ABD’deki bu hafta Kuzey Carolina’nın Asheville kentinde düzenlenen G20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanları toplantısındaki neredeyse her oturum, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın Donald Trump dönemindeki ABD ekonomisinin durumunu övmesi ve diğer ülkeleri Amerika’ya daha fazla benzemeye çağırmasıyla başladı. Amerika’nın müttefikleri ise buna her zaman olumlu karşılık vermedi. Avrupa, Kanada ve ABD ile dostane ilişkileri bulunan diğer ülkelerin temsilcileri, çeşitli noktalarda yönetimi, ekonomilerine zarar verdiğini düşündükleri adımlar nedeniyle eleştirdi.
Enerji piyasalarında ve deniz taşımacılığında aksamalara yol açan İran’la savaş konusunda memnuniyetsizliklerini dile getirdiler. Ayrıca Bessent’ın geçen ay Japonya’nın para birimi yenin değerini desteklemek amacıyla ABD’nin elindeki euroları satma yönündeki sürpriz kararını ve yönetimin Kanada ile giderek tırmanan söz düellosu ile gümrük tarifeleri savaşını gündeme getirdiler.
Çoğunlukla diplomatik bir üslupla dile getirilen bu anlaşmazlıklar, Avrupa’da ve başka yerlerde Trump’ın küresel ekonomiyi yönetme biçimine yönelik giderek artan hayal kırıklığını yansıtıyordu. Aynı zamanda müttefiklerin, Bessent’ın yönetimin “lazer gibi odaklandığını” söylediği ekonomik büyüme konusunda Trump’ın politikalarının önemli ölçüde engelleyici olduğuna dair düşüncesini de ortaya koyuyordu.
“Açıkça anlaşmazlık yaşanıyor”
Cornell Üniversitesi ekonomisti ve Uluslararası Para Fonu’nun Çin bölümünün eski başkanı Eswar Prasad, “ABD’nin zorlayıcı taktiklerine rağmen, G20’deki geleneksel ABD müttefikleri bile Trump yönetiminin öncelikleriyle açıkça ve kamuoyu önünde anlaşmazlık yaşıyor” dedi.
Farklılıkların bir bölümü felsefi nitelikte. Trump, hızla büyüyen yapay zeka sektörü de dahil olmak üzere işletmeler üzerindeki düzenleyici engelleri büyük ölçüde ortadan kaldırdı ve fosil yakıt üretimine ağırlık verdi. Avrupa liderleri ise yapay zeka ve diğer alanlardaki deregülasyon konusunda daha temkinli kalırken, rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişe daha fazla bağlılık gösteriyor. Bunu yaparken de Amerika ve Çin’le rekabet edebilecek kendi teknoloji ekosistemlerini geliştirmeye çalışıyorlar.
Almanya Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil Asheville’de gazetecilere verdiği demeçte, “Açık farklılıklar var ve bunları bu şekilde ele alacağız” dedi. Amerika’nın, Kanada ile giderek tırmanan anlaşmazlığı da dahil olmak üzere gümrük tarifeleri konusundaki çatışmalarına işaret eden Klingbeil, bunların küresel ticarete duyulan güveni aşındırdığını ve “nihayetinde işin içindeki herkese zarar vereceğini” söyledi.
Bessent ve çalışma arkadaşları, pazartesi ve salı günleri düzenlenen toplantıyı yönetimin politikalarını sergilemek ve Amerikan şirketlerinin gücünü tanıtmak amacıyla planlamıştı. Görünüşe göre bir ilk olarak Bessent, bankacılık ve kripto para gibi sektörlerden Amerikalı üst düzey yöneticileri, toplantıya katılan yabancı yetkililerle birlikte oturumlara davet etti. Tüm bunlar, kamu ve özel sektör arasındaki iş birliğini geliştirme ve yatırımları artırma hedefiyle yapıldı. Toplantıya katılan yöneticilerden biri olan JPMorgan Chase Üst Yöneticisi Jamie Dimon, Bessent’ın girişimini öven bir açıklamada, “Amerika’nın gücünün temeli, dünyanın önde gelen ekonomisi olmayı sürdürmeye dayanıyor” dedi.
Rakiplerinden daha hızlı büyüyor
Amerikan ekonomisi, birçok rakibinden daha hızlı büyüyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) ABD ekonomisinin bu yıl euro bölgesinin veya Kanada’nın iki katından daha hızlı büyümesini bekliyor. Bununla birlikte IMF, bu yaz yönetimin İran’daki savaşının ekonomik büyümeyi yavaşlattığına dikkat çekti. Alman ekonomistler, Trump’ın savaşı ve Avrupa’ya uyguladığı gümrük tarifelerinin, aksi takdirde Almanya’nın 2022’den bu yana kaydettiği en güçlü büyüme yılı olacak dönemi olumsuz etkilediğini söylüyor.
Avrupalı liderler, açık tartışmalardan birini Bessent’ın Japonya’nın para birimi yenin değerini yükseltmek amacıyla Amerika’nın elindeki euroları kullanma planı hakkında kendilerini önceden bilgilendirmemiş olmasından şikayet etmek için kullandı. Bessent, euro kullanarak Avrupa’nın para biriminin değerini aşağı çekerken doların değerini korumuş oldu.
En açık çatışma Amerika ile kuzey komşusu Kanada arasında yaşandı. Bessent, pazartesi günü zirveden CNBC’ye verdiği röportajda Kanada’yı küçümseyen bir tavırla, “Sizden 13 kat daha büyük biriyle karşılıklı misilleme içine girebileceğinizi düşünmüyorum” dedi. Kanada Maliye Bakanı François-Philippe Champagne ise salı günü Bessent ile yapacağı görüşme öncesinde meydan okuyan bir yanıt verdi. Champagne, Bessent’a “çalışanlarımızı, sektörlerimizi ve Kanada’yı savunacağımızı” söylemeyi planladığını belirtti.