Arama

İsrail seçime hazırlanıyor: Netanyahu’nun yerine kim gelebilir?

İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimler ülkenin başbakanı Binyamin Netanyahu için fiili bir güven oylaması niteliği taşıyor. Kamuoyu yoklamalarına göre ülkedeki iktidar koalisyonunun desteği düştü. Ayrıca Netanyahu güçlü rakiplerle karşı karşıya.

21 Temmuz 2026, 15:01

İsrail fiilen ülkenin en uzun süre görev yapan başbakanı olan 76 yaşındaki Binyamin Netanyahu hakkında bir referandum niteliği taşıyacak seçime hazırlanıyor. İsrail meclisi Knesset 17 Temmuz'da çalışmalarına ara verdi ve genel seçim tarihi, yasanın izin verdiği en geç tarih olan 27 Ekim olarak belirlendi. Bu da seçimin, yaklaşık kırk yıl sonra ilk kez İsrail'de seçimlerin tam bir parlamento döneminin ardından zamanında yapılacağı seçim olacağı anlamına geliyor.

Bu seçim, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın gerçekleştirdiği saldırının ardından düzenlenecek ilk ulusal seçim olacak. Güvenlik zafiyetindeki sorumluluğu ve sonrasında patlak veren, hala çözülememiş bölgesel savaşlar nedeniyle Netanyahu'nun hesap vermesi, seçim kampanyasının ana gündem maddesi olacak. Bunun hemen ardından ise liberal demokrasiyi savunanlarla, hükümetin daha fazla kontrol sahibi olduğu bir devlet modelini destekleyenler arasındaki mücadele geliyor.

Netanyahu hükümeti destekleniyor mu?

İsrail'de bugüne kadar hiçbir siyasi parti, 120 sandalyeli Knesset'te tek başına çoğunluğu sağlayamadığı için hükümetler her zaman koalisyonlardan oluştu. Netanyahu'nun Likud Partisi, 2022 seçimlerinin ardından sağcı ve Ortodoks Yahudi partileriyle ittifak kurarak ülke tarihinin en milliyetçi kabinesini oluşturdu.

Toplam 68 sandalyeye sahip yedi partiden oluşan mevcut hükümet, kamuoyu yoklamalarına göre son seçimden bu yana halk desteğini kaybetti. Hükümete yönelik eleştiriler 7 Ekim saldırısını önleyememesi, Gazze'de Hamas'a, Lübnan'da Hizbullah'a ve İran'a karşı yürütülen çok cepheli savaşların giderek ağırlaşan maliyeti ile yönetimin bu cephelerin hiçbirinde uzun vadeli istikrara dönüştürememesi üzerinde yoğunlaşıyor.

Kamuoyundaki memnuniyetsizlik, hükümetin yargıyı zayıflatma ve iktidarı merkezileştirme girişimleriyle de arttı. Parlamentonun seçim tatiline girmesinden sadece birkaç gün önce koalisyon, tartışmalı bir dizi yasayı kabul ettirdi. Bunlar arasında, ordunun personel sıkıntısı yaşadığı yönündeki uyarılara rağmen ultra-Ortodoks erkeklerin askerlik muafiyetini sürdürmek, başsavcının yetkilerini azaltmak, medya üzerindeki hükümet kontrolünü artırmak ve yükseköğretimde cinsiyete dayalı ayrımı genişletecek düzenlemeler yer alıyor.

Temmuz ortasında ana akım medya kuruluşlarının kamuoyu yoklamalarının ortalamasına göre iktidar koalisyonunu oluşturan partilerin toplamda 51 sandalye kazanması bekleniyor. Bu sayı, Knesset'te çoğunluk için gereken 61 sandalyenin oldukça altında. Halen 32 sandalyeye sahip olan Netanyahu'nun Likud Partisi, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un Yashar Partisi ile en büyük parti olma yarışında başa baş gidiyor. Anketlere göre her iki parti de 20 ila 23 sandalye arasında destek görüyor. Daha da önemlisi, ilk kez Netanyahu, "başbakanlık görevini yürütmeye en uygun isim" sorusundaki anketlerde de geride kalıyor.

Bunun dikkat çekici istisnası ise açıkça sağcı ve Netanyahu yanlısı yayın yapan İsrail'in Kanal 14 televizyonu. Kanalın temmuz ortasında yayımladığı ankete göre koalisyon bloğu 63 sandalye kazanırken muhalefet yalnızca 47 sandalyede kalıyor. Aynı ankette Netanyahu'nun başbakan olarak destek oranı yüzde 57, Eisenkot'un ise yüzde 32 olarak gösterildi.

Muhalefet cephesinde durum nasıl?

Ana muhalefet bloğu merkez, sağ ve sol eğilimli partilerden oluşuyor ve bu partilerin ortak noktası Netanyahu'ya karşı olmaları. Temmuz ortasına kadar yayımlanan anketler, bu partilerin ortalama 59 sandalye kazanabileceğini, yani çoğunluk için gereken sayının biraz altında kalacağını gösteriyor. Bu partilerden bazıları ideolojik olarak Likud'a daha yakın olsa da Netanyahu'nun 2019 yılında rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla hakkında dava açılmasının ardından onunla iş birliği yapmayı reddetti. Halen yargılanmakta olan Başbakan Netanyahu suçlamaları reddediyor ve bunların kendisine karşı yürütülen bir "cadı avının" parçası olduğunu savunuyor. Muhalefet ise hükümeti, yürütme organının yetkilerini artırmaya çalışarak hukuk kurumları ve kamu bürokrasisine karşı sistematik bir kampanya yürütmek ve medya özgürlüğünü kısıtlamaya çalışmakla suçluyor.

Knesset'te şu anda 10 sandalye İsrailli Arap partilerinin elinde bulunuyor. Bu partilerin bağımsız bir Filistin devletini desteklemesi ve 7 Ekim saldırılarının ardından İsrail'de oluşan siyasi atmosfer nedeniyle muhalefet partileri, onları olası bir koalisyon hükümetine dahil etme konusunda isteksiz davranıyor. Hiçbir siyasi lider, Knesset'teki en az 61 milletvekilinin desteğini alacak bir hükümet kuramazsa, ülke yeniden seçime gidecek.

Netanyahu'nun başlıca rakipleri kimler?

Netanyahu, ilk kez 1996 yılında başbakanlık görevine geldi ve birbirini takip etmeyen üç ayrı dönemde toplam 18 yılı aşkın süreyle başbakanlık yaptı. Kamuoyu yoklamalarında ülkeyi yönetmeye daha uygun isim olarak öne çıkan Eisenkot, onu dördüncü bir döneme ulaşmaktan alıkoyabilecek en güçlü aday olarak görülüyor. Eisenkot, güvenlik konularında taviz vermeyecek ancak demokratik kurumlara saygı gösterecek, dini ve milliyetçi gündemleri önceliklendirmeyecek, açık sözlü bir merkez siyasetçi olarak değerlendiriliyor. 

Bir diğer güçlü aday ise ülkenin eski başbakanı Naftali Bennett. Bennett, merkez siyasetin önde gelen isimlerinden muhalefet lideri Yair Lapid ile partilerini birleştirerek Beyachad adlı oluşumu kurdu. Aralarındaki anlaşmaya göre hükümeti kurmayı başarmaları halinde başbakan Bennett olacak. Sağ eğilimli ve dindar bir Yahudi olan Bennett, daha önce Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerini temsil eden çatı kuruluş Yesha Konseyi'nin başkanlığını yaptı ve bağımsız bir Filistin devletine karşı çıkıyor. Beyachad'ın anketlerde 16 ila 18 sandalye arasında destek aldığı, ancak son dönemde ivme kaybettiği görülüyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok