;
Arama

Petrolde 180 dolar senayosu konuşulmaya başlandı

Orta Doğu'da artan gerilimin küresel enerji arzını tehdit etmesiyle Suudi yetkililer, krizin nisan ayını aşması durumunda petrol fiyatlarının 180 doları görerek kalıcı talep yıkımına yol açabileceğini öngörüyor.

20 Mart 2026, 13:21

Suudi Arabistanlı petrol yetkilileri, İran savaşının ve enerji arzındaki kesintilerin uzaması halinde fiyatların ne kadar yükselebileceğini öngörmek için yoğun mesai harcıyor. Körfez'in en büyük üreticisindeki yetkililerin temel senaryosu, kesintilerin nisan ayı sonuna kadar devam etmesi halinde fiyatların varil başına 180 doları aşabileceği yönünde şekilleniyor. 

Bu durum, petrol gelirlerine büyük ölçüde bağımlı olan krallık için bir kazanç gibi görünse de aslında derin endişelere neden oluyor. Bu kadar yüksek fiyatların tüketicileri uzun vadeli olarak petrol kullanımını azaltacak alışkanlıklara itebileceği veya talebe zarar verecek bir resesyonu tetikleyebileceği belirtiliyor. Ayrıca bu tablo, Suudi Arabistan'ı başlatmadığı bir savaşta fırsatçı konumuna düşürme riski taşıyor. 

Kral Faysal Araştırma ve İslami Çalışmalar Merkezi'nden analist Umer Karim, krallığın petrolde çok hızlı artışlardan hoşlanmadığını belirtti. Karim, bu durumun uzun vadeli piyasa istikrarsızlığı yarattığına dikkati çekerek, "Suudiler için ideal denklem, pazar payları sabit kalırken fiyatlarda nispeten mütevazı bir artış olmasıdır." değerlendirmesini yaptı. Üretim, satış ve fiyatlandırmayı yürüten ulusal petrol şirketi Saudi Aramco ise konu hakkında yorum yapmaktan kaçındı.

Tırmanan çatışmalar küresel arzı vuruyor

Enerji tesislerini hedef alan bu haftaki saldırılar petrol fiyatlarını yukarı çekti. İsrail'in çarşamba günü İran'ın Güney Pars gaz sahasına düzenlediği saldırıya misilleme olarak Tahran, Katar'ın Ras Laffan enerji merkezini vurdu. Ayrıca Kızıldeniz'in Hürmüz Boğazı'ndaki darboğazı aşabilen boru hattının ucunda yer alan Suudi Arabistan'ın Yanbu tesisleri de dahil olmak üzere Körfez altyapısına saldırılar düzenlendi.

İran'ın Körfez'deki gemileri vurmaya devam etmesi, dünya petrol sevkiyatının yüzde 20'sinin geçtiği boğazı neredeyse tamamen kapattı. Saldırılar, gösterge Brent vadeli işlemlerini perşembe günü gerilemeden önce varil başına 119 dolara kadar çıkardı. Söz konusu sözleşmenin tüm zamanların en yüksek seviyesi Temmuz 2008'de 146,08 dolar olarak kaydedilmişti.

Enerji danışmanlık firması Wood Mackenzie analistleri de piyasadaki gidişatı değerlendirerek, "2026 yılında varil başına 200 dolar olasılık dışı değil." ifadesini kullandı. Daha az likit olan ancak yerel arz kesintilerini hızla yansıtan Umman ham petrolüne bağlı Körfez vadeli işlemleri ise varil başına 166 doları aştı.

Umman, Suudi Arabistan gibi Orta Doğu üreticileri tarafından satılan petrolün büyük bir kısmı için gösterge kabul ediliyor. Fiziksel ham petrol taşıyan tankerler, piyasayla birlikte her gün dalgalanan bu göstergeye sabit bir farkla fiyatlandırılıyor. Petrol yetkilileri, bazı Suudi müşterilerin dalgalanma nedeniyle bu göstergeyi kullanmaktan çekindiğini ancak Aramco'nun bunun piyasanın gerçek bir yansıması olduğunda ısrar ettiğini aktardı.

Fiyatlamalarda nisan ayı kritik eşik

Savaş şimdiden milyonlarca varil petrolü küresel arzdan kopardı. Çatışmaların başladığı 28 Şubat'tan bu yana fiyatlar yaklaşık yüzde 50 artış gösterdi. Saudi Aramco'nun, 2 Nisan'a kadar ham petrol için resmi satış fiyatlarını açıklayabilmesi adına piyasanın yönünü zamanında değerlendirmesi gerekiyor. Bu süreçte satış personelinden gelen müşteri talebi yoklamaları da dahil olmak üzere bir dizi veri kullanılıyor.

Suudi Arabistan hafif ham petrolü halihazırda Asyalı alıcılara Kızıldeniz limanı üzerinden varil başına yaklaşık 125 dolardan satılıyor. Yetkililer, savaştan önce Körfez dışına sevk edilen depolardaki fazla petrolün tükenmesiyle fiziksel kıtlığın önümüzdeki hafta daha derinden hissedileceğini belirtti. Bu durumun fiyatların 138 ila 140 dolar seviyelerine yaklaşmasına neden olacağı ifade edildi.

Suudi yetkililer, arz kesintilerinde bir hafifleme olmaması ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasıyla nisan ayının ikinci haftasına kadar fiyatların 150 doları bulabileceğini öngörüyor. İlerleyen haftalarda ise bu rakamın 165 ve 180 dolara kadar çıkabileceği tahmin ediliyor. 

Kıtalararası Borsa (ICE) verilerine göre, Brent vadeli işlemlerinin önümüzdeki ay varil başına 130, 140 veya 150 dolara ulaşacağına yönelik bahisler çarşamba günü opsiyon piyasasındaki en popüler pozisyonlar arasında yer aldı. Giderek artan sayıda tüccar ise fiyatların daha da yükselebileceği üzerine işlem yapıyor.

CIBC Private Wealth Kıdemli Enerji Tüccarı Rebecca Babin, piyasanın artık savaşın mart ayı sonunda bitecekmiş gibi davranmadığını söyledi. Babin, "Bir ay içinde 150 doların söz konusu olmayacağını düşünmüyorum... Haziran ayından bahsetmeye başlarsanız, size 180 doları veririm." dedi.

Talep yıkımı ve resesyon tehlikesi

Çatışmaların sona ermesi veya Rusya gibi yaptırım uygulanan üreticilerden gelen varillerin küresel arza katkıda bulunması fiyatların bu kadar yükselmesini engelleyebilir. Talebin düşmesi de fiyatları aşağı çekebilir ancak bu potansiyel olarak yalnızca bir resesyonla paralel gerçekleşebilir. Enerji üreticileri, alıcılar kesintiye gitmeye başlamadan önce fiyatların nereye varacağını anlamaya çalışıyor.

Piyasada "talep yıkımı" olarak adlandırılan bu duruma değinen Babin, "Genellikle 150 dolarlık Brent, insanların gerçekten kalemlerini bırakıp hesap yapmaya başlayacağı yerdir." değerlendirmesinde bulundu. Analistler, bu fiyatta Amerikalıların otobüse binmeye, evden çalışmaya veya tatillerini yeniden düşünmeye başlayabileceğini söylüyor. Üreticilerin de ekonomik olmayan bir şekilde çalışmak yerine üretimi yavaşlatabileceği belirtiliyor.

Tüketicilerin çoğu için asıl önemli olan pompa fiyatları olarak öne çıkıyor. Melius Research'ten James West'e göre, fiyatlar galon başına 3,50 doları aştığında benzin talebi genellikle düşmeye başlıyor. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, Amerikalıların ortalama perakende benzin fiyatları perşembe günü bir ay önceki 2,93 dolar seviyesinden galon başına 3,88 dolara sıçradı.

Arizona, New Mexico ve Colorado'daki sürücülerin en sert fiyat şokuyla karşılaştığı belirtildi. Dizelin galon başına 5,10 dolara kadar çıkan çok daha hızlı fiyat artışı, ülke çapında birçok ürünü taşımak için bu yakıta güvenen şirketleri çoktan vurmaya başladı. Ladenburg Asset Management İcra Kurulu Başkanı Philip Blancato, yüksek yakıt maliyetlerinin tüketiciler üzerinde bir vergi gibi etki ettiğini belirterek, "Haneleri enerjiye daha fazla, diğer alanlara ise daha az harcama yapmaya zorluyor." dedi.

Artan ithalat maliyetleri ekonomileri zorluyor

Wood Mackenzie'ye göre talebe yönelik bir diğer büyük risk, endüstriyel kullanıcıların tüketimi kısmasından ve petrol şoklarına eşlik edebilecek geniş çaplı ekonomik daralmadan kaynaklanıyor. Bu talep geri çekilmesinin ilk olarak Asya ve Avrupa'daki enerji fakiri ülkeleri vurması bekleniyor.

Saudi Aramco ile çalışan bir danışman, Avrupa, Japonya ve Kore'de hızla artan petrol ithalat maliyetinin para birimleri üzerinde aşağı yönlü baskı yarattığı bir senaryoyu değerlendirdiklerini aktardı. Bu durumun, söz konusu ülkelerin efektif enerji maliyetlerini artıracağı, enflasyonu yükselteceği ve nihayetinde ekonomilerini yavaşlatacağı belirtildi.

Uzmanlar, ABD fiyatlarındaki sürekli artışın dünyanın en büyük petrol üreticisi olan ülkeyi de vurabileceği konusunda uyarıyor. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell da çarşamba günü yaptığı açıklamada, yüksek seyreden enerji maliyetlerinin fiyat baskılarını artıracağı ve büyümeyi zedeleyeceği değerlendirmesinde bulundu. 

Powell, ülkesinin son yıllarda önemli bir enerji ihracatçısı haline gelmesine rağmen, "Petrol şokunun net etkisi yine de harcamalar ve istihdam üzerinde bir miktar aşağı yönlü baskı ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı olacaktır." dedi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok