Son 10 yıldır Greg Flynn, Amerika'nın en büyük franchise işletmecisi konumundaydı. Şimdi ise dünyanın en büyüğü unvanına kavuştu. Ancak bununla yetinmeye hiç niyeti yok. 62 yaşındaki Flynn Group ve Flynn Properties'in CEO'su ve kurucusu Greg Flynn, "Buradaki hayalimiz, dünyanın şimdiye kadar gördüğünün ötesinde operasyonel kabiliyetlere ve başarıya sahip küresel bir işletme yaratmak. İşletme yönetmek, özellikle de tüketiciye doğrudan hizmet veren şirketleri yönetmek gerçekten çok zor. Bunu farklı markalarda, farklı coğrafyalarda ve farklı sektörlerde sürekli olarak iyi yapabiliyorsanız, bu hem çok değerli hem de kolay kolay taklit edilemeyecek bir yetkinlik" dedi.
"Tüketicilerin eğilimleri gelip geçiyor"
Son otuz yılda Flynn, fast-food franchise yatırımlarını defalarca artırdı. Applebee’s, Taco Bell, Panera, Arby's, Pizza Hut, Wendy’s ve artık Planet Fitness markalarına ait 3 binden fazla franchise şubesiyle yılda 5 milyar dolar gelir elde ediyor. Bu işletmeler ABD'nin 44 eyaletine ek olarak Avustralya ve Yeni Zelanda'da faaliyet gösteriyor. Flynn'in portföyü, kendisinden sonraki en büyük franchise işletmecisinin portföyünün iki katından daha büyük. Forbes'un tahminlerine göre Flynn şirkette yaklaşık yüzde 25 paya sahip. Şirketin yaklaşık 2,5 milyar dolar kredi borcu ve 100 milyon doların üzerinde nakdi bulunuyor. Forbes'un 5 milyar dolar olarak tahmin ettiği şirket değerlemesine göre Flynn'in kişisel serveti yaklaşık 650 milyon dolar seviyesinde.
Flynn portföydeki çeşitliliğin nedenini, "Portföyümüzü bilinçli olarak restoran sektörünün genel yapısını yansıtacak şekilde oluşturduk. Bunun nedeni, geleceği gösteren bir kristal küremizin olmaması. Fast casual, hızlı servis ya da herhangi bir segmentin sonsuza kadar baskın olacağını söyleyemem. 35 yıllık deneyimime göre bu eğilimler gelip geçiyor. Eğer gerçekten uzun vadeli düşünüyorsak ve insanlara istedikleri şeyi, istedikleri zamanda sunmak istiyorsak, bu kategorilerin hepsinde yer almamız gerekiyor" ifadeleriyle anlattı.
Flynn'in ticari gayrimenkul geliştirme şirketi Flynn Properties 1994'teki kuruluşundan bu yana çeşitli ortaklarla birlikte 371 bin 600 metrekareden fazla gayrimenkulün sahibi ve yöneticisi oldu. Bugün portföyünde 101 otel bulunuyor. Bunların büyük bölümü Marriott Residence Inn ve Hilton Garden Inn otellerinden oluşuyor ve bu da Flynn'i Marriott ile Hilton'ın önemli franchise işletmecilerinden biri haline getiriyor. Portföyünde ayrıca altı bağımsız lüks tesis yer alıyor: Meksika'nın Los Cabos bölgesindeki Esperanza ve Chileno Bay; Napa Vadisi'ndeki Carneros Resort ve Solage; Telluride'deki Hotel Madeline ve San Francisco'daki Huntington Hotel.
