Spot altının ons fiyatı, TSİ 03.27 itibarıyla yüzde 0,5 yükselerek 4.356,55 dolara çıktı. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,2 düşüşle 4.410,20 dolar seviyesine geriledi.
Tahvil faizleri geriledi, altın nefes aldı
Salı günü yaklaşık yüzde 2 değer kaybeden altın, yeni işlem gününde kayıplarının bir bölümünü telafi etmeye başladı. Toparlanmanın arkasında ABD tahvil getirilerindeki geri çekilme öne çıktı.
Uzun vadeli ABD tahvil faizleri, önceki seansta ulaştıkları yüksek seviyelerden geriledi. Küresel tahvil piyasalarında son dönemde yaşanan satış baskısı, ABD'nin yanı sıra Japonya ve diğer büyük ekonomilerde uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin yükselmesine neden olmuştu.
Tahvil getirilerindeki düşüş, faiz getirisi bulunmayan altının yatırımcı açısından taşıdığı fırsat maliyetini azaltarak değerli metali destekliyor.
OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, Fed'in faiz artırımına ilişkin beklentilerdeki gerilemenin altın açısından olumlu olduğunu belirtirken, artan mali endişelerin de değerli metal için destekleyici bir unsur oluşturduğunu söyledi.
Piyasaların gözü Fed'in mesajlarında
Yatırımcıların odağında şimdi Fed'in 28-29 Temmuz'da gerçekleştirdiği Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısının tutanakları bulunuyor. Tutanaklar TSİ 18.00'de yayımlanacak.
Piyasalar özellikle toplantı sırasında üyeler arasında oluşan görüş ayrılıklarına ve faiz artırımını savunan yetkililerin gerekçelerine odaklanacak. Tutanakların, Fed'in önümüzdeki dönemde para politikasına ilişkin yaklaşımına dair yeni ipuçları vermesi bekleniyor.
CME FedWatch verilerine göre piyasa katılımcıları, Fed'in eylül toplantısında faizleri değiştirmeme ihtimalini yüzde 64, faiz artırma olasılığını ise yüzde 36 olarak fiyatlıyor.
ABD ekonomisine ilişkin son dönemde açıklanan zayıf veriler, faiz artırım beklentilerinin önceki döneme kıyasla gerilemesinde etkili oldu.
Fed'den daha güvercin bir mesaj gelmesi durumunda dolar ve tahvil getirileri üzerinde oluşabilecek baskının altın fiyatlarını desteklemesi beklenebilir. Buna karşılık enflasyon ve faizlere ilişkin daha şahin bir söylem, tahvil getirileriyle birlikte doları güçlendirerek altın üzerinde satış baskısı yaratabilir.
4.390 dolar kritik eşik
Altının kısa vadeli teknik görünümünde 4.390 dolar seviyesi kritik direnç olarak öne çıkıyor.
FXTM Piyasa Araştırmaları Başkanı Lukman Otunuga, bu seviyenin aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması halinde altının 4.505 dolara doğru yeni bir yükseliş hareketine başlayabileceğini ifade etti.
Böyle bir hareket, salı günü yaşanan sert düşüşün ardından oluşan kayıpların önemli bölümünün geri alınmasını sağlayabilir.
Ancak altının 4.390 doların altında kalması halinde piyasada dalgalı görünümün devam etmesi ve yeniden satış baskısının ortaya çıkması mümkün.
Aşağı yönlü hareketlerde ise 4.300 dolar ilk önemli destek konumunda bulunuyor. Bu seviyenin kırılması halinde 4.200 ve 4.150 dolar bölgeleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle 4.300-4.390 dolar bandı, altının kısa vadeli yönü açısından belirleyici bir bölge niteliği taşıyor.
Hürmüz gerilimi yeni risk başlığı
Altın fiyatlamasında Fed politikası ve tahvil faizlerinin yanı sıra jeopolitik gelişmeler de yakından takip ediliyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın salı günü İran'la herhangi bir görüşme yapılmadığını söylemesi ve Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu savunması, İran'ın kritik su yolunda gemi trafiğinin kapalı olduğu yönündeki açıklamasıyla çelişti.
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin enerji fiyatları üzerinden altın piyasasına da yansıması bekleniyor. Bölgede gerilimin tırmanması, güvenli liman talebini artırarak altını destekleyebilir. Ancak petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon beklentilerini güçlendirmesi, merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli davranmasına yol açarak altın üzerinde ters yönde baskı oluşturabilir.
Dolayısıyla jeopolitik riskler altın için aynı anda hem destekleyici hem de risk yaratabilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.
Petrol dört seansta yükseldi
Jeopolitik gerilimin etkisi enerji piyasalarında da hissediliyor. Petrol fiyatları, arz güvenliğine ilişkin endişelerin güçlenmesiyle üst üste dördüncü seansta yükseldi.
Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi, küresel enflasyon görünümü açısından önemli bir risk oluşturuyor. Petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalması halinde merkez bankalarının faiz indirimleri konusunda daha ihtiyatlı davranması gerekebilir. Bu senaryo, faiz getirisi bulunmayan altın açısından olumsuz bir tablo yaratabilir.
Buna karşılık çatışmaların ve arz kesintisi risklerinin büyümesi, güvenli liman talebini artırarak altın fiyatlarını yukarı taşıyabilir.
Gümüş geriledi, platin yükseldi
Değerli metallerin diğer üyelerinde ise farklı yönlerde hareketler görüldü.
Spot gümüş yüzde 0,4 düşerek ons başına 63,03 dolara gerilerken, platin yüzde 0,5 yükselişle 1.720,10 dolara çıktı. Paladyum ise 1.289,45 dolar civarında yatay bir görünüm sergiledi.
TD Securities, gümüş ve platin grubu metaller açısından 2027'nin ikinci yarısında daha elverişli bir makroekonomik ortam oluşabileceğini değerlendiriyor.
Enflasyon baskılarının hafiflemesi, doların zayıflaması ve taşıma maliyetlerinin gerilemesi durumunda söz konusu metallerin altından daha güçlü bir performans ortaya koyabileceği öngörülüyor.