren” düşeceğini vaat ettiği fiyatlar ise genel olarak yükselmeye devam etti: Fed’in yüzde 2 hedefini belirlerken kullandığı enflasyon göstergesi Mart 2025’ten bu yana yıllık bazda yüzde 2,3’ten yüzde 3,5’e çıktı. Bir galon benzinin ortalama fiyatı 4,55 dolara yükseldi. Trump’ın şubat sonunda İran’a yönelik saldırılar başlatmasından önce bu rakam 3 doların altındaydı. Warsh’ın Fed lideri olarak ilk aylarındaki performansının Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi’nin ara seçimlerdeki şansını nasıl etkileyeceği ise belirsiz ve risklerle dolu.
Advancing American Freedom’da ekonomi politikaları üzerine çalışan Richard Stern, “Powell, Trump için Powell’la ilgisi olmayan konularda gerçekten harika bir günah keçisiydi” dedi. Stern’e göre artık bu Trump’ın ekonomisi olacak. 56 yaşındaki Warsh, avukat ve finansçı kimliğinin yanı sıra 2006-2011 yılları arasında Fed Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. O tarihten bu yana yeniden başkanlığa dönme ihtimalini güçlendirmek için çalıştı. Kariyerinde ünlü monetarist ekonomist Milton Friedman ve eski Dışişleri Bakanı George Shultz gibi isimler mentorluk yaptı. Wall Street devi Stanley Druckenmiller ile yaptığı çalışmalar sayesinde büyük servet edindi; buna eşinin Estee Lauder kozmetik servetindeki payı da eklendi.
Trump’ın Fed’in bağımsız para politikası oluşturma yetkisini zayıflatma girişimleri nedeniyle Powell, Fed yönetim kurulu üyesi olarak görevde kalmayı seçti. Bu da Warsh’ın dünyanın en güçlü merkez bankasının başındaki ilk aylarını daha da sıra dışı hale getirdi. Bu kurum, diğer büyük merkez bankalarının ihtiyaç anında dolar temin etmek için başvurduğu kurum konumunda.
Kontrolü zor yapı
Geçmişte Paul Volcker ve Alan Greenspan gibi bazı Fed başkanları belirleyici bir etki kurmuş olsa d ABD Merkez Bankası yapısı gereği dağınık bir yapıya sahip. Washington merkezli yedi üyeli Yönetim Kurulu ve bölgesel 12 Fed bankasının başkanları politika tartışmalarına katılıyor.
Son yıllarda karar alma süreci, başkanın daha fazla uzlaşı sağlamasına dayalı bir yapıya evrilmişti. Warsh ise daha sert, filtresiz tartışmaların yaşandığı; daha fazla karşı oyun bulunduğu ve kamuoyunu önceden hazırlamak için son yıllarda sık kullanılan yönlendirme politikaları olmaksızın finans piyasalarını şaşırtabilecek kararların alınabildiği farklı bir yaklaşımı savunduğunu söyledi.
Küresel yatırımcıların bu yaklaşıma hazır olup olmadığı belirsizliğini koruyor. Ancak son Fed toplantıları bir göstergeyse, Warsh’ın onay oturumunda memnuniyetle karşıladığını söylediği “aile içi kavga” ortamı oluşmaya başlamış görünüyor. Nisan ayındaki Fed toplantısında son 30 yıldan uzun sürenin en fazla karşı oy görüldü. Toplantı tutanakları, Warsh’ın yeni çalışma arkadaşlarının çoğunluğunun faizlerin artırılması gerekebileceğini düşündüğünü ortaya koydu. Bu durum, yakın zamana kadar Trump’ın beklediğini söylediği şeyin ve Warsh’ın savunduğu yaklaşımın tam tersi.
Bu bölünmüş yetkililer grubunda, Warsh’tan farklı teknik uzmanlığa sahip doktora dereceli ekonomistler, piyasa deneyimi açısından en az onun kadar güçlü üst düzey yatırım profesyonelleri ve eski liderleri Powell bulunuyor. Diğer altı Fed yönetim kurulu üyesinden üçü ABD’nin eski başlanı Joe Biden tarafından atanmıştı. Bunlardan biri olan Lisa Cook’u Trump görevden almaya çalışıyor.
Yine de yetkililer bir sonraki politika adımlarını tartışırken yatırımcılar, yükselen enflasyon karşısında faizlerin artması gerekeceği yönünde kararlarını vermiş görünüyor. Tüketicilerin borçlanma maliyetlerini belirleyen uzun vadeli tahvillerde getiriler şimdiden yükseliyor.