"Restoran sektörünün en iyi işletmecisi olarak görülüyor"
Mali yapısı da oldukça güçlü. Forbes, Flynn'in yıllık FAVÖK (EBITDA) kârını yaklaşık 500 milyon dolar olarak tahmin ediyor. Bu da yaklaşık yüzde 10'luk bir kâr marjına karşılık geliyor. Hammadde maliyetleri ve tüketici harcamalarını etkileyen piyasa koşullarına bağlı olarak bu marj yüzde 15'e kadar çıkabiliyor. New York merkezli Guggenheim Partners'ın genel müdürü ve kıdemli restoran analisti Gregory Francfort, "Restoran sektöründe Greg Flynn ve Flynn Group en iyi işletmeciler olarak görülüyor. Franchise veren şirketlerden ya da diğer franchise işletmecilerinden varlık satın aldığında operasyonların hemen iyileşmesi, onun ne kadar güçlü bir işletmeci olduğunun açık bir göstergesi" dedi.
2001 yılında Flynn, 62 ek Applebee's restoranını 162 milyon dolar karşılığında (bunun 114 milyon doları borç finansmanı olmak üzere) satın almak üzere bir anlaşma yaptı ve bu süreçte Goldman Sachs'tan 40 milyon dolarlık yatırım aldı. Banka 2005 yılında yatırımından çıktı; 2011'de yeniden yatırım yaptı ve son olarak 2014'te tamamen ayrıldı. (Goldman Sachs, 2001 yılındaki ilk yatırımını Flynn'in 2019'daki son özkaynak yeniden yapılandırmasına kadar elinde tutmuş olsaydı, net 40 kat getiri elde etmiş olacaktı.) Goldman'ın hissesi daha sonra başka bir yatırımcı olan Ontario Teachers' Pension Plan Board'a devredildi. Fon şirketin yüzde 50 hissesi karşılığında 300 milyon dolar yatırım yaptı. Bugün franchise holding şirketinin sahipliği yaklaşık eşit üç parçaya bölünmüş durumda: Flynn ve yönetim ekibi, Ontario Teachers' Pension Plan Board ve San Francisco merkezli özel sermaye şirketi Main Post Partners.
Halefiyet planı
Flynn, halefiyet planının üst düzey yönetim ekibi etrafında şekillendiğini belirtti ve “Yarın bana bir otobüs çarpsa bile işlerimiz en ufak bir aksama yaşamaz" diye ekledi. Ayrıca söylediğine göre üç çocuğunun da şirkette görev almadığını söyledi. Flynn, “Aile şirketlerine pek inanan biri değilim. Kapıda soyadınız yazmıyorsa, dünyanın en üst düzey yeteneklerini bir aile şirketinde çalışmaya ikna etmek çok zor" dedi. Flynn Group'un yakın zamanda satılmasını ya da halka arz edilmesini beklemeyin: “Büyük ölçekli özel bir şirkete sahip olmak harika bir şey ve bundan vazgeçmeye hiç de istekli değilim. Bir gün şartlar değişir ve halka arz mantıklı hale gelebilir ama şu an için böyle bir planımız yok" diye konuştu.
Flynn San Francisco'nun kuzeyinde, Marin County'deki küçük Ross kasabasında, uzun yıllardır fast-food franchise sektöründe faaliyet gösteren bir ailede büyüdü. Amcası Gary, 1970'lerde başarılı bir McDonald's franchise'ı açtı. Kardeşinden geri kalmak istemeyen babası Donald ise vergi avukatıydı ve daha sonra San Francisco'da iki Burger King restoranı satın aldı. Flynn, bu iki araç servisli restoranın sağladığı nakit akışının babasının uluslararası seyahatlerle geçen emekliliğini ve hatta Yunanistan'ın Korfu Adası'ndaki bir villayı finanse etmeye yettiğini anlattı. Restoranlardan biri yılda 2,5 milyon dolar ciro yapıyordu ve Flynn'in ifadesiyle, “O tek restoran hayatının geri kalanının masraflarını karşıladı.”
