ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmalar sürerken, küresel piyasalarda petrol fiyatları benzeri görülmemiş bir dalgalanma yaşıyor. Mevcut duruma dair ekranlara yansıyan brent petrol canlı verilerine göre uluslararası referans kabul edilen Brent türü ham petrol 113,23 dolar (yüzde 0,93 artış), ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrol ise 99,17 dolar (yüzde 0,96 artış) seviyelerinde işlem görüyor.
Saldırıların başladığı 28 Şubat öncesinde, 27 Şubat tarihinde 72,48 dolardan kapanan brent petrol fiyatı, son üç haftada keskin yükseliş ve düşüşlere sahne oldu. Savaşın etkisiyle 2 Mart'ta jeopolitik endişeler brent petrol varil fiyatını yüzde 7,26 artırarak 77,74 dolara taşıdı ve bu durum 17 Mart 2022'den sonraki en yüksek günlük artış olarak kayıtlara geçti. Küresel ticaretin kilit noktası olan Hürmüz Boğazı'na yönelik tehditlerin sürmesiyle 9 Mart'ta petrol brent kontratları yüzde 28,9 artışla 119,5 dolara kadar çıkarak 29 Haziran 2022'den sonraki en yüksek seviyesini gördü. Fiyatlar 20 Mart itibarıyla 27 Şubat'a kıyasla yüzde 46,8 oranında artışla 106,4 dolardan günü tamamladı.
Tarihin en büyük arz şoku uyarısı
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin yapıldığı Hürmüz Boğazı'nda tanker geçişlerinin durması, devasa bir arz sorununu beraberinde getirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın boğazın açılması için İran'a verdiği iki günlük ültimatom ve Tahran'ın enerji ve su altyapılarını vurma tehditleriyle kriz daha da derinleşti. Goldman Sachs Grubu analistleri, hazırladıkları raporda bu durumu küresel ham petrol piyasası için tarihin en büyük arz şoku olarak nitelendirdi.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol da Avustralya'nın Canberra kentinde düzenlenen bir medya etkinliğinde durumun vahametine dikkat çekti. Birol, mevcut kesintilerin etkisinin 1970'lerdeki iki büyük petrol krizi ile Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrasında 2022'de yaşanan doğal gaz krizinin hepsinin bir araya getirilmiş haline eşdeğer olduğunu ifade etti.
Goldman Sachs'tan Daan Struyven ve diğer analistler, Hürmüz'den geçen akışın altı hafta boyunca normal seviyelerin sadece yüzde 5'inde kalacağını, ardından bir aylık bir toparlanma süreci yaşanacağını varsaydıklarını belirttiler. Banka, zaman içinde bunun 800 milyon varili aşan kümülatif kayıplara yol açacağını tahmin etti. Analistler, Orta Doğu'daki ham petrol üretim kayıplarının bugün günlük 11 milyon varilden, boğazın tamamen açılmasından sonraki kademeli dört haftalık toparlanma süreci varsayımıyla 17 milyon varillik zirveye çıkacağını bildirdi.
Gaz ve kömür piyasaları da yangın yeri
Bölgedeki sevkiyatların sekteye uğraması, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasalarını da şiddetli bir şekilde sarstı. Dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından Katar'ın Ras Laffan tesislerinde üretimi durdurarak mücbir sebep ilan etmesi, küresel LNG arzının yaklaşık beşte birini riske attı.
Avrupa doğal gaz piyasasında, Hollanda merkezli TTF kontratları 27 Şubat'ta megavatsaat başına 31,9 euro iken, savaşın başlamasıyla 2 Mart'ta yüzde 39 artarak 44,5 euroya fırladı. Fiyatlar 9 Mart'ta 56,4 euroya, 20 Mart'ta ise savaş öncesine göre yaklaşık yüzde 85 artışla 59,2 euro seviyesine ulaştı. Benzer bir eğilim kömürde de yaşandı. Newcastle kömür nisan vadeli kontratı 27 Şubat'ta ton başına 118,5 dolar iken, 9 Mart'ta 143,8 dolara kadar çıkarak rekor kırdı ve 20 Mart haftasını 135 dolardan tamamladı.
Çin'in İran petrolü hamlesi zorluklarla karşılaşıyor
Piyasalarda brent petrol fiyatları ve genel petrol fiyatları fırlarken, ABD yönetimi fiyat artışlarını sınırlamak amacıyla önceden tankerlere yüklenmiş bazı İran petrollerinin satışına bir aylık muafiyet tanıdı. Çin'in devlete ait rafinerileri bu kapsamda İran ham petrolü alımlarını araştırmaya başladı ancak Kpler Ltd. Kıdemli Ham Petrol Analisti Muyu Xu, ödeme ve nakliye gibi engellerin bulunduğunu belirterek İran petrol akışının yakın vadede önemli ölçüde değişmesinin pek olası olmadığını değerlendirmesini yaptı.
Çin'in en büyük rafinerisi Sinopec'in Başkan Yardımcısı Zhao Dong, Hong Kong'da düzenlenen bir kazanç brifinginde İran ham petrolünden kaçınmaya devam edeceklerini belirtti. Dong, sadece kargo mevcudiyetinin sınırlı olmadığını, aynı zamanda bir aylık kısa teslimat penceresinin ABD muafiyeti sona erdiğinde yasal riskler yaratabileceğini ifade etti. Piyasa kaynaklarına göre, Çin'e satılan İran petrolünün fiyatı geçtiğimiz ay varil başına 10 dolardan fazla indirimle satılırken, şu an ICE Brent'e kıyasla hafif bir primle teklif ediliyor.
Uzmanların yeni dönem fiyat tahminleri
Jeopolitik krizin gölgesinde uzmanların brent yorum ve analiz raporları da peş peşe güncelleniyor. Goldman Sachs, 2026 yılı için brent ham petrol ortalama tahminini 77 dolardan 85 dolara, WTI için ise 72 dolardan 79 dolara yükseltti. Ayrıca, mart ve nisan aylarında Brent'in ortalama 110 dolar olmasını beklediklerini açıkladılar.
JP Morgan, ikinci çeyrekte Brent fiyatlarının ortalama 100 dolar olmasını, yıl sonuna doğru ise 80 dolara gerilemesini öngörüyor. Standard Chartered 2026 yılı beklentisini 85,50 dolara revize ederken, Barclays ise Hürmüz Boğazı'nın 4-6 hafta içinde normale dönmemesi halinde fiyatların 100 dolara çıkabileceğini öngördü. Macquarie analistleri ise boğazın birkaç hafta daha kapalı kalması durumunda fiyatların 150 dolar veya üzerine çıkabileceği konusunda uyarıda bulundu. UBS, fiyatların 120 doların üzerine çıkmasının ciddi bir talep yıkımı yaratacağını kaydetti