ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 10 yıllık Hazine tahvili faizini yüzde 5 seviyesine doğru iten piyasa oyuncularına karşı harekete geçiyor. Bakanın bu oyunculara karşı oldukça agresif adımlar atmaya hazır olduğu bildirildi.
Fox Business muhabiri Charles Gasparino, konuyu doğrudan bilen Wall Street yöneticilerine dayandırdığı bilgileri paylaştı. Buna göre Hazine Bakanı, uzun vadeli tahvillerde kısa pozisyon alan "tahvil bekçileri" üzerinde güçlü baskı oluşturmayı hedefliyor. Bessent'in bunun için ne gerekiyorsa yapmayı planladığı ifade edildi.
Hazine'nin masasında farklı müdahale seçenekleri de bulunuyor. Bu seçenekler arasında daha fazla kısa vadeli borçlanmaya yönelmek ve 20 yıllık tahvil gibi uzun vadeli ihraçları tamamen kaldırmak yer alıyor.
Hazine yönetimi geçen hafta tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü iki katına çıkaracağını duyurmuştu. Bu adımlarla uzun vadeli devlet tahvillerinde likiditenin desteklenmesi ve borçlanma maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor.
Bakanlığın bu alımları finanse etmek için yaklaşık 1 trilyon dolarlık Hazine Genel Hesabı'ndan kaynak kullanabileceği belirtildi. Bu seçeneğin, geri alımların piyasada güçlü bir etki yaratacak büyüklükte gerçekleştirileceğine dair güven vermeyi hedeflediği kaydedildi.
Wall Street yöneticileri, söz konusu adımların ekonomik büyümeyi korumayı hedeflediğini ancak kısa vadeli çözümler sunduğunu aktardı. Yöneticiler temel sorunlar arasında 40 trilyon dolara yaklaşan ABD ulusal borcunu ve yapay zeka yatırımlarından kaynaklanan sermaye talebini gösterdi.
Aynı kaynaklar, Donald Trump yönetiminin kalan görev süresinde kemer sıkma politikalarına yönelmeyi düşünmediğini bildirdi. Beyaz Saray'ın vergi artışlarını veya sert mali sıkılaştırmayı resesyon riski olarak gördüğü aktarıldı. Yönetimin, yüksek borç yükünü ekonomik büyümeyle artacak vergi gelirleri üzerinden hafifletmeyi planladığı belirtildi.
Uzmanlar kalıcı bir düşüş beklemiyor
Wall Street'in önde gelen faiz stratejistleri, tahvil geri alımlarının artırılmasının faizlerdeki yükselişi kalıcı biçimde tersine çevirmeyeceğini savundu. Goldman Sachs ve Wells Fargo uzmanları, bütçe açığı ve enflasyon endişeleri çözülmeden faizlerde kalıcı düşüş beklemiyor.
ABD Hazine tahvillerinde 10 ve 30 yıllık faizler, geri alım açıklamasının ardından kısa süreli bir gerileme yaşadı. Ancak oranlar geçen haftanın son bölümünde yeniden yükselişe geçti.
Hazine Bakanı Scott Bessent ise elinde geniş bir araç seti bulunduğunu söyledi. Bakanın bu açıklamasıyla birlikte nakit rezervlerinin kullanılabileceği ihtimali piyasalarda yankı buldu.
Goldman Sachs stratejistleri, artırılan uzun vadeli tahvil geri alımlarının faiz oynaklığının temel nedenlerini ortadan kaldırmadığını ifade etti. Ekip, alımlar büyütülse bile faiz seviyelerinin anlamlı biçimde yeniden belirlenmeyeceğini kaydetti.
Banka uzmanları, uzun vadeli tahvil satışlarının arkasında güçlü ekonomik dayanıklılık ve Fed politikalarındaki değişimlerin yattığını aktardı. Ayrıca mali baskılar, enerji riskleri ve yapay zeka yatırımlarının da bu satışlarda etkili olduğu belirtildi.
Wells Fargo stratejistleri de uzun vadeli faizlerin daha düşük seviyelere inmesi için yeni bir tetikleyiciye ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Büyüme ve enflasyonda yavaşlama veya mali konsolidasyon gibi adımların faizleri aşağı çekebileceği kaydedildi.
Farklı kurumlardan tahvil piyasası analizleri
Finans kuruluşlarının tahvil piyasasının geleceğine dair beklentileri farklılık gösterdi. Societe Generale, Deutsche Bank ve Scotiabank, uzun vadeli faizlerin kısa vadelilere kıyasla daha fazla yükseleceğini ve getiri eğrisinin dikleşeceğini öngördü.
Scotiabank, uzun vadeli faizlerdeki yükselişin temel göstergeler tarafından desteklendiğini belirtti. Güçlü nominal büyüme ve yüksek ihraç miktarlarının uzun vadeli tahviller üzerinde baskı yaratacağı ifade edildi.
Societe Generale, büyük geri alımların piyasa likiditesini destekleyebileceğini ancak faiz artışını tersine çevirmesinin zor olduğu değerlendirmesini yaptı. Citi ise 20 yıllık Hazine tahvillerinde risk-getiri dengesinin iyileştiğini ve değerlemelerin cazip hale geldiğini belirtti.
TD Securities uzmanları, 2 ve 5 yıllık faizlerde uzun pozisyon tavsiyelerini koruduklarını açıkladı. Uzmanlar 10 yıllık tahvillerdeki geri çekilmelerin ise alım fırsatı yaratabileceğini bildirdi. BMO stratejistleri de zayıflayan güvenli liman algısının kısa vadede satış baskısını sürdürebileceğini kaydetti.
Nakit rezervleri sadece zaman kazandırır
State Street Investment Management stratejisti Masahiko Loo, Hazine Bakanlığı'nın planlanan hamlelerini ele aldı. Loo, nakit bakiyesinin kullanılmasının piyasaya zaman kazandırabileceğini ancak mali güvenilirlik sağlayamayacağını belirtti.
Loo, tahvil geri alımlarının piyasa işleyişini iyileştirerek getiri eğrisini geçici olarak istikrara kavuşturabileceğini söyledi. Fakat bu işlemlerin toplam borç yükünü hiçbir şekilde azaltmadığına dikkat çekti.
Stratejist, mali disiplin endişelerinin veya yapay zeka kaynaklı sermaye talebinin bu adımlarla ortadan kalkmayacağını ifade etti. Loo süreç hakkında, "Zaman satın alabilir ancak mali güvenilirlik satın alamaz." dedi.
İhaleler ve alımlar eş zamanlı yürüyecek
Hazine Bakanı Bessent, uzun vadeli tahviller de dahil olmak üzere düzenli borçlanma ihalelerine devam edeceklerini açıkladı. Bessent, ağustos başında açıklanan ihale programının kesintisiz sürdürüleceğini duyurdu.
Bakan, büyütülen program kapsamında piyasadan henüz tahvil satın alınmadığını belirtti. Bessent, 10 ve 20 yıllık tahviller için artırılmış geri alımların 10 Eylül'de başlayacağını söyledi.
Bakanlığın tahvil geri alımlarını hangi kaynaktan finanse edeceği henüz resmi olarak netleşmedi. Yaklaşık 940 milyar dolar seviyesinde olan Hazine Genel Hesabı piyasalarda en güçlü olasılık olarak öne çıkıyor.
Hazine, bu hesabı Yüksek Mahkeme kararı sonrasında oluşan bir iade yükümlülüğünü karşılamak için de güçlendirmişti. ABD Başkanı Donald Trump dönemindeki tarifelerden kaynaklanan ithalatçılara yönelik yaklaşık 166 milyar dolarlık iadenin buradan yapılması hedeflenmişti.
Bessent ayrıca İran yaptırımları konusunda da uyarılarda bulundu. Bakan, İran ile ticari bağlarını kesmeyen ülkelerin ikincil yaptırımlarla karşılaşabileceğini söyledi. Hafta içinde bir bankaya yönelik önemli bir yaptırım açıklaması yapılacağını bildirdi.
Belirsizlik ortamı altını yeniden parlattı
Tahvil piyasasındaki dalgalanma ve Fed politikalarına dair belirsizlikler, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırdı. Altın fiyatları yaşanan bu gelişmelerin ardından son haftalarda güçlü bir toparlanma sergiledi.
Fidelity International Portföy Yöneticisi George Efstathopoulos, fonunun altın varlıklarını son üç haftada iki katına çıkardığını duyurdu. Efstathopoulos, fondaki altın payını yüzde 5'lik üst sınıra yükselttiğini söyledi. Doların zayıflaması halinde bu tavanı artırmayı değerlendirebileceğini kaydetti.
Yönetici, son altın alımlarına uzun vadeli ABD Hazine tahvillerinden yatırımcı çıkışlarının başlamasıyla yöneldiğini belirtti. Efstathopoulos, bu durumu Fed'in güvenilirliğine dair soru işaretlerinin bir yansıması olarak değerlendirdi.
Portföy yöneticisi, Hazine'nin tahvil geri alımlarını artırmasını da eleştirdi. Bu adımı faizlerin neden yükseldiğini çözmek yerine sadece faiz seviyelerini etkilemeye yönelik bir girişim olarak nitelendirdi.
CFTC verileri de altına yönelik artan güçlü ilgiyi doğruladı. Hedge fonların altındaki net uzun pozisyonları 18 Ağustos haftasında yılın en yüksek seviyesine ulaştı.