Kaliforniya'nın Oakland kentindeki federal mahkemeye sunulan dava dilekçesine göre, davacılar Meta'nın mayıs ayında açıkladığı ve yaklaşık 8 bin çalışanı, yani toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 10'unu kapsayan işten çıkarma planı kapsamında işine son verilecek kişiler arasında bulunuyor.
Yapay zeka ve performans verileri kullanıldı iddiası
Davada, Meta'nın işten çıkarılacak çalışanları belirlerken şirket içi yapay zeka sistemleri, bilgisayar kullanım verileri, tuş vuruşları, yapay zeka kullanım panoları ve algoritma destekli performans değerlendirmelerinden yararlandığı öne sürüldü.
Davacılar, bu sistemlerin sağlık, engellilik veya aile izni nedeniyle uzun süre çalışamayan kişilerin performans puanlarını doğal olarak düşük gösterdiğini savundu. Dilekçede ayrıca Meta'nın, çalışanların yasal izin durumlarını yeterince dikkate almadığı ve her çalışan için ayrı değerlendirme yapma yükümlülüğünü yerine getirmediği iddia edildi.
İşten çıkarma bildirimi alan 26 çalışanın tamamının sağlık, aile veya ebeveyn izni gibi yasal koruma kapsamındaki haklardan yararlandığı ya da engellilik nedeniyle iş yerinde düzenleme talep ettiği belirtildi. Çalışanların hâlen Meta'da görev yaptığı, iş sözleşmelerinin ise 22 Temmuz'dan itibaren sona ermesinin planlandığı ifade edildi.
Doğum ve ebeveyn iznindeki çalışanlar öne çıktı
Davaya konu olan çalışanların önemli bölümünün doğum veya ebeveyn izninde bulunduğu, bu nedenle aktif çalışmadıkları için performans verilerinin düşük göründüğü öne sürüldü. Bazı çalışanların ise sağlık sorunları nedeniyle izin kullandığı belirtildi.
Davacılardan biri, Meta'nın yetkilendirdiği sağlık kuruluşu tarafından onaylanan ciddi sağlık sorunu nedeniyle izin aldığını, ancak yöneticisinin yaklaşan işten çıkarmaları gerekçe göstererek bu izni kullanmaması yönünde baskı yaptığını iddia etti. Aynı çalışana gerekli iş yeri düzenlemelerinin de sağlanmadığı öne sürüldü.
Davacıların yaklaşık yarısının hamilelik veya bakım sorumluluğu nedeniyle izin kullandığı belirtildi. Bunlar arasında doğum ya da hamilelik iznindeki sekiz kadın, ebeveyn iznindeki dört erkek ve aile bireyi bakımı ile yas izni kullanan bir kadın çalışanın bulunduğu aktarıldı.
Meta iddiaları reddetti
Meta ise suçlamaları kabul etmedi. Şirketten yapılan açıklamada, iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, iş gücü planlaması ve organizasyonel kararların yapay zeka tarafından değil, yöneticiler tarafından alındığı ifade edildi.
Çalışan izleme sistemi de dava konusu oldu
Dava dosyasında Meta'nın bu yıl başında devreye aldığı çalışan izleme sistemi de eleştirildi. İddiaya göre şirket, çalışanların kullandığı kurumsal cihazlardan tuş vuruşları, fare hareketleri, internet geçmişi, mesajlar, e-postalar ve konum bilgileri gibi verileri topluyor.
Meta CEO'su Mark Zuckerberg'in daha önce yaptığı şirket içi bir konuşmada, bu sistemin amacının şirketin yapay zeka modellerini çalışanların çalışma biçimlerini analiz ederek geliştirmek olduğunu söylediği belirtildi.
Zuckerberg'in konuşmasında, "Yapay zeka modelleri çok zeki insanların nasıl çalıştığını izleyerek öğreniyor. Bu şirketteki insanların ortalama zeka seviyesi, görev yapmak için bulabileceğiniz ortalama insanlardan belirgin şekilde daha yüksek" ifadelerini kullandığı aktarıldı.
Davacılar ayrıca izleme programının çalışanların açık onayı alınmadan devreye alındığını, duyurunun ise sınırlı görünürlüğe sahip şirket içi bir paylaşım üzerinden yapıldığını öne sürdü. Bazı ekiplerde çalışanlardan herhangi bir onay alınmadığı ve başlangıçta sistemden çıkma seçeneğinin sunulmadığı da iddialar arasında yer aldı.
Birden fazla yasayı ihlal ettiği öne sürülüyor
Davacılar, Meta'nın uygulamalarının ABD Aile ve Sağlık İzni Yasası (FMLA), Engelli Amerikalılar Yasası (ADA), Hamilelikte Ayrımcılığı Önleme Yasası ve Hamile Çalışanların Adil Muamele Yasası başta olmak üzere birçok federal ve eyalet yasasını ihlal ettiğini savunuyor.
Dava dilekçesinde ayrıca, görünüşte tarafsız uygulamaların belirli çalışan gruplarını orantısız biçimde olumsuz etkilemesi durumunda ayrımcılık sayılmasını öngören "orantısız etki" ilkesi de hukuki dayanak olarak gösterildi.
Davacıların avukatları, şimdilik çalışanların tahkim süreci tamamlanıncaya kadar işten çıkarılmalarının durdurulmasını talep ediyor. Avukatlar, işten çıkarmaların gerçekleşmesi halinde sağlık sigortasının kaybedileceğini, hisse haklarının yanacağını ve özellikle hamilelik, doğum sonrası tedavi süreci ile göçmenlik statüsü açısından telafisi güç sonuçlar doğacağını savundu.