Satın alma atağı
Flynn ilk lüks oteli olan Esperanza'yı 2006 yılında Meksika'nın Cabo San Lucas kentinde satın aldı. Küresel kredi krizinin 2008'de patlak vermesiyle birlikte franchise işletmeleri oldukça düşük fiyatlara satılmaya başlamıştı. Flynn de bir satın alma atağına geçti ve 2012 yılına kadar yaptığı birkaç anlaşmayla 296 Applebee's restoranı daha satın aldı. Ardından 2013 yılında ikinci markası olan Taco Bell'e giriş yaptı. 76 şubeyi satın aldığı bu anlaşmayla Taco Bell'in üçüncü büyük franchise işletmecisi haline geldi. Bunu, 2015'te 47 Panera kafesinin ve 2018'de 368 Arby's restoranının satın alınması izledi. Flynn'in gayrimenkul işi de yıllar boyunca restoran faaliyetleriyle birlikte büyüdü ve başarılı şekilde 30 farklı yatırım fonunu tamamladı. 2019 yılında San Francisco'daki ticari ofis gayrimenkul portföyünü sattı. Bu pandeminin çalışanları evden çalışmaya zorlamasından ve şirketlerin ofis kiralarını yeniden değerlendirmesinden hemen önce gerçekleştiği için oldukça şanslı bir zamanlamaydı.
Pandemi sırasında restoranlara fiziksel ziyaretler sokağa çıkma kısıtlamaları nedeniyle büyük darbe alırken Flynn'in diğer işleri ayakta kalmayı başardı. Flynn'in franchise işletmeleri araç servislerine ve yemek teslimat uygulamaları üzerinden verilen paket siparişlerine odaklandı. 2021 yılında ise 900 Pizza Hut ve 190 Wendy's restoranını satın alarak fast food sektörüne yatırımını bir kez daha önemli ölçüde artırdı. 2023 yılında Flynn, Avustralya'nın en büyük Pizza Hut işletmecisi ve aynı zamanda ülkenin ana franchise sahibi oldu. Ardından Avustralya ve Yeni Zelanda'nın en büyük Wendy's işletmecisi konumuna ulaştı.
Operasyonların ölçeği Flynn Group'a büyük avantaj sağladı ve Flynn'e yeni meydan okumalar konusunda da iştah kazandırdı. Geçen yıl ilk kahve franchise yatırımını yaptı; hızla büyüyen Arkansas merkezli 7 Brew'a yatırım yaparak 160 şube geliştirmeyi taahhüt etti.
Spor sektörüne giriş
Flynn ayrıca ilk Planet Fitness spor salonunu da satın aldı. Şubat ayında 98 ek şube daha satın alarak toplam spor salonu franchise sayısını 140'ın üzerine çıkardı. Böylece sistemin en büyük franchise işletmecilerinden biri haline geldi. Moody's'in Flynn için hazırladığı kredi değerlendirmesine göre Planet Fitness, Flynn'in restoranlarına kıyasla daha yüksek kâr marjına sahip bir franchise modeli sunuyor. Ayrıca Amerika'nın en büyük yüksek hacimli ve düşük fiyatlı fitness zinciri olması sayesinde Planet Fitness, Flynn'in kârlılığını ve nakit akışını artıracak. Flynn, “Bu alana çok güçlü şekilde odaklandık. Umarım daha fazlasını da satın alacağız" dedi.
Flynn'in diğer restoranları ise faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Dünyanın en tanınmış fast-food markalarından bazılarına sahip olması, sektörün artan gıda maliyetleri ve tüketici harcamaları üzerindeki baskıyla mücadele ettiği dönemde önemli bir avantaj sağladı. Moody's'e göre Flynn'in portföyündeki markalar karmaşık sonuçlar sergiliyor: Applebee's (460 restoran), Arby's (358 restoran) ve Taco Bell (307 restoran) büyüme gösterirken, Pizza Hut (1.027 restoran) ve Wendy's (317 restoran) tarafındaki gerilemeleri büyük ölçüde telafi ediyor. Moody's, “satışlardaki büyümenin, verimlilik artışı ve maliyet kontrolü önlemleriyle birleşerek kar artışını desteklemeye devam edeceğini” öngörüyor.