Arama

Çin ve ABD arasında yeni ticaret uzlaşması

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, iki ülkenin ekonomi ve ticaret alanında yeni bir düzenleme konusunda uzlaşmaya vardığını açıkladı.

25 Eylül 2026, 11:18

Çin Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre Şi ve Trump, Beyaz Saray'da heyetler arası toplantıda bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin yanı sıra yapay zeka, Tayvan ve bölgesel krizler ele alındı.

Şi, Çin ve ABD'nin ekonomi ve ticaret heyetleri arasında yapılan görüşmeler sonucunda yeni bir ortak düzenleme üzerinde anlaşmaya varıldığını belirtti. Çin lideri, anlaşmanın iki ülke halkları ve sanayilerinin yanı sıra küresel ekonomi açısından da olumlu olduğunu ifade etti.

Ekonomik ilişkilerde istikrar için karşılıklı işbirliğinin önemine işaret eden Şi, iki ülkenin birlikte hareket edebileceği alanların artırılması ve anlaşmazlık yaratan başlıkların azaltılması gerektiğini söyledi.

Ticaret geriliminde geçici uzlaşma

Çin ile ABD arasındaki ekonomik ilişkiler, Trump'ın ikinci başkanlık döneminde uygulanan gümrük tarifeleri ve teknoloji kısıtlamaları nedeniyle gerilmişti. Washington'ın ticaret ve teknoloji politikalarına karşılık Pekin yönetimi de küresel tedarik zincirinde kritik öneme sahip nadir toprak elementleri üzerindeki kontrolünü güçlendiren adımlar atmıştı.

Trump ve Şi, Ekim 2025'te Güney Kore'nin Busan kentinde yaptıkları görüşmede ticari anlaşmazlıkların bazı başlıklarında geçici uzlaşmaya varmıştı.

İki ülkenin ekonomi heyetleri dün gerçekleştirdikleri görüşmelerde ise 10 Kasım'da sona erecek geçici uzlaşmanın Ocak 2027'ye kadar uzatılması konusunda anlaşmaya vardı.

Yapay zekada işbirliği arayışı

Görüşmenin öne çıkan başlıklarından biri de yapay zeka oldu. Şi, dünyanın önde gelen yapay zeka güçleri arasında yer alan Çin ve ABD'nin rekabetin yanı sıra işbirliği alanları da oluşturabileceğini söyledi.

Şi, iki ülkenin yapay zeka konusunda diyaloğu sürdürmesi, teknolojinin sağlayabileceği faydalar ve oluşturabileceği riskler konusunda görüş alışverişinde bulunması gerektiğini belirtti. Çin lideri ayrıca yapay zekanın kötüye kullanılmasının önlenmesi için ortak çalışmalar yapılabileceğini ifade etti.

Yapay zeka teknolojisinin geliştirilmesinde insan kontrolünün korunması gerektiğini vurgulayan Şi, teknolojinin insan odaklı bir anlayışla geliştirilmesi ve insanlığın ilerlemesine hizmet etmesi gerektiğini dile getirdi.

İki ülkenin yapay zeka güvenliği konusunda bilgi paylaşımı ve olası tehditlere ilişkin erken uyarı mekanizmalarını kapsayan bir diyalog başlatması bekleniyor. Ancak Washington'ın daha çok yapay zekanın yol açabileceği risklerin kontrolüne odaklanan yaklaşımı ile Pekin'in küresel ölçekte daha kapsamlı bir yapay zeka yönetimi oluşturulmasını savunması, bugüne kadar bu alanda düzenli diyaloğun kurulmasını zorlaştırdı.

ABD'deki yapay zeka şirketleri ise Çinli rakiplerinin kendi modellerinden "damıtma" yöntemiyle veri ve bilgi elde ettiğini öne sürüyor. Şirketler, bu uygulamaların önüne geçilmesi için Washington yönetiminden yeni önlemler alınmasını talep ediyor.

Tayvan konusunda Pekin'in mesajı

Şi'nin Trump ile görüşmesinde gündeme gelen bir diğer konu Tayvan oldu. Çin lideri, Pekin'in Ada'ya ilişkin tutumunu yineleyerek meselenin ülkesinin ulusal birliği ve toprak bütünlüğüyle bağlantılı olduğunu söyledi.

Şi, ABD'ye Tayvan'ın bağımsızlığı konusunda doğru bir tutum sergilemesi ve Çin-ABD ilişkilerinin temelini oluşturan stratejik çerçevenin korunması çağrısında bulundu.

Çin'in kendi topraklarının parçası olarak gördüğü Tayvan, 1949'daki Çin İç Savaşı'nın ardından fiilen Pekin'in kontrolü dışında kaldı. Taraflar arasındaki egemenlik anlaşmazlığı günümüzde de devam ediyor.

Pekin yönetimi "tek Çin" ilkesini savunurken Tayvan'ın bağımsız bir devlet olarak uluslararası alanda tanınmasına ve Birleşmiş Milletler ile diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor. Çin ayrıca kendisini tanıyan ülkelerin Tayvan ile diplomatik ilişkilerini sürdürmemesini istiyor.

Çin son yıllarda Tayvan çevresindeki askeri faaliyetlerini artırırken, Ada'nın ana karayla yeniden birleşmesi için güç kullanımını dışlamıyor. Tayvan ise savunma harcamalarını artırarak ve ABD'den yeni silah sistemleri tedarik ederek askeri kapasitesini güçlendirmeye çalışıyor.

İran ve bölgesel krizler de masada

Şi ve Trump, ikili ekonomik ilişkilerin yanı sıra Orta Doğu, Ukrayna ve Kore Yarımadası'ndaki gelişmeleri de görüştü.

Şi, ABD ile İran'ın sorunların çözümü için yeniden diyalog ve müzakere sürecine dönmesini ve nükleer mesele de dahil olmak üzere kapsamlı bir anlaşmaya ulaşmasını umduğunu belirtti.

Çin'in tüm ülkelerin egemenliğine ve güvenliğine saygı gösterilmesini savunduğunu ifade eden Şi, Pekin'in gerilimin azaltılması için yapıcı bir rol üstlenmeye devam edeceğini söyledi.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle genişleyen çatışmalar, Orta Doğu'daki enerji ticaretinin önemli geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılığı da etkiledi. Bölgede yaşanan gelişmelerin küresel enerji piyasalarındaki ekonomik etkileri sürerken, Yemen'de İran destekli Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki bazı bölgelerde kontrol sağlaması, enerji taşımacılığındaki risklerin Babulmendeb Boğazı'na yayılabileceği endişesini artırıyor.

ABD'nin Rusya ve İran'a yönelik yaptırımlarını genişletmesi de Çin ile yürütülen görüşmelerin ekonomik boyutunu etkileyebilecek başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok