AB genelindeki doğal gaz depolarının doluluk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde bulunuyor. Geçen yıl aynı dönemde bu oran yaklaşık 12 puan daha yüksekti.
AB Enerji Komiseri Dan Jørgensen, üye ülkelerin enerji bakanlarına gönderdiği mektupta mevcut stok seviyesini “olağanüstü düşük” olarak tanımladı.
Avrupa şu aşamada doğrudan bir doğal gaz arz açığı yaşamıyor. Ancak kış aylarında tüketimin yükselmesi ve küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasasında fiyatların yüksek seyretmesi, düşük stokların maliyetini artırabilecek bir risk oluşturuyor.
LNG fiyatlarında küresel rekabet baskısı
Avrupa’nın gösterge doğal gaz kontratı TTF, son dönemde megavatsaat başına yaklaşık 72 euro seviyesinde işlem görüyor. Orta Doğu’daki gerilim, Körfez bölgesinden LNG sevkiyatlarına ilişkin belirsizlikler ve Asya’daki güçlü talep, fiyatlar üzerindeki baskıyı artırıyor.
Doğal gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini dış kaynaklardan karşılayan Avrupa, küresel LNG piyasasındaki gelişmelere ve olası arz kesintilerine karşı yüksek hassasiyet taşıyor.
2022’de uygulanan tasarruf tedbirleri yeniden gündemde
Jørgensen, üye ülkelerden hem depolara gaz girişini destekleyecek hem de enerji tüketimini sınırlayacak uygulamaları devam ettirmelerini istedi.
Bu kapsamda kamu binalarındaki sıcaklıkların sınırlandırılması, açık alanların ısıtılmasının azaltılması, elektrik tüketiminin yoğun olduğu saatlerde kullanımın düşürülmesi ve zorunlu olmayan gece aydınlatmalarının kapatılması gibi seçenekler gündemde.
Söz konusu uygulamaların benzerleri, Avrupa’nın 2022’de yaşadığı enerji krizinde de hayata geçirilmişti.
Komisyon şu aşamada zorunlu tüketim kısıtlaması planlamıyor. Ancak enerji piyasalarındaki koşulların daha da kötüleşmesi halinde üye ülkelerin ulusal acil durum planlarında bulunan daha sıkı tedbirlerin devreye alınması mümkün olabilecek.
Yüzde 90 hedefinde esneklik seçeneği
Brüksel’in üzerinde durduğu konulardan biri de doğal gaz depolarının her koşulda yüzde 90 seviyesine çıkarılmasının piyasada ek fiyat baskısı yaratabileceği yönündeki endişe.
AB düzenlemeleri, piyasa koşullarına bağlı olarak depolama hedeflerinde belirli ölçüde esnekliğe izin veriyor. Jørgensen, gerekli görülmesi halinde ülkelerin doluluk hedefini yüzde 80’e kadar çekebileceğini belirtti.
Bu esneklikle, ülkelerin aynı dönemde yüksek miktarda gaz satın alarak küresel LNG piyasasındaki rekabeti ve fiyatları daha fazla artırmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Avrupa’nın LNG talebi Türkiye’yi de etkileyebilir
Avrupa’nın kış öncesinde spot LNG alımlarını artırması, küresel piyasalardaki rekabeti daha da yoğunlaştırabilir. Avrupa ülkeleriyle Asya ülkeleri ve Türkiye gibi diğer alıcıların aynı LNG kargolarına talip olması, fiyatların yükselmesine neden olabilir.
Türkiye doğal gaz ihtiyacının önemli bir bölümünü boru hatlarıyla karşılıyor. Bununla birlikte LNG, arz güvenliğinin sağlanmasında önemli bir kaynak olarak kullanılıyor. Avrupa’dan gelebilecek ilave talep Türkiye’de doğrudan bir arz açığı yaratmasa da LNG ithalat maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir.
Kış aylarında stoklar yakından izlenecek
Avrupa açısından kritik dönem, havaların soğumasıyla birlikte doğal gaz tüketiminin yükselmesiyle başlayacak. Depolardan gaz çekişinin hızlanmasıyla birlikte yeni LNG sevkiyatlarının stoklardaki azalmayı ne ölçüde telafi edeceği önem kazanacak.
AB enerji bakanları da 28-29 Eylül’de Dublin’de gerçekleştirilen gayriresmi toplantıda enerji güvenliği ve kış hazırlıklarını gündeme alıyor.
Mevcut tabloda Avrupa için temel risk, doğal gazın tamamen tükenmesinden ziyade kış boyunca yeterli arzı güvence altına almak için daha yüksek maliyetlere katlanmak olarak öne çıkıyor.